Uçak Sahipler ve Pilotlar Derneği (AOPA Türkiye) Başkanı Turgut Kulaçoğlu, Türkiye’de sportif havacılığın gelişmesinin yalnızca uçuş faaliyetlerini değil, sektöre bağlı birçok meslek grubunu da olumlu etkileyebileceğini söyledi. Georgia’ya Özel Pilot Seferi 2026 kapsamında Samsun’a gelen Kulaçoğlu, sportif havacılığın Türkiye’de henüz geniş kitleler tarafından yeterince bilinmediğini ancak son yıllarda farkındalığın arttığını belirtti. Kulaçoğlu, pilotluk, uçak teknisyenliği, yer hizmetleri, havacılık yazılımları ve bilişim teknolojileri gibi alanların da sportif havacılığın gelişmesinden doğrudan etkilenebileceğini ifade etti.
Sportif havacılık yalnızca uçuş faaliyetinden ibaret değil
Turgut Kulaçoğlu, sportif havacılığın yalnızca uçakla yapılan bireysel ya da sportif uçuşlardan oluşan bir alan olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Bu faaliyetlerin teknik personelden yer hizmetlerine, havacılık yazılımlarından bilişim teknolojilerine kadar geniş bir meslek grubunu beslediğini belirten Kulaçoğlu, sportif havacılığın büyümesiyle birlikte bu alanlarda çalışan kişi ve işletmelerin de gelişebileceğini söyledi.
Kulaçoğlu, havacılığa yönelik ilginin artmasının geleceğin pilotlarının ve teknik personelinin yetişmesine katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Türkiye’de sportif havacılığın önündeki en önemli sorun altyapı
Türkiye’de sportif havacılığın gelişmesinin önündeki başlıca konulardan birinin altyapı eksikliği olduğunu belirten Kulaçoğlu, büyük havaalanlarının güvenlik ve operasyon şartlarının sportif uçuşlar açısından bazı sınırlamalar oluşturduğunu söyledi.
Son yıllarda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün yaklaşımında olumlu gelişmeler yaşandığını ifade eden Kulaçoğlu, sportif havacılıkla ilgili sorunların ilgili kurumlara daha rahat aktarılabildiğini belirtti.
Kulaçoğlu, “Türkiye’de sportif havacılık gelişiyor ama Avrupa ile karşılaştırdığımızda daha gidecek çok yolumuz var” dedi.
Türkiye’de yaklaşık 200-250 sportif hava aracı bulunuyor
AOPA Türkiye’nin yaklaşık 60 üyesinin bulunduğunu belirten Kulaçoğlu, Türkiye’de aktif olarak sportif havacılıkla ilgilenenlerin sayısının ise yaklaşık 150 olduğunu söyledi.
Türkiye’de bu tür hava araçlarının sayısının yaklaşık 200-250 seviyesinde olduğunu ifade eden Kulaçoğlu, dünyada ise bu sayının 75-80 bin civarında olduğunu aktardı.
Kulaçoğlu, sektörün büyümesinde ekonomik şartların yanı sıra ilgi ve altyapının da belirleyici olduğunu kaydetti.
“20-25 küçük pist olursa sportif havacılık daha rahat yapılır”
Sportif havacılığın gelişebilmesi için küçük havaalanları ve pistlerin sayısının artırılması gerektiğine dikkat çeken Kulaçoğlu, belediyelere ait uygun alanların havacılık faaliyetlerine açılabileceğini söyledi.
Türkiye’de bu nitelikte şu anda 7-8 alan bulunduğunu belirten Kulaçoğlu, kısa vadede 20-25 küçük pist oluşturulmasının önemli bir katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Kulaçoğlu, bu pistlerin yaklaşık 500-600 metre uzunluğunda olmasının sportif havacılık faaliyetleri açısından yeterli olabileceğini söyledi.
Gençlerin uçaklarla doğrudan buluşması hedefleniyor
Kulaçoğlu, sportif havacılığın yaygınlaşmasında en önemli konulardan birinin gençlerde havacılık merakının oluşturulması olduğunu belirtti.
Büyük havaalanlarında güvenlik ve teknik nedenlerle gençlerin uçaklara yaklaşmasının kolay olmadığını ifade eden Kulaçoğlu, küçük sportif havacılık alanlarının bu konuda önemli bir avantaj sunduğunu söyledi.
“Bir genç uçağa dokunabilmeli, nasıl çalıştığını görmeli, havacılığı yakından tanımalı” diyen Kulaçoğlu, bu merakın gelecekte pilot, teknisyen ya da farklı bir havacılık çalışanının yetişmesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Afet ve acil durumlarda da katkı sağlayabilir
Sportif havacılığın yalnızca eğitim ve meslek alanında değil, afet ve acil durumlarda da önemli katkılar sunabileceğini belirten Kulaçoğlu, küçük hava araçlarının geçmişte yardım ve gözlem faaliyetlerinde kullanıldığını söyledi.
Kulaçoğlu, sportif havacılığın bu yönüyle farklı alanlarda değerlendirilebilecek bir kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.
“Türkiye’de sportif havacılığın potansiyeli yüksek”
Türkiye’de sportif havacılığın gelişme potansiyelinin yüksek olduğunu vurgulayan Kulaçoğlu, gençlerin bu alanla tanışmasının geleceğin havacılık çalışanlarının yetişmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Kulaçoğlu, “Havacılığa ilgi çektiğimiz sürece yarının pilotlarını, uçak teknisyenlerini, yer görevlilerini ve bu alandaki diğer meslek gruplarını etkilemiş oluruz. Türkiye’de sportif havacılığın potansiyeli yüksek” ifadelerini kullandı.