Son yıllarda gıdalardaki hileler mi, pandemideki aşıların yaptığı tahribat mı ne, birer birer dökülüyoruz.
Trabzon tereyağının bile, Türkiye’nin çeşitli illerinden getirilen kremalar karıştırılarak yapıldığını öğrenince doğrusu çok şaşırdık.
Kars ve Trakya kaşarı diye bize sunulanların bazılarının içinde güçlü miktarda patates olduğunu söylüyorlar.
Sağlığımız bozan, gıda terörünün bu yıkıcı etkisi olabilir.. Önlem alınamaz mı? Derler ki, hırsız içerden ise kapı kilit tutmazmış!
Son dönemde duyduğumuz soru şu: Pandemide Alman aşısı Biontek mi vuruldun, Çin Aşısı Sinovak mı?
Pandemi döneminde Biontek aşısı vurulanların gribal enfeksiyona kolay kolay yakalanmadığı ifade ediliyordu.
Ancak Pandemi’den sonra, 2 Sinovak aşısı bir Biontek vurulan bile, ‘Keşke o son aşıyı da Sinovak olsaydım’ dediklerini duyuyorum.
Kaldı ki, son bir yıldır, kalp krizleri ve farklı komplikasyonlara bağlı olarak vefat haberleri arttı. Bu sıkıntı Alman aşısından diyorlar.
Türk karı ve kocanın Almanya’da laboratuvarlarında ürettikleri aşı ile ilgili başlatılan soruşturma var.
Bu soruşturmada ikisinin de Alman yasalarına göre ev hapsinde olduğu ifade ediliyor.
Bu kış, birkaç kez ‘şu virüs bu virüs’ diye atıp tuttular..
Gemilerde salgın olduğu söylendi, kimse oralı olmayınca sustular..
Pandemi’de insanlar, resmen ruhsal problemin içinde iki yıl yaşadı.
Pandeminin ilk günlerinde, birbirlerini ihbar bile ettiler.
Evlere filyasyon ekipleri gelip, 8 hapı insanlara yutturdular!
Aynı anda alınan 8 hap kalbi param parça etmez mi?
Etti de.
Pazar günü bir yakınım anlattı:
‘Pandemi sürecinde ateşim biraz yükseldi. Hastaneye başvurdum. Baktılar ve ‘Seni entübe edeceğiz’ dediler Ben de ‘Ölecek insan kalmadı, bana mı sıra geldi’ dedim ve entübeyi reddettim.. Pandemi de entübe edilen her 10 hastadan ancak 3’ü yoğun bakımdan çıkabildi. Diğerleri öldü. Ablam da öyle öldü.”
Sağlıklı toplum için fazla yataklı hastane yapmak önemli değildir
Trabzon şehir hastanesine kavuştu. Milyar TL’ler harcandı.
Hafta sonunda Trabzon milletvekili Adil Karaismailoğlu, Vehbi Koç İl Başkanı Dr. Sezgin Mumcu ve Dr. Seyit Hisoğlu Şehir Hastanesini ziyaret etti ve açıklama da yaptılar.
En uzun ihtimalle Eylül ve Ekim ayında Şehir Hastanesi hizmet vermeye başlayacak.
1-Numune Hastanesi efsanesi gibi, seni ameliyatla iyileştirip eve göndermiyorlar. Kan al, Tomografi çek, Pataloji sonucu bekle, Kemoterapi al, vücudun güçsüz düştü mü sonra da ön kapıdan girdiğin hastaneden arkada kapıdan tabutunu al git!
-Hastanelerde Araştırmanın araştırmasını yapmaya çalışanlar hastaları kobaya çeviriyorlar.
- Koordinasyon yok. Eğer hasta ağırsa her hekim benden gitsin, ölecekse yoğun bakımda ölsün diyor!
Ama en önemlisi ne biliyor musunuz, Trabzon’daki hastanelerimizde
Sevgi eksikliği var. Kendini geliştirmeye çalışan bazı asistanlar hariç personelde kibir var, tavır var, azarlama var!
Eğer, tedavinin yanında Şehir Hastanesi personeli hastalara sevgilerini de katarak hizmet edemeyecekse o hastaneyi hiç açmayın.
Bir yerde sevgi ve koordine yoksa orası tedavi merkezi değil, insan öğüten bir değirmen olur!