Bir anne dert yanıyor: İyi çocuk yetiştirmeyin, dışarıda berbat bir ortam var! Başka bir anne, kaç yaşına gelmiş oğlunun kendisine sitem ettiğini anlatıyor. ‘Beni niye bu kadar dürüst yetiştirdin, beni bu zamana göre yetiştirmemişsin!’ diyor.

Gençler, hatta orta yaş zorlanıyor.

Kestirilemeyen bir kötülük var çünkü!

Bu da olmaz dedirten bir kötülük var !

İlkokul seviyesine inmiş zorbalık var!

Kötülük karşısında ne yapacağını bilemeyen çocuklar var.

Önümüze bunların mağduriyetleri düşüyor.

Şiddet, saf kötülük halinde kol geziyor!

Başka bir gündem daha var!

Uyuşturucu operasyonları!

Uyuşturucu operasyonlarının, biri bitiyor, diğeri başlıyor!

Sadece ünlülere mi ?

Hayır, maalesef hayır!

Ülkeye yayılmış durumda.

Şehrimizde de yapılıyor!

En son Of’ta yapılan operasyonlar düşüyor önüme!

“Çeşitli tür ve miktarda uyuşturucu ele geçirilmiş.

On bir şüpheli gözaltında!”

Türkiye geneli için ise yüzde seksen kullanıcıdan söz ediliyor!

İnsan diyecek söz bulamıyor!

Ülkece yaşadığımız şiddet bu konudan bağımsız olabilir mi?

Mümkün mü bu?

***

Son Yaz filmi vardı, seyredenleriniz hatırlar.

2001 yılı, başarılı bir diziydi.

Yapımcısı, Trabzonlu hemşehrimiz Saner Ayar.

Ali Atay, Selim Kara isimli bir savcı rolünde.

Filmden bir kesit düştü önüme geçen.

Selim Kara, yanında eşi varken bıçaklı sokak serserileriyle karşılaşıyor.

Ellerinden bıçağı alıyor.

Onlara günümüz için de çok geçerli olacak sert bir çıkış yapıyor. Yüzlerine haykırıyor:

Siz bu hale nasıl geliyorsunuz?

Eşkıyalığa mı özeniyorsunuz?

Adam bıçaklamak bu kadar kolay bir şey mi oğlum?!

Sen ne sanıyorsun adam bıçaklamayı?

Sen hiç yaralanmış bir adam gördün mü?

Bir insan, nasıl ölür biliyor musun lan!!!

Bu nefretin kaynağı nedir?

Siz nerede büyüdünüz, nereden geliyor bu nefret!

Dönüp baktınız mı kendinize?

Ben ne yapıyorum dedin mi lan!

Siz kimsiniz?

Sizin hayatınızda hiç mi seveniniz yok!

Sizi bu hale ne getiriyor lan!

***

“Sizi bu hale ne getiriyor” sorusunun cevabı, bugünlerde yapılan operasyonlarla, ilintili olsa gerek!

Önemli bir bölümünün en azından!

Uyuşturucu batağına saplanmış kurbanlar var.

Bu işin ticareti var, belli ki ona ortam sağlayan bir yapı var.

Ben de onlara soruyorum!!!

Siz kimsiniz?

Dönüp bakıyor musunuz kendinize?

Ben ne yapıyorum diyor musunuz?

Nasıl bir vebal altındasınız?

Sizin sonunuz ne olacak biliyor musunuz?