1996 yapımı bir film vardı, Tabutta Röveşata. Başrollerini Ahmet Uğurlu ve Tuncel Kurtiz’in oynadığı bir Derviş Zaim filmi. Tabutta röveşata olur mu? Olmaz tabii dar bir alanda çırpınmak, çabalamak ama çıkmazın sarmalını yaşamak demek, filimde de bunu canlandırıyorlar…
CHP’nin son günlerde yaşadığı da aynen böyle, Mutlak Butlan olayı ile resmen düz kontak oldular.
Hafta içi Kılıçdaroğlu tasfiye sürecini başlattı, 9 milletvekilini tedbirli olarak kesin ihraç istemi ile disipline sevk etti. “Özgür Özel’le ilgili değerlendirme daha sonra yapılacaktır” diye de eklemiş parti sözcüsü. Aynı saatlerde Özel’in şoförü ve danışmanı da gözaltına alınmış. Hukuksuzca geldiler, hukuksuzca devam ediyorlar.

Gelinen noktayı görüyor musunuz? Parti Meclisi’nden onay almayan MYK olmaz, o MYK da milletvekilini disipline veremez çünkü o iş Parti Meclisinin görevi. Sürekli bir hukuksuzluk yapma derdindeler, yetki gaspı yapıyorlar ve güçlerini arkalarındaki saray yargısından alıyorlar. Biliyorlar ki açılan her davadan kendilerine destek gelecek, resmen çakallık yapıyorlar. Olmaz dediğimiz her şey oluyor CHP’de.
Kurultayı hukuki (!) nedenlerle yapamıyor ama partinin seçilmiş milletvekillerini kesin ihraç istemi ile disipline sevk edebiliyor.
İşte ben bu debelenmeyi, bu yüzden “Tabutta Röveşata” diyorum.
Helal olsun Reis’s, adım adım gelecek iktidarın temellerini atıyor.
Bu seyrettiklerimiz filmin sadece fragmanı, röveşata 400’ü bulduğunda.
Vurdu gol oldu, diyeceğiz yakında…
TRABZON HAVALİMANININ ÖNEMİ…
2026 yılına geldik, yine gündemimiz Trabzon Havalimanının genişletilmesi.
1957’de açıldı havalimanı, bu zamana kadar birçok kez yenilendi ama ikinci pist bir türlü yapılamadı. Ordu-Giresun havalimanı yapıldı, Rize-Artvin havalimanı yapıldı deniz dolguları ile hatta Gümüşhane-Bayburt havalimanı bile yapım aşamasında lakin Trabzon ayrı bir yer tutuyor. Geçenlerde ihale aşaması geçildi, deniz dolgusu ile ikinci pist hatta belki daha fazla bir pist çoğalması ile daha büyük ve daha işler hale gelecek.
Bu hali ile bile (Giresun- Ordu ve Rize- Artvin havalimanı olmasına rağmen) Türkiye’de en işler havalimanları arasında 7.ci sırada. Evet, pist kısa defalarca iniş yaptık yolcu olarak her seferinde sert fren ile kafalar ön koltuğa gitti.

