Derler ya, testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur. AK Parti’yi eleştiren, yol gösteren yorumlar için bu terim kullanılabilir. Görülen şu, Cumhurbaşkanı ve Partinin Genel Başkanı Erdoğan, hem kırgın hem de kızgın. Kime millete mi?

Asla.

Kırgınlığı ve kızgınlığı kendiesini yanıltanlara.

Özellikle anket sonuçlarının iyi geldiği birçok il’de ve ilçelerde seçimlerin kaybedilmesi.

Merkez Karar toplantısından sonra basına sızan bilgilere göre Erdoğan,

-‘Ben dahil herkes hesabını verecek’ demiş.

-‘AK Parti’de kimse hesap sorulamaz olmadığını görecek.’

-‘Bu sonuçların en önemli sebebi hayat pahalılığıdır.’

sözlerini kullandı ve hem genel başkan yardımcılarında hem de bakanlarda bir revizyona gidebileceğini gösterdi.

Çalışma grupları her il için raporlar hazırlayacak ve Erdoğan’a sunacaklar.

Ancak, Erdoğan sanırım şunu öğrenmiştir.

Siyaset tek kişi ile yapılmıyor.

Olmuyor. Gayret etti en fazla o çalıştı ama şimdi soralım?

Türkiye’de her birinin kendi başına bir potansiyeli olan bakanlar kurulunu neden değiştin?

Yıldızlar topluluğu takımı, Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı gibi neden dağıttın?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ki, bir dönem Yüzde 20’lere çıkan oy yüzdesi vardı.

İkinci adam gibi idi.

İnisiyatif kullanıyor ve Tayyip Erdoğan’ın elini ve yükünü rahatlatıyordu.

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin gelecekteki lider adaylarından birisi idi.

Hulusi Akar, öyle böyle yeri geldi mi Yunanistan’a postasını koyuyordu.

Vedat Bilgin, başbakanlar kadar ağırlığı olan bir bakandı.

Numan Kurtuluş, Türkiye’de siyasi yaşama ömrünü vermiş isimdi.

Meclis başkanı oldu ve siyaset üretmekten ayrı kaldı.

AK Parti’de iller ve ilçelerde bundan sonra konuşulacak.

Değişimler olacak.

Ancak şunu unutmamak lazım.

Her değişim bir bölünmeyi getiriyor.

AK Parti’deki kaybın sebeplerinden birisi de bu.

Trabzon Ortahisar’a eski merkez İlçe Başkanı Ergin Aydın geldi.

Etrafında sıkı bir halka oluşmadı.

Trabzon’da da bu ciddi manada yaşandı.

Kibir ve rant meselesi.

Yıllar geçtikçe iktidarda kalan ve köklenen bütün partilere sirayet eden bir hastalıktır.

Bundan kurtulmak kolay olmayacak

Özetle burada da Tayyip Erdoğan iğneyi yardımcılarına batıracak ama çuvaldızı kendisine.

Çünkü her geçen yıl etrafındaki çember kalınlaştı.

Bir taş duvarın arkasında kaldı.

Ve öyle olunca da ‘ben yaptım oldu’ kararları çok ama çok sıklaştı.

Erdoğan’la istişare yapabilecekler ikinci üçüncü halkalarında dışında kaldı.

‘Yaşa padişahım’ diyenlerle devam etti.

Burada son olarak diyeceğim şu:

Erdoğan seçim sonuçları ile hesaplaşırken futbola da el atmalı.

Ve Futbolun gerçekten özerk olmasını sağlamalı.

Bir de marketler yasası çıkararak onlara çekin düzen vermelidir.