Trabzonspor muhteşem net bir skorla Galatasaray’ı perişan ederken, süper ligin tüm takımlarına da inanılmaz bir mesaj verdi. Aslında takım daha istenilen seviyede değil, takım oyununu ve oyun hızını biraz daha artırması gerekir, fakat bu hali ile bile son 4 yılın şampiyonunu darmadağan etti. Bu maç bize Trabzonspor’un gelecek günlerde lige damgasını vuracağını göstermesi açısından önemli bir parametre.

Reis’in yaptığı en güzel dokunuş, mevcut oyuncuların karakterine göre bir oyun planı yapmasıydı. Geldiği günden bugüne kadar belki yeterli çalışma fırsatı bulamadı ama oyuncularla yapmış olduğu görüşmeler sonucunda, hastalığı teşhis etmiş ve tedavi yöntemini de ona göre yapmış. Yapılan tedavi, bu maçta gece ile gündüz arasındaki fark kadar belirgindi.

Salah transferi, bu takıma inanılmaz bir ivme kazandırmış. Diğer oyuncularında bu oyuncuya ayak uydurmaya başlaması, ortaya güçlü ve dinamik bir takım çıkmasına neden olmuş.

Bir çiçekle bahar gelmez tabi, ama bu maç, ileriki günler için nelerin yaşanacağına dair ipuçları vermiştir. Artık rakibin karşısında sinen ve rakibin oyununu kabullenen değil, kendi oyununu rakibine kabul ettiren bir Trabzonspor var sahada.

Galatasaray maçında, rakibin ileri çıkmasının hesabını kolaylık kesen Trabzonspor’un, kapanan takımlar karşısındaki oyununu da görmek lazım. Ama her ne olursa olsun, artık bu takımın önünün kesilmesi mümkün değil. Artık taraftarda oyuna ortak olmuş ve büyük bir itici güç olarak görevini layıkıyla yapmıştır. Taraftar ve takımın bütünleşmesinden ortaya çıkacak enerjinin karşısında bundan sonra hiçbir güç duramayacaktır.

BU SENE O SENE, artık geri dönüşü olmayan bir yola girilmiştir. Reis’e ve oyunculara, taraftara böylesine çarpıcı bir skorla galibiyet armağan ettikleri için sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Takım sahada gerekeni yaptı ve yapmaya devam edecektir, taraftardan ricam sizlerde üzerinize düşeni yaparsanız sezon sonunda muhteşem bir finiş bizi bekliyor.