Türkiye’ye ve Trabzon’a yapılacak olan en büyük iyilik ne diye
sorsalar şunu söylerim.
‘Üretim yapmak.’
Trabzon’da nereye bakarsanız bakın tütekim var.
Hep şunu yazdım.
Trabzon’un yeni Hekimoğullarına ihtiyacı var.
Yeni Gündoğdulara, yeni Oltanlara ihtiyacı var.
Trabzon üretecek.
Bunu en güzel yapan isim Celal Hekimoğlu idi.
Sıfırdan başladı.
Arkadaşlarıyla birlikte sanayinin temelini attı.
Karçeliktaş’ı, Kastaş’ı kuranlardan.
Sonrasında Hekimoğlu doğdu.
Türkiye’nin mücitlerinden biri oldu.
Yıllar önce ciddi hasta oldu fakat hiç yıkılmadı.
İnancıyla, imanıyla onca hastalığa karşı direndi.
Hiç belli etti mi?
Yüzündeki o renk hiç gitti mi?
Gitmedi.
Bu inanmanın ürünüdür.
Trabzon’da Hekimoğlu yaklaşık olarak 500 işçi çalıştırıyor.
Bu işçiler aileleriyle birlikte ortalama 3 bin insan eder.
Onlara ekmek verdi.
Onları disiplin içinde çalıştırdı.
Her çalışanını bu kentin aidetine ortak etti.
Oğlu Trabzonspor’a başkan adayı oldu.
Destek verdi,
İçinden belki de ‘Yapma oğlum’ dedi.
Ama bir babanın yapması gerekeni yaptı.
Milyon dolarlık krediler açtı.
Kazanamadı, fabrikada onu yine törenle, hatta hopteklerle karşıladı.
Celal Hekimoğlu arkada sadece büyük bir işletme değil.
Aynı zamanda. Celil gibi; Cemil gibi; Nihat gibi ve Suat gibi kenti özümsemiş
Türk milletinin değerlerini üstte tutan.
Dürüst, Trabzon ve ülkesini seven çocuklar bıraktı.
Onun için Celal Hekimoğlu’na saygı duyuyoruz.
Celal Hekimoğlu hem Trabzon hem de Türk insanına örnek oldu.
Tekrar söylüyorum,
Üretim,
Üretim, üretim.
Yine üretim.
Üretmeden tüketmek Türkiye’nin ve Trabzon başındaki en büyük sorundur.
Daha ileri gidiyorum, beladır.
Güle güle Celal Hekimoğlu.
Büyük bir marka yarattın.
Ve Çocuklarının sırtına da büyük bir sorumluluk yükledin.
Onların görevi bu marka ile 27 değil, 57 ülkeye ihracatı başarmaktır.