Türkiye’de piyasaların merakla beklediği faiz kararı açıklandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 22 Nisan 2026 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısının ardından politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. Fatih Karahan başkanlığında toplanan kurul, beklentiler doğrultusunda hareket ederken karar metninde enflasyon görünümü ve küresel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Böylece Merkez Bankası, mart ayında olduğu gibi nisan ayında da faizlerde değişikliğe gitmedi.
TCMB politika faizini neden sabit tuttu
Para Politikası Kurulu’nun kararında enflasyon görünümü belirleyici oldu. Kurul, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde gerileme gözlendiğini ancak nisan ayında sınırlı bir artış beklendiğini vurguladı. Bu durum, faiz indirimi için henüz erken olduğu yönünde yorumlandı.
Karar metninde özellikle enerji fiyatlarındaki oynaklık ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceği ifade edildi. Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmaların Türkiye ekonomisine yansımalarının yakından izlendiği belirtildi. Bu nedenle TCMB, sıkı para politikası duruşunu koruma yönünde adım attı.
Gecelik faiz oranları da sabit kaldı
TCMB yalnızca politika faizini değil, diğer faiz oranlarını da değiştirmedi. Buna göre:
- Gecelik borç verme faizi: yüzde 40
- Gecelik borçlanma faizi: yüzde 35,5
- Politika faizi (1 hafta vadeli repo): yüzde 37
Bu tablo, Merkez Bankası’nın para politikasında temkinli ve kontrollü bir duruş sergilediğini ortaya koydu. Finans çevreleri, bu kararın piyasalar açısından “bekle-gör” stratejisinin devamı anlamına geldiğini değerlendiriyor.
Enflasyon vurgusu ve sıkı politika mesajı
Karar metninde en dikkat çeken başlıklardan biri enflasyonla mücadele oldu. TCMB, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini açık şekilde ifade etti.
Kurul, enflasyonda kalıcı bir bozulma olması halinde ilave sıkılaştırma adımlarının devreye alınabileceğini belirtti. Bu mesaj, piyasalara “gerekirse faiz artırımı yeniden gündeme gelebilir” sinyali olarak yorumlandı.
Ayrıca kredi ve mevduat piyasalarında beklenmeyen gelişmeler olması durumunda makroihtiyati tedbirlerin devreye sokulacağı da vurgulandı. Likidite yönetiminin aktif şekilde sürdürüleceği ifade edildi.
Küresel gelişmeler karar üzerinde etkili oldu
Faiz kararının arka planında yalnızca iç dinamikler değil, küresel gelişmeler de yer aldı. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, TCMB’nin karar metnine doğrudan yansıdı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin enerji arzı üzerinde yarattığı riskler, enflasyon beklentilerini yukarı çekebilecek unsurlar arasında gösterildi. Bu nedenle Merkez Bankası, temkinli duruşunu sürdürmeyi tercih etti.
Orta vadede hedef yüzde 5 enflasyon
TCMB, para politikasındaki ana hedefini bir kez daha yineledi. Buna göre orta vadede enflasyonun yüzde 5 seviyesine indirilmesi hedefleniyor. Kurul, bu hedef doğrultusunda veri odaklı ve şeffaf bir politika izleneceğini belirtti.
2026 yılı için planlanan Para Politikası Kurulu toplantılarının sayısının 8’e düşürülmesi de dikkat çeken bir diğer detay oldu. Bu durum, kararların daha geniş veri setleriyle ve daha kapsamlı değerlendirmelerle alınacağı şeklinde yorumlanıyor.




