Bir Ulusun Kaderini Değiştiren Adam
15 Kasım 2011 tarihinde; “muktedir ve karizmatik Başbakan” başlığı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan için ”Başarılı liderin üstün özelliklerini " köşeme yazdığımda kıyametler kopmuştu.
Birçok sözde kalemler ‘Bunu yazan CHP’li’ başlığı ile beni yerden yere vurmuşlar, birçok ulusal basında “CHP İstanbul Milletvekili adayı Osman Yazıcı, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı övdü’ başlığı ile manşetlere çekmişlerdi.
İnternete girerseniz, o başlıkları ve yorumları görürsünüz. Halbuki ben, mensubu olmaktan onur duyduğum Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde halkın oylarıyla seçilmiş; o dönemin başbakanı, bugünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ ile ilgili, herkes tarafından bilinen gerçekleri dile getirmiştim. Rizeli olmaktan onur duyan her Rizeli, kendi bağrından çıkan siyaset ve devlet adamları ile hem gurur duyar, saygı gösterir ve destekler.
2011 yılında, CHP’nin milletvekili adayı olmam, bu gerçeği değiştirmezdi. Siyaset ayrı gerçekleri yazmak ayrı. Siyasi ve hemşeri nezaketi ayrı. O dönemde ve daha sonraları şu gerçeklere hep dikkat çektim.”Yalan” diyen varsa büyürsün.
Bu konudaki düşüncelerimi, yazılarım sosyal medya ortamında duruyor. Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri değerli abim Fahri Kasırga, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Rize Milletvekili Hasan Karal, başta olmak üzere tüm okuyucularım, bu gerçeği bilirler.
Durum ve gerçekler böyleyken, ,Maliye bakanı Naci Ağbal ‘a ve bilmediğim başka yerlere beni kötüleyenler, çamur ve iftira atan zihniyetlere cevap bile vermedim, vermeyeceğim.”Güneş Balçıkla sıvanmaz” misali. Yazılarım ortada. Beni tanıyan siyasiler, benden önce gerekli cevapları verdiler zaten. Beni bilenler biliyor, tanıyanlar tanıyor.
***
Daha öncesinde yazmıştım, tekrarında fayda var.
Cumhurbaşkanı, Recep Tayip Erdoğan, beğenin veya beğenmeyin. Oy verin veya vermeyin.Eleştirin veya sevin.. Başarıları..Başarısızlıkları..Yanlışları.. Her yaptığını; eleştirebilirsiniz. Siyasi tercihinizi bir kenara koyarsanız; aşağıdaki şu gerçekleri görürsünüz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, on beş yıldan beri iktidarı tek başına yönetti. Partiyi kurdu, altı ay içinde partisini tek başına iktidara taşıdı. Parti’nin büyük Kongrelerinde rakipsiz lideri oldu.
Yüzde 50’nın üstünde oy alarak, halkın oylarıyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu. Bütün eleştirilere rağmen, AKP’yi dördüncü kez tek başına iktidara getirtmeyi başardı.
2003 yılından bu yana girdiği bütün seçimlerden; galip çıktı. En çok eleştirilen lider oldu.
Tedbirini alan kişi. Üç koldan gelecek olanı tek kola indirecek şekilde gerekli önlemleri alabiliyor. Her anlamda risk alıyor.
İstediğini Cumhurbaşkanı, Meclis başkanı, Başbakanı seçtirdi. Kafasına koyduğunu bakan, milletvekili yaptı.
İki yıl önce “Başbakan, Davutoğlu olacak” dedi, partideki ağır toplar, sesini çıkaramadı Abdullah Gül’e” Deniz havası; romatizmaya iyi gelir” diyerek kenara çekilmesini sağladı. Partideki ağır topların tümünü “Yoruldunuz, dinlenin” diyerek yanı tatile gönderdi.
Başdanışmanlıktan, yanı bürokratlıktan Başbakanlık koltuğuna taşıdığı Ahmet Davutoğlu, havalara girip, Marifeti kendinde görünce”Kongreyi topla, emaneti devret” talimatıyla, getirdiği gibi götürmesini sağladı.
Binalı Yıldırım, Genel başkan ve başbakan olacak dedi, 1405 delege”Başüstüne” dedi. Grubunda, kabinesinde, bürokraside dediğini; hep yaptırdı. Hükümet emrinde. Kabine emrinde. Türkiye emrinde. Hala tek patron o.Getiren de o,götüren de o.
***
İhanet çetelerinin bütün tuzaklarından kendini ve ülkeyi korumasını bildi. Her anlamda risk alıyor. İhanet çetelerini her defasında hüsrana uğratıyor. Darbeye teşebbüs eden ihanet çetelerinden kaçmıyor. Kefeni yanında gezdiriyor. Ölümü göze alıyor, 15 Temmuz gecesinde de öyle yaptı. Ailesini, çocuklarını yanına alıyor, kefeni giyiyor ve İstanbul’a gelip vatandaşlarıyla buluşuyor.