Dolgu yeni yılda başlayacak, önce bağlantı yollarının bitmesi (Maçka’ya doğru tünel bitmek üzere) Değirmendere kavşağının da dolgusu deniz tarafına yapıldı şimdi ayakları başlanacak ve bu yolla Trabzon Havalimanı yeni dolgu işlemi başlayacak. Yani dolguya hafriyat getirecek kamyonların önce yolunu düzenlemek gerekir. Bunu bitirip 2027 yılı başları havalimanı için deniz dolgusuna başlayacaklar.
Deniz dolgusuna oldum olası karşıyım ama bu konuda sanırım başka yol yok!
Bekleyip göreceğiz…
ORTAHİSAR KENT KONSEYİ
Haziran başında 6’ncı Olağan Seçimli Genel Kurulu’nu bitirmiş ve dördüncü kez yeniden Önder Taşan başkanlığa seçilmiş.
Diğer aday Onur Doruk, açık oylamaya itiraz edip konuyu mahkemeye taşıyacağını söylemiş.
“Seçimi kaybedeceklerini anlayınca Genel Kurulda önce tarafsız Divan Başkanlığı yapacak olanlara ‘gelme’ dediler, sonra kendi yönetim listesinde olan kişilerle Divan oluşturdular. Divanda son anda yönergedeki bir maddeyi kullanarak açık oylama yapma kararı aldılar. Akşamdan kendilerine Başkanlık ve Yürütme kurulunda kullanılacak pusulamızın rengini bildirdik. Salonda iki sandık vardı ve kapalı oylama için her şey hazırken açık oylamaya dönüldü. Bana ve ekibime bu şekilde ayak oyunu oynanmasını konuyu yargıya taşıyacağımı bildirdim. Kimin oy verdiğinin belli olmadığı bir tiyatro seyrettik” demiş.
Bunlar elbette iyi şeyler değil, niye kapalı oylama yapılmaz pek anlamış değilim.

Ben sadece 4’ncü kez başkan seçilen Önder Taşan’ın “40 projeyi hayata geçirdik” sözüne takıldım. Kent Konseylerinin böyle bir görevi mi var? Benim bildiğim Kent Konseylerinde yaşanılan şehirle ilgili (ya da ilçe ile) bir proje yapılır ve ilgili Belediyedeki ilgili makama sunulur. İlgili makam da onu Belediye Meclisine sunar. Belediye Meclisinde görüş alışverişi yapılır ve ilgili müdürlüğe “gereği yapılması” için gönderilir. İlgili Belediye birimi de konunun işlerliğini sağlar.
Senin ne gücün var arkadaş? Kendinizi nerede görüyorsunuz?
Paralel belediye yönetimimi kurmuşsunuz?
40 projeyi hayata geçirdik!
Ortahisar Belediyesinden de bir Allah’ın kulu çıkıp şu aklı bir karış havada olanlara akıl vermiyor…
BALIKÇILIKDA DERİN MEVZULAR…
Derin mevzular derken denizdeki derinlikten bahsedeceğim, yanlış anlamayın.
Trabzon’da balıkçı gemilerinde kullanılan BAGİS cihazlarının yenilenmesine başlanılmış, ilk etapta 19 metre ve üzerindeki teknelerdeki denetim ve takip sistemini güçlendirecek çalışmalar yapılacakmış. BAGİS, balıkçı gemilerini izleme sistemidir. Bakanlık denizlerimizdeki sürdürülebilir balıkçılığı sağlamak ve yasa dışı avcılığı önlemek amacı ile geliştirilen resmi bir takip sistemi. Otobüslerdeki takometre gibi.
Peki, size bir soru sormak istiyorum, Yunanistan da balık durumu nasıl? Bizdeki gibi kıt mı? Yoksa bol mu?
Siz düşüne durun ben cevap vereyim: Evet bol, hem de ne bol…
Diyeceksiniz ki, bizde aynı denizi kullanıyoruz ama onlarda bol bizde sayılı. Nasıl oluyor? Çünkü Yunanistan da 40 metre derinlik sınırı var. Niye 40 metre? Çünkü 40 metre derinliğe kadar güneş ışığı ulaşıyor, deniz içindeki çayırlar bu ışık ile fotosentez yapıyor, balıklar da bu çayırlarda hem besleniyor hem ürüyor. İşte tüm Avrupa ülkelerinin koyduğu 40 metre yasağı bu alanları koruma altına almak için.
Peki, bizde sınır ne kadar?
24 metre!
Sadece Yunanistan’da mı var bol balık? Hayır, elbette Bulgaristan’a git aynı, Romanya’ya git aynı bolluk. Adamlar Avrupa Birliği üyesi oldukları için kafalarına göre avlanma yapmıyorlar. Her şeyin bir kuralı var, kaç metre derinlikte balık avlayacaklarını, yılda kaç ton balık avlayacaklarını, balık stoklarını, balıkçı filolarının yönetimini ve denetimini Avrupa Birliği Yönetmeliği belirliyor. Ve tüm ülkeler bu kurallara uyuyor, bol balıkları oluyor.
Türkiye Avrupa Birliği müzakerelerinde “balıkçılık faslı”nı ne zaman açtı? 2006 yılında. Gelinen 20 senede gram ilerleme oldu mu? Elbette buna da vereceğimiz cevap: Hayır.

