Paraleldi, dikeydi, üçgendi derken ne yazık ki gündemde bir saat bile yer bulamadı! Bana göre en önemli haberlerden biriydi, fakat geldiği gibi gitti haberin kendisi. Bir çete daha çökertildi usul usul kimseler algılayamadan! PKK kanlı terör örgütünün

Paraleldi, dikeydi, üçgendi derken ne yazık ki gündemde bir saat bile yer bulamadı! Bana göre en önemli haberlerden biriydi, fakat geldiği gibi gitti haberin kendisi. Bir çete daha çökertildi usul usul kimseler algılayamadan! PKK kanlı terör örgütünün ÖSYM sınavlarına giren öğrencilerin yerine başkalarını sokan “ Joker çetesi “ çökertildi. Bu illegal şebeke sayesinde haksız yere yüzlerce kişinin de devlet kurumlarında işe girdiği tespit edildi. Vay be! Diyesi geliyor insanın… PKK terör örgütünün, terör çeşidi gırla! İstemediğiniz kadar... 3 yıl önce kızımın okuduğu lise, öğrencilerin ileride seçeceği mesleklerle ilgili fikir edinebilmeleri açısından öğrencilerin arzu ettikleri meslek gruplarından başarılı olmuş olan meslek sahiplerinin yanlarında 1 günlük staj yapmalarını istediğinde seve seve kabul ettik.  Kızım o zamanlar tıp fakültesini istediği için büyük bir üniversite hastanesinde profesörlük yapan bir doktordan staj için rica ettim. Sağ olsun kırmadı bizi. Bütün gün hasta muayenelerinde ve vizitlerinde kızıma mesleği tanıtarak üniversite sürecini ve mesleğin meşakkatli durumunu anlatarak bize doktorlukla ilgili ayrıntılı bilgiler aktardı.  Daha sonra kendisi ile sohbet ettiğim sırada o zamanlar pek anlam veremediğim fakat şimdi ne demek istediğini çok iyi anladığım bir kaç sözü oldu bana. “Şu son yıllarda tıp fakültesi kazanan öğrencilerin zekâ seviyesini görseniz aklınız almaz!" Ne demek istemişti? Aslında demek istediği milletçe atladığımız haberdeydi. PKK terör örgütü tıp, hukuk, bilgisayar gibi günümüzde çok fazla önemli olan meslek gruplarının yer aldığı okullara sınava giren asıl öğrencinin yerine çok daha başarılı öğrencileri sokarak o okullara, dolayısıyla da devlet kadrolarına girmelerini sağlıyormuş.  Bu sadece ÖSYM’ye giren öğrencilere değil KPSS, ALES, ve diğer sınavlarda da yapılıyormuş. Sınava bir başkasının yerine girene “ Joker “ denilmekteymiş. Joker sınav tarihinden önce “ kimliğim kayboldu “ diyerek nüfus müdürlüğüne başvurarak kendi fotoğrafı ile sahte bir kimlik çıkartıyormuş. Aslında kimlik bilgileri doğru sınava girecek olan öğrencinin fotoğrafı sahte! Daha sonra bu kimlikle sınava başvurusunu yaparak elini kolunu sallaya sallaya sınavlara giriyormuş. PKK ve KCK özellikle Güneydoğuda yaşayan vatandaşları bu yöntemle sınavlara sokarak kamu sektöründe de etkin olmayı hedeflediği belirtildi. Korkunç bir haksızlık! Kansız bir terör! Sonuçta yıllarca çalışarak didindiğiniz sınav hakkınız birkaç sahtekâr tarafından gasp edilerek okuma hakkınız elinizden alınıyor. Sizin yavrunuz saf saf ders çalışırken atı alan Üsküdar’ı geçiyor...  Üstelik bunu yapan örgüte sorsanız bütün eylemlerini kendilerine yapılan ayırımcılıktan, haksızlıktan, ezilmişlikten yaptıklarını söylerler! Peki, hani sizin adaletiniz? Ya siz bu haksızlığı yaparken o “ incinmişlik “ duygunuz nerede? Üstelik burada ki hedefiniz eli silahlı adamlar değil, eli kalemli çocuklar! Çocuklar! Bu zamanda en zor iş sanırım devlet olmak. Baksanıza önüne gelen herkes devleti paralel, dikey, yukarıdan, aşağıdan, sağdan, soldan ele geçirebilmek, devlet kadrolarına sırf kendi ideolojisinden fazladan bir kişi daha yerleştirebilmek için, yapmadığı düzenbazlık kalmıyor. Olan da sizin, benim saf, masum, bin bir emekle gece gündüz çalışan, dürüst ve ilkeli çocuklarına oluyor. Bu haberleri duyan çocuklardan nasıl bir psikoloji beklersiniz size dair? Siz tutun o masumların geleceğini çalın! Sonra… (İnci’den Not: Yılmaz Güney’e KATİL, Deniz Gezmiş’e ÇETECİ diyen önceleri MHP’nin, şimdinin de CHP Ankara Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş’ a, “ Burası TÜRKİYE! Rüzgâr nereden eserse “ demek geldi içimden)