Size iki hayvandan söz edeceğim.

Biri Ceylan,

Diğeri Eşek.

Hangisi toplum gözünde daha sevilen, daha muteber?

Hiç düşünmeden "Ceylan" dersiniz.

Peki neden?

Çünkü Ceylan zarafetin sembolüdür.

Eşek ise çoğu zaman hakaretin.

Oysa biraz durup düşünelim.

Yüzyıllardır insanların yükünü taşıyan kim?

Dağları, bayırları, köy yollarını aşan kim?

Tarlada, bağda, bahçede insanın en ağır yüküne omuz veren kim?

Savaşlarda cepheye cephanelik taşıyan kim?

Eşek...

Bütün bunları yaparken hiçbir zaman bir teşekkür bile edilmedi, saygı bile duyulmadı.

Yetmedi,

Yoruldu, dayak yedi.

Acıkmış yem verilmemiş, su içirilmemiş,

Yaşlanınca da unutulmuş, doğaya salıverilmiş

Yılkı atları gibi doğaya salınmış başıboş bırakılmış,

Peki Ceylan ne yaptı.

İnsanlardan uzakta yaşamış.

Kimsenin yükünü taşımamış.

Kimsenin derdine ortak olmamış.

Kimseye yardımı dokunmamış.

Ama hep hayranlıkla anıldı.

İşte hayatın acı çelişkilerinden biri de burada başlıyor.

Bazı insanlar da tıpkı o eşek gibidir.

Herkesin yükünü sırtlar.

Bir telefon geldi mi koşar.

Bir iş istendi mi "hayır" diyemez.

Kendi işini bırakır, başkasının işini yetiştirir.

Kendi derdini erteler, başkasının derdine çare olmaya çalışır.

Sonunda ne olur?

Bir gün yapamadığı tek bir iyilik, yaptığı yüzlerce iyiliği unutturur.

Çünkü ne yazık ki insan, sürekli fedakârlığı zamanla görev sanmaya başlar.

Oysa kendine sınır koyan,

Her isteğe "evet" demeyen,

Ulaşılması zor olan...

Çoğu zaman daha fazla değer görür.

Bu, insan ilişkilerinin en can sıkıcı gerçeklerinden biridir.

Aslında anlatmak istediğim iyilikten vazgeçmek değildir.

Kimseye faydanız dokunmasın, kimseye yardımınız olmasın demek hiç değildir.

Tam tersine, insan olmanın özü paylaşmak, dayanışmak ve ihtiyaç duyana el uzatmaktır.

Ancak bunun da bir ölçüsü vardır elbette.

Abartmamak lazım, dozunu kaçırmamak lazım, kıvamında olmalı.

Kendinizi tüketerek yapılan fedakârlık ne size ne de başkasına uzun vadede fayda sağlar.

İnsan, başkasının yükünü taşırken kendi omurgasını kırmamalıdır.

Çünkü kendini tamamen ihmal eden kişi, bir süre sonra bırakın yardım etmeyi yardıma muhtaç hâle gelir.

Tabi ki iyilik yapmak bir erdemliktir.

Ama kendini kullandırmak asla erdemli bir davranış değildir.

Fedakârlık da güzeldir.

Fakat fedakârlığın karşılığı sürekli sömürülmek olmamalıdır.

Belki de bugün yeniden öğrenmemiz gereken şey şudur,

Yardım edin,

Paylaşın,

Destek olun.

Ama bunu yaparken kendinizi asla yok saymayın.

Çünkü bu dünyada mesele eşek gibi çalışmak değilmiş.

Mesele, emeğinizi, zamanınızı ve yüreğinizi doğru yerde, doğru insanlar için harcayabilmektir.

Gerçek değer, sadece yük taşımakta değil; o yükü taşırken onurunuzu, sınırlarınızı ve insanlığınızı da koruyabilmektedir.

Sağlıcakla kalın.