Trabzon’da fındık hasat sezonunun tamamlanmasının ardından işletmelerde yeni dönem başladı. Ağustos ayında başlayan hasat ve sonrasındaki kurutma işlemlerinin sona ermesiyle birlikte üreticiler ile gurbetçiler, ürünlerini kırma, kavurma ve paketleme tesislerine götürmeye başladı. Fındıklar iç fındık, vakumlu paket ve fındık ezmesi gibi farklı ürünlere dönüştürülürken, işletmeciler ticari amaçla getirilen ürün miktarının geçen yıla göre arttığını belirtiyor. Ortahisar’da fındık işleme tesisi bulunan Mustafa Dereköylü, emanete bırakılan fındık miktarında da dikkat çekici bir gerileme yaşandığını söyledi.

Fındıkta kırım ve kavurma işleri hızlandı
Karadeniz’in önemli tarım ürünlerinden fındıkta hasadın tamamlanmasıyla birlikte üreticilerin mesaisi farklı bir aşamaya geçti. Kurutulan ürünlerin bir bölümü tüccara satılırken, bazı üreticiler kendi tüketimleri veya ticari değerlendirme amacıyla fındıklarını kırma ve kavurma işletmelerine getiriyor.
İşletmelerde kabuklarından ayrılan fındıklar kavruluyor, paketleniyor ve talebe göre fındık ezmesine dönüştürülüyor. Vatandaşlar ürünlerini kırılmış, kavrulmuş ve vakumlu paketler halinde teslim alabiliyor. Özellikle gurbetçilerin iç fındığı tercih ettiği, bazı üreticilerin ise fındığını işlettikten sonra iç piyasada satmaya yöneldiği belirtiliyor.

Ticari amaçla getirilen fındık miktarı arttı
Ortahisar ilçesinde fındık kırma ve kavurma işi yapan Mustafa Dereköylü, hasadın tamamlanmasının ardından işletmelerde yoğunluğun arttığını söyledi.
Dereköylü, “Vatandaşlar fındıklarını getiriyorlar; kırıyoruz, kavuruyoruz, işliyoruz ve paketliyoruz. Fındık ezmesi yapıyoruz, hediyelik olarak götürüyorlar. Gurbetçiler daha ziyade iç fındık olarak evlerine götürüyorlar” dedi.
Ticari amaçla işletmeye getirilen fındığın geçen yıla göre arttığını belirten Dereköylü, vatandaşların ürünlerini doğrudan tüccara satmak yerine yarım ve bir kilogramlık fındık ezmesi yaptırarak iç piyasada değerlendirmeye başladığını ifade etti.

“Randımana göre kazanç artabiliyor”
Mustafa Dereköylü, fındığın işlenerek satılması halinde üreticinin elde edebileceği kazanca ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Fındığın randımanı ve cinsine göre kazanç oranının değişebildiğini belirten Dereköylü, yüzde 40’ın üzerinde başlayıp daha yüksek seviyelere ulaşabilecek kâr oranlarından söz etti. Yüksek randımanlı fındıkta bu oranın çok daha fazla olabileceğini savundu.
Dereköylü’nün verdiği bu oranlar kendi ticari değerlendirmesi olarak öne çıkarken, üreticilerin doğrudan satış yerine ürünü işleyip farklı biçimlerde pazarlamaya yönelmesinin arttığını söyledi.

“Bu sene fındık az ama randımanlı”
Bu sezonki ürünün kalitesini de değerlendiren Dereköylü, yağışların hasat dönemini etkilediğini söyledi. Mevsimin yağışlı geçmesi nedeniyle hasadın yaklaşık 10-15 gün geciktiğini belirten Dereköylü, buna rağmen bu yılki fındığın randımanlı olduğunu ifade etti.
“Az oldu ama randımanlı oldu” diyen Dereköylü, yüksek kesimlerde ürünün daha tatmin edici olduğunu, alçak kesimlerde ise randımanın bir miktar düştüğünü söyledi.
Dereköylü ayrıca denize yakın bölgelerde böcek sorununun devam ettiğini, yüksek rakımlı bölgelerde ise bu sorunun sona erdiğini belirtti.

Yüksek kesimlerdeki fındık tercih ediliyor
Fındık kalitesinin rakıma göre değiştiğini belirten Mustafa Dereköylü, yüksek kesimlerde yetişen ürünlerin bu sezon daha randımanlı olduğunu söyledi.
Yağışın fazla ve hava sıcaklığının daha düşük olduğu yüksek bölgelerdeki fındıkların randımanının yükseldiğini belirten Dereköylü, işletme olarak satış amacıyla işledikleri fındıkları da genellikle yüksek rakımlı bölgelerden tercih ettiklerini ifade etti.
Deniz seviyesine yakın bölgelerde randımanın daha düşük olabildiğini söyleyen Dereköylü, üreticiler açısından ürünün yetiştiği rakımın kalite ve işleme sonrasındaki verim üzerinde etkili olduğunu dile getirdi.
Fındığı emanete bırakma alışkanlığı geriliyor
Mustafa Dereköylü’ye göre fındığın tüccar veya emanetçiye bırakılması alışkanlığında da değişim yaşanıyor. Vatandaşın kendi ürününü işlettirip satmaya daha fazla yöneldiğini söyleyen Dereköylü, emanete bırakılan ürün miktarının neredeyse yarı yarıya düştüğünü öne sürdü.
Bu değişimin bir anda gerçekleşmeyeceğini belirten Dereköylü, bazı üreticilerin fındığı saklayacak uygun alan bulamadığını ancak bilinçlenmeyle birlikte kendi ürününü değerlendirenlerin sayısının arttığını ifade etti.
Dereköylü, mevcut eğilimin devam etmesi halinde önümüzdeki üç-beş yıl içerisinde emanete bırakma alışkanlığının daha da azalabileceğini düşündüğünü söyledi.
“Türk fındığının kalitesini yakalayamazlar”
Türk fındığının dünya pazarındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dereköylü, özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yetiştirilen ürünlerin kalite, aroma ve lezzet açısından farklı olduğunu savundu.
Amerika, İspanya, İtalya, Azerbaycan, Gürcistan ve Şili gibi ülkelerde de fındık üretimi yapıldığını belirten Dereköylü, Trabzon ile Ordu arasındaki bölgede yetiştirilen fındığın kendine özgü özelliklere sahip olduğunu ifade etti.
Dereköylü, “Ancak bizim coğrafyamızdaki fındığın kalitesini, lezzetini ve aromasını yakalayamazlar” diyerek Türk fındığının uluslararası pazardaki gücüne dikkat çekti.
Hasat sezonunun sona ermesiyle Trabzon’da fındık artık bahçeden işletmelere taşınıyor. Kırım, kavurma, paketleme ve ezme üretiminin hız kazandığı süreçte, üreticilerin ürününü işleyerek değerlendirme eğiliminin önümüzdeki dönemde daha da artıp artmayacağı merak ediliyor.