Bazı insanlar görev yapar, bazı insanlar ise iz bırakır.

Bazı yöneticiler makamda oturur, bazıları ise şehrin nabzını sokakta tutar.
İşte Trabzon Valisi Tahir Şahin ikinci gruba girenlerden biri oldu.

Göreve geldiği ilk günden itibaren şunu hissettirdi;
Trabzon’a sadece vali olarak değil, bu şehrin derdiyle dertlenmeye gelen bir devlet adamı olarak geldi.

Bugün vatandaşın gönlüne girebilmek kolay değildir.
Makamların itibarı artık tabelalarla değil, dokunulan hayatlarla ölçülüyor.
İnsanlar artık protokol cümlelerinden çok samimiyet görmek istiyor.
İşte Tahir Şahin’in farkı tam da burada ortaya çıkıyor.

Çünkü o, makam odasında oturan değil; esnafı gezen, vatandaş dinleyen, gençlerin omzuna dokunan, şehrin ruhunu anlamaya çalışan bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor.

Trabzon’un hafızasında çok özel bir yeri olan merhum Recep Yazıcıoğlu nasıl halkın içinde bir devlet adamı profili çizmişse, Tahir Şahin’de o anlayışın bugünkü yansıması gibi duruyor.

Dün Trabzon Spor Lisesi ile ilgili kaleme aldığım yazının ardından yaşananlar ise bunun en somut örneği oldu.
Pazar günü…
Hem de öğle saatleri…
Bir vali düşünün ki yazıyı okuduktan kısa süre sonra yani 20 dakika geçmeden bizzat kendi arıyor, “Zihni bey merhaba ben Tahir Şahin, Trabzon Valisi. Bugünkü köşe yazınızla ilgili aradım” diyerek sözlerine devam ediyor

Vali Tahir Şahin’in bu kadar kısa sürede hassasiyet gösterip konuyla ilgilenmesi inanın beni çok mutlu etti.

Valisi Şahin konuyla ilgileniyor “Gereken yapılacak, başka bir eksik veya bilgi var mı?” diye sorması orada okuyan 400 yavrumuz ve 50 öğretmen adına inanın beni çok sevindirmiştir.

İşte mesele tam da budur.

Devlet dediğiniz bazen bir binadan ibaret değildir.
Bazen bir telefonun ucundaki samimiyettir.
Bazen “Merak etmeyin, ilgileniyoruz” cümlesinin verdiği güvendir.

O okulda eğitim gören yüzlerce öğrenci adına, emek veren öğretmenler adına, fedakârlık yapan aileler adına bu duyarlılık çok kıymetlidir.

Çünkü gençlik sahipsiz olmadığını hissettiğinde başarı büyür.

Nitekim büyüyor da,

Trabzon Spor Lisesi sadece akademik anlamda değil, sportif başarılarıyla da Türkiye’ye adını altın harflerle yazdırmaya devam ediyor.

Vali beyden güzel bir telefonun gelmesinden birkaç dakika sonra Futsal Erkek Futbol Takımı’nın Türkiye şampiyonu olması haberinin gelmesi gururlandırdı.
Kız Güreş Takımı’nın Samsun’daki müsabakalarda üst üste altıncı kez Türkiye şampiyonluğunu kazanması göğsümüzü kabarttı.

Bunlar tesadüf değildir.

Bunlar disiplinin, emeğin, inancın ve doğru yönetimin sonucudur.

Bir şehir gençlerine sahip çıkarsa başarı gelir.
Bir devlet eğitim kurumlarına değer verirse kupalar gelir.
Bir yönetici çocukların gözünün içine bakabiliyorsa umut büyür.

Bugün Trabzon Spor Lisesi’nin elde ettiği başarılar yalnızca spor başarısı değildir.
Bu başarı; Trabzon’un karakteridir.
Mücadele ruhudur.
Pes etmeyen Karadeniz insanının çocuklara yansıyan iradesidir.

Bu başarıda emeği olan tüm öğretmenleri, antrenörleri, velileri ve öğrencileri gönülden kutluyorum.

Ve şunu da açıkça söylemek gerekiyor;

Bu çocuklara daha iyi imkânlar sunulduğunda, sadece Türkiye’de değil uluslararası arenada da çok büyük başarılar gelecektir.

Çünkü Trabzon’un çocuklarında yetenek var.
Azim var.
Karakter var.

Yeter ki onların önündeki engeller kaldırılsın.

Bugün ortaya çıkan tablo şudur,

Duyarlı bir devlet yönetimi,
Başarıya aç bir gençlik,
Ve geleceğe umut veren bir okul.

Çok yakında okulun yeni görünümünü de sizlerle paylaşmayı ümit ediyorum.

Özetle;

Süper Vali…
Şampiyon çocuklar…
Ve gurur duyan bir Trabzon.

Bu vesile ile tüm ulusun 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.