Hafta sonu Uzungöl, festival coşkusu yaşadı. Bu esnada Trabzon, tenha bir Cumartesi geçiriyordu. Kalabalık olan Uzun Sokak, Maraş Caddesi nispeten öyleydi. Tenha ve huzurlu. Bunun sebebi insan sayısının azlığı mıydı? Olmasa gerek…

Huzur, başka bir şey, bambaşka bir iklim.

Her şeyin olağan akışında, uyum içinde, yerli yerinde olması…

Belki bazen, yerli yerinde olmaması!

Bir sokak köpeği mesela bir kitapçıda olursa pek yerli yerinde olmuş sayılmaz.

Huzurlu olur ama…

Meydanda, belediye eski binasındaki kitapçıya girince böyle bir manzara ile karşılaşmak tam da buna karşılık gelen bir durum.

Kapının hemen girişi…

Bir köpek yatmış uyuyor, dükkanın müdavimi kendisi.

Müşteriler, özellikle çocuklar tarafından seviliyor, şımartılıyor.

Oyun oynuyorlar onunla.

Bu durumun, işletme tarafı biraz sıkıntılı.

Müşteri azsa ve kendisine ilgi gösterilmiyorsa oyun arıyor dişi köpek.

Sıcak bir ortamda yatıyor olmakla kalmıyor, yaramazlık da yapıyor. Geneli itibariyle rahatsızlık vermiyor ama…

Öyle anlatıyor çalışanlar.

Köpeğin hikayesini dinleyip biraz ilerleyince bu kez bir kediyle karşılaşıyorsunuz.

O da uyur vaziyette!

Yerde değil, tabure gibi bir yükseltinin üzerinde!

Onu da seviyorlar.

Anne babalarıyla gelen çocuklar, gençler orta yaş ve üzeri insanlar böyle bir ortamda kitap bakıyorlar.

Dükkan kalabalık, kalabalık fakat huzurlu.

İşte tam da bundan söz ediyorum.

***

Uzungöl, kar festivali gerçekleştirirken Trabzon merkez, ılık sayılacak bir Cumartesi günü geçiriyor.

Bu en çok, dışarıda bir şey yiyip/ içen insanlar için kolaylaştırıcı.

Öyle eskisi gibi kafelerde falan değil insanlar!

O mekanlarda oturabilmek, her babayiğidin harcı değil artık.

O nedenle çoğu ara sokağa, küçük masa ve tabureler atılmış.

Hemen karşıda bir çay ocağı…

Vee çayın eşlikçisi simit.

Ortalık simit kokuyor.

Susam daha doğrusu!

‘Trabzon’un kokusu nedir’ diye sorulsa, susamlı simit kokusu denilebilir rahatlıkla.

Bu ara sokaklar da susam sokağı!!!

Kemeraltı’na inen ayırım da ha keza!

Simitçi, önünde hatırı sayılır kuyruklar var!

Kemeraltı boyunca devam ediyor simidin hükümranlığı.

Moloz’a kadar inemiyor ama…

Moloz’da kesif bir balık kokusu var çünkü.

Pişmiş ve çiğ, birbirine karışmış kokular.

Bir kedi, balık artıklarına gömmüş başını nasipleniyor.

Ne bereketli bir şey deniz, kedileri de doyuruyor.

Deniz kokusu da almak istiyor insan!

***

Kemeraltı esnafı hayli hareketli.

Dükkanlar karşı karşıya, dip dibe…

Siyaset ve Trabzonspor konuşuyorlar.

Birbirlerine laf atıp, şaka yollu atışıyorlar.

Ekonomi merkezli kaygılar var.

Konu ciddi, sorun büyük!

Bu sırada Uzungöl’de kış festivali gerçekleştiriliyor.

Festivallerin, eğlence etkinliklerinin, bir bitiyor, diğeri başlıyor.

Dizi nedeniyle şehrimize tur ile gelenler oluyor.

Peki, esnaf niye bu kadar kaygı duyuyor?