Suriye’de son gerçekleştirilen katliamla yüzlerce masum insanın ve bebeklerin kimyasal gazlarla katledilmesi dengelerin değişeceğinin habercisi.
Birden çok hesap yapılıyor.
ABD, Suriye askeri hava sahasını vurdu ve Suriye’den kayıplar var.
ABD başkanı Trump, Suriye’ye askeri müdahaleden söz ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle bir girişim olması durumunda destek vereceklerini, sözlerin lafta kalmamasını açıkladı.
Ve önceki gün ABD saldırısından sonra Türkiye bu saldırıyı onayladığını bildirdi.
Rusya ise BM’yi acil toplantıya çağırdı.
Emperyalistlerin Suriye’de kanı durdurmak gibi bir dertleri yok.
Tek mesele enerji koridoruna sahip olabilmek petrolden ve doğalgazdan daha çok pay kapabilmek.
Gaddar Esad Rejimi ise sadece kendi siyasi ikbalinin hesabında.
Orta Doğu’da değişik hamleler yapılıyor.
Son ABD saldırısı ile aslında Kürt devleti için PYD ve YPG’de meşrulaştırılmış oluyor.
Türkiye kendi güvenliği için Suriye’nin kuzeyinde Kürt koridoruna kesinlikle izin vermeyecek.
Fırat Kalkanı harekatı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni harekatlar olacak sözleri bunu ispatlıyor.
Kerkük’e Kürt bayrağının çekilmesi, Kerkük’ü Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin parçası haline getirmenin planı.
Türkiye buna şiddetle karşı duruyor.
Başbakan Binali Yıldırım, söz konusu durumun kendileri için hayal kırıklığı olduğunu ifade etti.
Musul’da da amansız bir mücadele var.
Türkiye, bölgede DAEŞ unsurlarını temizlemeye devam edecek.
Otorite boşluğu ile Kerkük oldu bittiye getirilmeye çalışılıyor.
Suriye ve Irak savaşının Türkiye’ye maliyeti sadece maddi boyutta değil.
Göç halkalarını, göçten sonra yaşanan insanlık dramlarını düşünün.
Canlı tarihin içinden geçiyoruz.
Bütün yükü Türkiye çekiyor, bedelini biz ödüyoruz.
Orta Doğu’da nihai hedefin Türkiye olduğu asla unutulmamalı.
Türkiye 2011 yılından sonra dış politikada makas değişikliğine gitmeye başladı.
Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen, plan kuran, kendi çıkarları ekseninde bölge hesapları yapan bir Türkiye.
Geçmişe dönüp baktığımızda neden daha fazla güçlü olamadık, neden daha fazla çalışamadık, neden içimizde hainlerin yetişmesine engel olamadık diye çok hayıflanmamız gerekiyor.
Orta Doğu’da BOP projesi derken hedeflerden biri de Türkiye’nin de bölünmesi ve kolay yönetilebilir hale getirilmesiydi.
Şimdilerde Irak ve Suriye’nin bölünmesinin de arkasında bu var.
ABD’si, İngiliz’i, İsrail’i, Rusya’sı, Almanya’sı ve hatta Çin hepsinin bir hesabı var.
Bu toprakların gerçek sahipleri olan Müslümanların bir planı bir hesabı olmayacak mı peki?
Elbette olacak. Ne yaparlarsa yapsınlar ister PKK, ister DAEŞ, ister FETÖ…
Ne kadar denerlerse denesinler, Türkiye mücadelesinden asla taviz vermeyecektir.
Halkımız 15 Temmuz şanlı direnişinden çok daha şanlı direnişler yapar vatanını teslim etmez.
16 Nisan referandumundan sonra Türkiye daha bir kararlılıkla dünya politikasında aktör olmaya devam edecektir.
Yeter ki biz içerde bütünlüğümüzü kardeşliğimizi bozmayalım.
Çok Okunanlar
Kupada Kader Gecesi! Trabzonspor’un Gözü Başakşehir Maçında
Kupada Kritik Viraj! Trabzonspor İçin Başakşehir Maçı Kader Niteliğinde
Giresun'da lüks cipe 4 bin liralık gümrük zararı nedeniyle el konulduğu ortaya çıktı
Oulai Sahneye Çıktı! 20 Saniyelik Dripling Dünya Gündemine Girdi
Trabzonspor’dan Sürpriz Forvet Hamlesi! Gündemde Şampiyonlar Ligi Parlayan Yıldız
Güncel Fındık Fiyatları Ordu, Giresun, Trabzon Serbest Piyasada ne kadar?