Avrupa Birliği ülkelerinde yılda kişi başına düşen balık miktarı ne kadar? 26 kilo.
Biz? 7 kilo.
Norveç’te 6 bin 400 balıkçı teknesi var, 150 ülkeye balık ihracatı yapıyor. Sende 18 binden fazla balıkçı teknesi var, 100 ülkeden balık alıyorsun! Balıkçılık ya, balıkçılık dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde “Balıkçılıktan Sorumlu Bakanlığa” ya da “Denizcilikten Sorumlu Bakanlığa” bağlı iken Türkiye’de kime bağlı? Tarladan ve ormandan sorumlu Tarım Bakanlığı’na.
Düşünün ayrıca, üç bir tarafımız denizlerle çevrili iken deniz büyüklüğündeki göllerimiz varken biz niye çiftliklerde veya karadaki havuzlarda balık yetiştirmeye çalışıyoruz?
Yakında ağaçta balık yetiştirmeyi bulmazsa ben bir şey bilmiyorum bizimkilerin.
Siz oyalanın duble yollar, yeni havalimanları, üst geçit altında yeni yaşam alanları ve sahil güvenliğin denetimleri ile…
Ben bekliyorum Fen Lisesi öğrencilerinden: Hamsi Kavağa Çıktı, projesinin müjdesini…
ÜLKEDEKİ TAŞIMALI SEÇMEN…
CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, geçen hafta yapılan 6 beldedeki Belediye seçimlerinde taşımalı seçmen vakasının oluşturulduğunu söylemiş.

Gümüşhane Tekke Belediye seçimlerindeki nüfus oynamasının da örneği veren Suiçmez, “2024 Yerel seçimlerinde Tekke’de toplam seçmen sayısı 1252 iken iki sene sonra 6 Mayıs 2026’da bu sayı nüfus patlaması ile 2984’e yükselmiş olduğunu” söylemiş.
Görüyor musunuz, iki yılda seçmen tam 1732 kişi artmış!
“İki yılda istihdam mı arttı, fabrikalar mı kuruldu Tekke’de? Nasıl oldu da nüfus iki katına katlandı?” diyor CHP’li vekil.
Valla ne diyelim, yaparsa en iyisini AKP yapar…
ÜNLÜLERE UYUŞTURUCU OPERASYONU…
Dün sabah uyandık, açtık TV’yi alt yazı da aynen şöyle “Son Dakika: Ünlülere 22 operasyon”…
Nedir derdiniz arkadaşlar? Çağırsanız gelecek adamların kapısına sabahın köründe silahlı güçle dayanmak neyin göstergesi? Herkesin ailesi var, çoluğu çocuğu var, sevenleri var.

Sizde iyi bilirsiniz ki kimse ağaç kovuğundan çıkmıyor.
Eğer haklarında iddia varsa çağırır sorarsın, gerekli olursa gönderirsin Adli Tıp’a.
Ne oldu arkadaş, ne oldu da biz masumiyet karinesini kaybettik bu ülkede?
Herkes potansiyel suçlu, al içeri suçsuzluğunu kanıtla diyorsunuz!
Sanki birileri yine milletin dikkat süresini test ediyor, Kılıçdaroğlu için gündem mi yaratıyorsunuz?
Tüm ünlülere de mutlak butlan atayın, biz de rahat edelim…