"Çin Kadar Uzak Can Kadar Yakın Şehirler" kitabının yazarı Mesut Doğan, söz konusu kitabın ve birinci bölümün ilk yazısı olan "Sefer Hâlinde Olmak" adlı yazısında yolculuğa dair şu güzel cümleleri kurar biz okurlarına: "Yolculuk, insanın kendisini anlamasında, hayata ve olaylara bakış açısının neredeyse tamamen değişmesinde belki de en etken faktördür.

Aslında her yolculuk ve bütün yollar insanın kendi içine doğrudur.

O nedenle bir insanın en az ayda bir kez yaşadığı yerin (ilçe, il, ülke) dışına çıkması, birkaç gece başka bir yerde kalması, onun yaşamında ciddi değişiklikler yapmasını kolaylaştıracaktır. Birçok büyük insanın yaşamına bakıldığında sık sık yolculuk yaptıkları ve her yolculuk sonrasında diyalektik ve paradigmalarında önemli değişimler yaşadıkları bilinen bir gerçektir. Aslında her yolculuk ve bütün yollar insanın kendi içine doğrudur."

Yazar Mesut Doğan "Çin Kadar Uzak Can Kadar Yakın Şehirler" adlı kitabının "İnsan Gittiği Yere Kendisini Götürmemeli" başlıklı yazısında şu ilginç kanaatlere yer veriyor:

"Sokrat’ın çok güzel ifade ettiği gibi insan gittiği yere “kendisini” götürmemelidir. Bunun anlamı, insan bir yere gittiğinde gerideki olayları, işini, ilişkilerini ve kararlarını değerlendirirken kendisini yine orada bırakacak ve kendi davranışlarına uzaktan kuşbakışı bakacaktır. İnsan hayalen olayları düşünürken kendisi de hep düşündüğü yerde olmalı ve kendi davranışlarına tarafsız, başka bir insanın gözüyle bakabilmelidir. Kısacası, insan seyahat ederken önce kendisini terk etmelidir." (sayfa 15)

Mesut Doğan, kitabını seyahate dair özgün bakış açılarıyla zenginleştirmektedir.

Kıymetli yazar Mesut Doğan özgün bakış açılarıyla zenginleştirdiği kitabın "Seyahat Etmek" başlıklı yazısında gezmenin kişinin ufkunu genişlettiğini, bir çeşit yenilediğini ve ruhen tedavi ettiğini söylemektedir: "Bir insan belirli dönemlerde bulunduğu yerin dışına çıkmazsa, sahip olduğu değerlerin farkına varması da o kadar zorlaşacaktır. Bulunduğu yeri terk eden insan bir akşam başka bir yerde kaldığında, orada ne yiyip ne içeceğini ve nerede kalacağını düşünmeye başladığında birçok değerin farkına varmaya başlayacaktır. Sahip olduğu o değerli dostların, işinin, eşinin, çocuklarının, hayallerinin ve daha birçok şeyin içinde farklı ve anlamlı bir kimliğe büründüğünü hissedecektir. Kimleri boş yere üzdüğünü, kimleri ihmal ettiğini, hangi kararları yanlış aldığını, nerede çok bencil davrandığını ve birçok kararlarının gerçek boyutunu daha net görecektir. Kısacası yolculuk o insanı yavaş yavaş olumlu anlamda değiştirmeye başlayacaktır. İnsanın zayıf ve güçlü yönlerini test edeceği kolayca ortaya çıkaracağı en güzel yöntem yolculuktur. Sonucu kesin ve zahmetsizdir, insan istese de kendisini değerlendirirken, duygularını işine karıştıramaz." (sayfa 19)

Usta yazar Mesut Doğan, "Çin Kadar Uzak Can Kadar Yakın Şehirler" adlı kitabının "Can Kadar Yakın Şehir" adlı 2. bölümünde İstanbul'dan Bursa'ya, Erzurum'dan Bingöl'e, İznik'ten Safranbolu'ya, Sivas'tan Karadeniz'e birçok şehrimizi ve bölgemizi edebî ve felsefî bir bakış açısıyla ele alıyor. Adı geçen tarihî ve tabii yerler okuyucuya sadece gezdirilmiyor, seyahatin her boyutu enine boyuna okura adeta yaşatılıyor. Kitabın 3. bölümü olan "Çin Kadar Uzak Şehirler" de kendimizi Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da, Belçika'nın başkenti Brüksel'de, Çekya'nın başkenti Prag'da, Fransa'nın başkenti Paris'te, Tataristan'ın başkenti Kazan'da, İtalya'nın rüyalar şehri Venedik'te, İngiliz Shakespeare'in Romeo ve Jüliet adlı eserini kaleme aldığı bir başka İtalya şehri Verona'da, yine İtalya'da Rönesans'ın doğduğu şehir olarak bilinen Floransa'da buluyoruz. Tarihî ve kültürel özellilikleriyle gözlerimizin önüne getirilen bu Avrupa şehirleri bize kendi şehirlerimizle kıyas imkânı da veriyor.

Yazar Mesut Doğan, Hece Yayınları arasında yayımlanan "Çin Kadar Uzak Can Kadar Yakın Şehirler" kitabında bizi kuru bir turist rehberi gibi ansiklopedik bilgiler anlatarak dolaştırmıyor, işin içine duygu ve edebiyat boyutunu, şehrin ruhunu ve birbirinden enteresan insan hikâyelerini de dahil ediyor. Buna bir gezginin içsel yolculuğu da diyebiliriz.

Mesut Doğan'ın "Çin Kadar Uzak Can Kadar Yakın Şehirler" adlı kitabında tertemiz ve pırıl pırıl bir Türkçe dikkat çekiyor. Yazar, kitabında Türkçenin bütün inceliklerini, şiirselliğini ve genel anlamda imkânlarını ustalıkla kullanıyor. Bizi zaman içerisinde içeride (Türkiye'de) ve dışarıda (Avrupa'da) dolaştıran bu özgün eseri, gezi ve şehir kitaplarından hoşlananlara tavsiye ediyorum. Okuduğunuza pişman olmayacak, iyi ki okudum diyeceksiniz.