Bir hafta ayrı kaldığımız Trabzon'umuza bayram havasıyla geldik.
Ankara'da kaldığımız sürede boş durmadık.
TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye İşverenler Sendikası Genel Sekreteri (Genel Başkanı) Dr. Mustafa Baş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, önceki dönem ombudsman Av. Şeref Malkoç ve bazı Trabzonlu üst düzey yargı mensupları ile bürokrat ve iş adamlarımızla görüşmelerimiz oldu.
Oldukça faydalı geçti.
Ara sıra Ankara'ya gidip oradan Türkiye'ye bakmak lazımmış meğer.
Başkentten Trabzon'a bir Trabzonspor-Galatasaray maçı öncesi döndük.
Ve soluğu Papara Park'ta aldık.
Niye yalan söyleyeyim, Ankara'daki görüşmelerimizde galip geleceğimizi soran herkese söylemiştim.
Nitekim öyle oldu.
Ama Allah var, 4-0'lık bir skoru hiçbirimiz hayal edemiyorduk.
Bir haftalık aradan sonra Trabzon'a dönmek, üstelik böyle muhteşem bir galibiyete şahit olmak gerçekten bayram gibiydi.
Papara Park'ta yaşanan coşkuyu, tribünlerin sesini, Trabzonspor'un sahadaki mücadelesini anlatmaya kelimeler yetmez.
Bizim planımız belliydi.
1-0 Olsun bizim olsun.
Galatasaray'ı yenelim, üç puanı alalım, yeter diyorduk.
Ama Trabzonspor öyle bir futbol oynadı ki dört golün ne olduğunu anlamaya çalışırken maç bitti.
Spor yazarlarının maç sonrasında kullandığı “Trabzonspor, Galatasaray'ın içinden geçti” ifadesi cuk diye oturuyor.
Gerçekten de Trabzonspor, Galatasaray karşısında yalnızca kazanmadı.
Sahaya hükmetti, rakibine nefes aldırmadı ve Papara Park'ı unutulmaz bir geceye çevirdi.
Muhammed Salah işte böyle bir dünya yıldızıdır.
Başkan Ertuğrul Doğan'ın kendi deyimiyle Salah, bir futbolcudan da ötedir.
Sahadaki varlığı, rakip savunmaya verdiği endişe ve takım arkadaşlarına kattığı kalite, Trabzonspor'un hücum gücünü bambaşka bir noktaya taşıyor.
Salah tek başına Galatasaray'a çimleri yoldurdu desek yeridir.
Galatasaray'ı Papara Park'a gömdüğümüz doğrudur.
Dört golle kazandığımız bu maç, sadece bir galibiyet değil, Trabzonspor'un bu sezon neler yapabileceğine dair güçlü bir işaret oldu.
Elbette bir çiçekle bahar gelmez.
Bir galibiyetle de şampiyonluk kazanılmaz.
Bunu hepimiz biliyoruz.
Ama bu Trabzonspor, inanın bu sezon çok can yakacak.
Takım oturduğunda neleri yapabileceğini hep birlikte göreceğiz.
Yeni transferlerin birbirine alışması, teknik heyetin oyun anlayışının sahaya tam olarak yansıması ve futbolcuların aynı hedef etrafında birleşmesiyle çok daha güçlü bir Trabzonspor ortaya çıkaracaktır.
Thomas Reis yönetimindeki Trabzonspor, yeni transferleriyle bu sezon şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olacaktır.
Ben buna inanıyorum.
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan'ı tebrik ediyorum.
Mükemmel transferler yaptı.
Salah, Onana, Onuachu, Cabral, Franculino, Saviolo, Fabinho, Aral... Gerçekten kaliteli oyuncular.
Bu isimlerin her biri kendi özellikleriyle takıma katkı sağlayabilecek futbolculardır.
Önemli olan, bu bireysel yeteneklerin ortak bir takım oyununa dönüşmesidir.
Galatasaray karşısında gördüğümüz Trabzonspor, bize bu dönüşümün mümkün olduğunu gösteriyor.
Ancak futbol uzun bir maratondur.
Bir maçta elde edilen 4-0'lık zaferi sezonun tamamına taşımak için aynı ciddiyetle çalışmak, mücadele etmek ve istikrarı korumak gerekiyor.
Trabzonspor'un hedefi büyüktür.
Trabzonspor'un camiası büyüktür.
Taraftarın beklentisi çok daha büyüktür.
Şimdi bu beklentiyi sahada karşılayacak bir takımı kurma zamanıdır.
Galatasaray karşısında alınan 4-0'lık galibiyet, taraftara büyük bir moral verdi tüm camiaya. Papara Park'ta yaşanan bayram havası, Trabzonspor sevgisinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi.
Ankara'dan dönerken içimde bir galibiyet umudu vardı.
Ama Trabzon'da karşılaştığımız tablo, umudun çok ötesindeydi.
Dört gol, muhteşem bir gece ve şampiyonluk hayallerini yeniden canlandıran bir Trabzonspor...
Sanırım bu sezon şampiyonluğa koşan bir Trabzonspor izleyeceğiz.