“Allah’ın verdiği can, ancak ve ancak Allah alır. Bu can bu vatana ve milletime feda olsun” diyerek ölüm yolculuğuna çıkıp, darbeci çetelere meydan okuyor, onları püskürtüyor. Kaçmadı, iyi niyetle” güvenli bölgeye sizi kaçıralım diyen akrabam, Sekan Yazıcı (Turban Grant Yazıcı otelin sahibi”)” Benim yerim ülkemde ve vatandaşlarımın arasındadır” cevabını vererek; azarlıyor ve İstanbul’a dönüyor.
Kurtuluş savaşı gibi, istiklal mücadelesini veriyor.. Tayyip beyin bu özelliklerini,2011’de yazdığım için beni eleştirenler, manşetlere çeken sözde kalemler; kişisel ikbal uğruna iftira atanlara, bir kez daha soruyorum: Böylesi bir riski- ölümü, 1960’ ten sonra hangi lider göz göze alabildi? Ya da bugün, aynı koşullarda böylesi bir dirayeti kim gösterebilirdi, dünyaya meydan okuyabilirdi?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gösterdi ve bir ulusun kaderini, Türkiye’nin geleceğini değiştirdi." Bunlar abartılı, yalandır" diyebilen var mı?
Maliye Açık Vermiyor
Maliye Bakanı Naci Ağbal,Rizeli hemşerimizdir.Doğum yeri Bayburt ise de,gerçek Rizelidir.Bayburtlular üzülmesinler.Bayburtlular,Türkiye’nin çimentosudurlar.Kendileriyle ne kadar övünseler az dır.Anadolu’nun yiğit insanlarıdır.Daha öncesinde birkaç kez yazdım,tekrarında fayda var.
İçten ve dıştan kuşatıldığımız bir dönemde, Maliye dik duruyor, taviz vermiyor, ekonomik dengelerini koruyor.
Maliye Bakan Ağbal, Türkiye’nin yetiştirdiği dürüst, namuslu ve başarılı üst düzey bürokrat ve siyasetçidir.. Böylesine deneyimi, bilgi birikimi yüksek, Maliye’nin her kademesini yakından tanıyan, güzide şahsiyetin Maliye’nin başında olması Türkiye için büyük bir şanstır. Üstün nitelikleri ve başarıları takdire şayandır. Bu marifet manasıyla, Maliye Bakanı Naci Ağbal’in etkileyici başarıları, üstün nitelikleri, bilgisi, donanımı, mütevazılığı, açık sözlülüğü, kıvrak zekâsı ülkesine ve millete hizmet etmesiyle az rastlanır örnek teşkil ediyor.
Özelleştirmeler Hızlandı
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanı Ahmet Aksu’nun başarılarını izlemeye devam ediyoruz. Bu başarılarından söz etmiştik ve de” baharla birlikte özelleştirmeler hızlanacak” demiştik.
Mevsim itibarıyla Özelleştirmenin hızlandırılması için ekibiyle gece gündüz çalışan Ahmet Aksu, genç, dinamik, atak, devletin çıkarlarını koruyan, bu kadar önemli özelleştirmelerde, adı tek bir şaibeye karışmayan, ilişkilerinde diplomasi dili kullanan, Başbakan, bakan ve ekibiyle uyumlu çalışan, güvenin ve başarının adresi olarak tanınıyor.
Aksu, bürokrasinin imbiğinden geçmiş, bilgisini, birikimi, deneyimini zirveye çıkarmış; damıtmış, hayatının her anını devlet ve millete adayarak geçirmiş, başarılı bir bürokrattır.7 yıllık vekâlet döneminden sonra, bir yıla yakın süre Türkiye Şeker Fabrikaları Genel müdürlüğüne, genel müdür olarak başarılarına devam etmiş.
Gösterdiği üstün başarılarından dolayı marifet iltifatı gördü ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım ile Maliye bakanı Naci Ağbal çok önemli kurum olan uzun yıllardan beri vekaleten baktığı Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığına asaleten atayarak ödüllendirdiler.. Bir anlamda Özelleştirmede ikinci kez Aksu dönemi başlamış oldu. Özelleştirmede, boş laf yok, gerçek ihracat var.
Çok Okunanlar
Kupada Kader Gecesi! Trabzonspor’un Gözü Başakşehir Maçında
Kupada Kritik Viraj! Trabzonspor İçin Başakşehir Maçı Kader Niteliğinde
Giresun'da lüks cipe 4 bin liralık gümrük zararı nedeniyle el konulduğu ortaya çıktı
Oulai Sahneye Çıktı! 20 Saniyelik Dripling Dünya Gündemine Girdi
Trabzonspor’dan Sürpriz Forvet Hamlesi! Gündemde Şampiyonlar Ligi Parlayan Yıldız
Sahalara Güçlü Döndü! Başakşehir Maçında İlk 11’e Hazır