Hayatımızın öznesidir çocuklar. Onlar dünya bahçesinin gonca gülüdürler. Gülü olmayan bahçe ne kadar renksizse çocuk olmayan ev de o derece sönük bir viranedir. Onların sonu gelmeyen istek ve şikâyetlerinden bazen şikâyet etsek de onlarsız bir gün bile yapamayız. Hayatımıza renk ve ahenk katar onlar. Onların öfkesi camdaki buğu gibidir. Azıcık sıcaklık görünce yok olur gider yüreklerine sinen öfke ve alınganlık, gülümseme yayılır yüzlerine. Anne babalar olarak onların mutluluğu için çalışıp çaba
Yarınların yükünü çocuklarımızın omzuna yükleyeceğiz. Yakın bir gelecekte bugünkü makam ve mevkileri çocuklarımıza teslim edeceğiz. Günü gelince her şeyden elimizi eteğimizi çekeceğiz. Onlar emaneti alarak daha ileriye götürecekler şüphesiz. Vazifelerinde başarılı olmaları için çok donanımlı olmaları şarttır. Onlara o bilgi birikimini bugünden kazandırmalıyız. Körpe beyinlerini zehirli düşüncelerden uzak tutmalıyız. Onlara vatan ve millet sevgisi, saygı, hoşgörü, vefa, adalet ve doğruluk gibi hayatî kavramları aşılamalıyız.
Çocuklar hayatımızın vazgeçilmez değerleridir. Onlar için ne yapmayız ki? Her şeyimiz onlara adanmıştır. Gecemizi günümüzü onlara ayırmaktan yorulmayız, hatta onlarla geçirdiğimiz her an büyük mutluluk ve haz duyarız. Canımızdan bir parçadırlar. Onların eğitimi için varımızı, yoğumuzu harcarız. Onların başarılarıyla gururlanırız daima.
Çocukların kişiliğinin gelişmesinde ailenin, okulun ve çevrenin etkisi çok büyüktür. Malumdur ki çocuk ilk terbiyesini anne babasından alır. Ebeveyn ne yaparsa onlar da aynı şeyleri yapmaya çalışır. Çocukların güzel huylar edinmelerini istiyorsanız onlara iyi örnek (rol model) olun. Yapmadığınız şeyleri onlardan istemeyin ve beklemeyin. Öncelikle onları bağımsız bir fert olarak kabul edin. Onları anlamaya ve dünyalarına girmeye çalışın.
Malumunuzdur ki çocuklarımızın en büyük eksikliği okuma konusundaki isteksizlikleridir. Bu konuda biz öğretmenlere büyük ödev ve sorumluluklar düşse de siz velilere de çok önemli görevler düşmektedir. Çocuğa “oku” demekle üzerimizdeki bu sorumluluğu atamayız. Çünkü pek çok çocuk neyi, niçin, nasıl okuyacağını bilmiyor. Onları bu konuda doğru yönlendirmeliyiz. Ellerimizden kayıp gitmemeleri için çocuklarımızla birebir ilgilenmeliyiz. İlgilenmek de yetmez bizzat kendimiz bu konuda çocuğumuza rol model olmalıyız. Yani biz ebeveynler olarak kitap okumazsak çocuklarımız da okumaz.
Zaman her vakit olduğu gibi bir su misali akıp gitti. Birinci dönem öyle veya böyle tamamlandı. Bazı çocuklarımız çalışmanın meyvesi olan takdir ve teşekkür belgelerini aldı. Bazıları belge alamasa da zayıf getirmedi. Bu arada gerektiği kadar çalışmadıkları için kimi çocuklarımız bazı dersleri yeterince başaramadılar, bu dersler karnelerine zayıf olarak yansıdı. Bilinmelidir ki çok başarılı çocuklar da, yeterince başarılı olamayanlar da bizim çocuklarımız. Onların başarılarında payımız olduğu gibi, başarısızlıklarında da sorumluluklarımız vardır. Bu noktada başarılı çocuklarımızı kutlamalı, başarılı olamayanları da teselli etmeliyiz. Onları emsalleriyle karşılaştırıp üzmemeliyiz. Onların başarıları veya başarısızlıkları onlara olan sevgimizde ölçü olmamalıdır. Onlara başarabileceklerine dair güven ve moral vermeliyiz.
Yarı yıl tatilinde çocuklarımız kontrollü bir biçimde dinlensinler. Onları cep telefonlarının, dolayısıyla sonu gelmez oyunların ve sosyal medyanın girdabında başıboş bırakmayalım. Okuldan ve derslerden tamamen kopmalarına müsaade de etmeyelim. Bunu yaparken bizzat kendimiz de tavır ve davranışlarımızla onlara örnek teşkil edelim. Onlarla ebeveynler olarak ilgilenelim. Onlara sevgimizi ve ilgimizi yeterince gösterelim.
Okullarımız bir bahçeyse çocuklarımız da o nadide bahçenin gonca gülüdürler. Bunun içindir ki 15 gün boyunca bahçelerimiz güllerin dönüşünün özlemi içerisinde olacaklar. Koridorlarımız onların oyunlarını, bağırış ve çağırışlarını, koşmalarını, koşuşturmalarını özleyecek. Öğretmenler onların sıcak yuvalarına dönüşünü adeta iple çekecek. Zira öğretmenler öğrencilerini öz çocukları gibi çok severler. Onların varlığıyla anlam ve önem kazanırlar. Hep mutlu ve başarılı olmalarını isterler. Bunda pay sahibi olmayı arzularlar.