Birsen Güdük Doğan

Birsen Güdük Doğan

Tüm Makaleleri

Dilimiz Hasta, Hepimiz “Aynen”

( Aynen’le Anlaşan Bir Toplum) Bir sabah uyanıyoruz ve Türkçe bize şöyle sesleniyor: — Naber yaa, aynen ya, mood yok bugün.

Bu Ülkede Hayat Çayla Demlenir…

Bu Ülkede Hayat Çayla Demlenir… (Bir çay koy; kelimeler kendiliğinden gelir.)

Beyaz Sessizliğe Yazılmış Bir Vatan Duası: SARIKAMIŞ

Kış, her yere aynı soğukla dokunur sanırız. Oysa Sarıkamış’ta kış, toprağa değil; yüreklere yağmıştır. Kar, bir mevsim olmaktan çıkmış; bir imtihan, bir veda, bir dua olmuştur.

Sandviçin Sosyal Statü Kaybı

(Kantine Yenilen Anneler Derneği) Ev yapımı sandviçlerle, okul kantinleri arasında sıkışan anneliğimin absürt hikayesidir bu… Beslenme çantasıyla kantin arasındaki ilişki, akıl ile kalp arasındaki müc...

Dünya Bizden Yoruldu

Dünya dönüyor ama artık eskisi gibi sessiz dönmüyor. Her dönüşünde biraz daha yorulmuş, biraz daha incinmiş bir ses var. Rüzgâr, deniz, toprak… Hepsi bir şey anlatmaya çalışıyor; fakat insan, dinlemek...

HİKMET– Bir Çift Ayakkabıdan Kalan Ders

Hayatın koşturmacasında çoğu zaman gözümüzün önündeki küçük mucizeleri fark etmeyiz. İnsan kalbinin en parlak tarafını, en çok da iyilik yaparken görür. Bir tebessümün,bazen bir çift eski ayakkabının...

Sınıfın Dışında Bir Dünya Var, Harezmi Orada Başlıyor…

(Eğitim, sınıf duvarlarının dışına taşınca; öğrenme gerçek anlamını buluyor.) Dünyanın pek çok ülkesinde eğitim sistemleri sadece bilgi aktaran değil; bilgiyi üreten bireyler yetiştirme hedefiyle yeni...

Fikirler Ölmez…

O, bu toprakların kalbinde yaşamaya devam ediyor. Çünkü o bir kişiden öte, bir fikirdir… Ve fikirler ölmez…

Araf

Araf’tasındır artık; Ne gitmişsin, ne kalmışsın. İşte o an anlarsın... Solmak, bitmek değil… Yeniden doğmanın en güzel hâlidir.

Konuşmayı Bıraktık, Kaydırmayı Öğrendik!

Bir zamanlar insanlar konuşurdu. Söz, bir köprüydü. Göz göze gelinir, kelimelerle kalpten kalbe bir yol çizilirdi. Sohbet, dostluğun kanıtıydı; cümle kurmaksa düşünmenin en zarif biçimi. O günlerden b...

Fatih Gibi Düşünmek

Fatih’in İstanbul’u ne zaman aldığı değil, nasıl aldığı önemlidir.

Zaman…

Ne bir sesi vardır onun, ne de bir rengi… Ama her şeyin üzerinden geçerken iz bırakır.

Daha fazla göster
Üst