Hazine  ve Maliye Bakanı Albayrak, devlet harcamaları ve mali disiplini kontrol altında tutacak tarihi bir adım daha attı.
Milyonlarca vatandaş altınını, dövizini bozdurarak ülkesine sahip çıkarken devlet de her alanda kemer sıkma kararı aldı.
Tasarruf önlemleri kapsamında çok sık gündeme gelen kamu araçları ile ilgili kapsamlı çalışma başlatıldı.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın imzasıyla tüm kamu kurumlarına bakanlıklar, bağlı ilgili kuruluşlar, KİT'ler ve belediyelerden sahip oldukları ve kiraladıkları araç envanterleri istendi. Yerinde, radikalve isabetli bir karar.

***
Meslektaşım sevgili Osman Diyadin’in görüşüne aynen katılıyorum.
Kim ne derse desin…Kim ne söylerse söylesin…
Tarihte görülmemiş bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti devletinin  ABD tarafından ekonomik saldırı altına alındığı bu dönemde  Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğuna oturmak öyle her baba yiğidin  harcı değildir…
Ve bütün  bu saldırılara karşı Türk ekonomisini  dik duruş ile  eğilmeden, bükülmeden dimdik ayakta tutmak tarihe not düşmekten başka bir hiçbir şey değildir..
Çünkü bugün  kimin ne yaptığını Türk tarihi yazacaktır...
İşte böylesine bir dönemde Bakan Berat Albayrak’ ın az  zamanda  ortaya koyduğu üstün  performans öyle yabana atılamayacak kadar çok değerlidir...Bu radikal kararlara devam etmelidir..
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Trabzonlu hemşerimizdir. Üstün niteliklerini birkaç kez yazdım. Kamudaki savurganlığa mutlaka son vermelidir. Bu neşteri, radikal olarak ancak sayın  bakan vurur ve tarihe geçer..
Daha öncesinde yazmıştım. Tekrarında fayda var.
                                             ***     
11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kendisine tahsis edilen ‘Huber” Köşkü’nde kalıyor. Bu ayrıcalık niye? Basında yer alan haberlere göre:
55 koruması, 45 memuru ve 18 resmi aracı varmış. Bunların parasını devlet ödüyor..
Merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Güniz Sokaktaki mütevazı; kendi evinde kalıyordu.
Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Gölbaşı’nda, eskiBaşbakan Mesut Yılmaz, İstanbul -Beykoz’da kendi evlerinde yaşıyorlar? Rahmetli Ecevit ile Erbakan’da aynı şekilde kendi evlerinde yaşadılar, devlete yük olmadılar.
                                             ***          
Cumhurbaşkanlığı makamını ayrı tutuyorum. Çünkü Devleti temsil ediyor. TBMM’deki saltanat, akıllara durgunluk veriyor.
Grup Başkanvekilleri, TBMM Başkanvekilleri, İdare Amirleri, Kâtipler, Komisyon başkanlarında koruma ve araç saltanatı var. İktidar partisinin bir Grup başkanvekilinde üç yakın koruması var(mış). Kimden korunuyor?
Görevdeki bakanları de, aşırı olmamak üzere anlayışla karşılarız.(Bir araç bir koruma gibi) Kurul başkanları. Yüksek Yargı başkan ve Üyeleri. …Genel müdürleri kimden koruyoruz?
Bir örnek verelim. Sayıştay başkanlığı görevinde bulundu. Akabinde aynı kurumda üye olarak kaldı. Hem yakın koruması var, hem de Gölbaşı’ndaki villasında 24 saat koruyan polisler var.
Hâkimler Savcılar Kurul üyeleri… Emekli olduklarında, devletin resmi araç, şoför, koruma… Ölünceye dek. Allah aşkına,  böyle saltanat olur mu? Bu devlet bu kadar zengin mi?
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin Meclis’te bile dört koruma ile gezdiğini gördüm.
13 bin polis, yakın korumada görev yaptığını söylüyorlar. . Bir de bunlardan, hassas noktada görev yapanlar var. Gerisini siz düşünün.
                                                  ***
Devlet, 2017 yılında.. “Hizmet Alımı Yöntemi” ile yaklaşık 14 bin araç kiralamış. Bu araçların yakıtı, şoförü, bakımı devletten. Ayrıca bu araçlar sivil plakalı olduğu içinde, kimlerin hizmetinde olduğu bilinmiyor.
Ve kiralanan araçların  piyasa değeri üzerinden, üç yıl içinde firmaya  ücreti  ödeniyor..
Türkiye’de 200 bin makam aracı bulunuyormuş... Kendi binalarını terkeden devlet, lüks gökdelenlere kiraya çıkmış. Bu kadar zengin miyiz?
Sular altına gömülen Hasankeyf’e 100 trilyon harcandığı söyleniyor, doğru mu?. TOKİ’ ye devredilip yıkılacağı söylenen Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi, milyonlar harcanarak onarımı yapılıyor.(muş).
Kamu kurumlarına kiralanan binalar keza öyle..5 yıllık kirası ile aynı bina satın alınabiliyor. Bakanlık kaynaklarına göre, sadece bir yıl içinde, kiralanan lojmanlar, hava ve deniz taşıtları, personel servisi için 5 milyar ücret ödenmiş. Kiralanan hizmet binaların yıllık bakım onarım gideri 2 milyarmış...
                                                    ***  
Araç saltanatına son verilmeli. Lojmanların tümü  satılmalı.,Kamu kurumlardaki yemekler, Personel servisleri, Makam araçlarını tarihe gömmeli. Genel müdür ve üst düzeydeki bütün bürokratlara verilen ‘Temsili giderleri’ yasaklanmalı.
Avrupa’da başbakanlar ve bakanlar  bisikletle  işe gidip -geliyorlar..Odacı, çaycı, en düşük memur kendi imkanları ile işe gidiyorsa, Genel müdür ve üst düzeydekilerde, garajlarındaki lüks araçlarını görücüye çıkarsınlar ve işe öyle gitsinler. Yatırımlar mutlaka denetlenmeli ve gerçek  değer üzerinden yapılmalı
***
Kamuda ;Bakan yardımcıları dahil, yüksek Yargı başkan ve üyelerinden (Danıştay-Yargıtay, Anayasa Mahkemesi, Sayıştay)Hakimler Yüksek Kurulu Üyeleri, Üst Kurul başkanları ve üyeleriden, Cumhurbaşkanlığındaki bütün bürokratlarından…TBMM  ve bakanlıklardaki makam sahiplerinin tümünden, askeri sivil nerede makam aracı ve koruma varsa tümü kaldırılmalı..
İçişleri gibi önemli bakanlıklarda bulunmuş, terör odaklarına hedef olmuş kişiler hariç , bütün eski  ve yeni siyasetçilerde bulunan araç ve korumalar geri çekilmeli.
Radikal karar ve gerçek tasarruf böyle olur. Bakan Albayrak ’in radikal kararlarını destekliyoruz..