Küçük yaşlarda annemle baş başa kaldık. O annem o kadar merhametli idi ki, kendisi yalınayak dolaşır çocuklarının ayakları üşümesin isterdi. 6 yıl her sabah 4.5’da kalktı yedirdi içirdi bizi Arsin’e okul için yürüyerek yola koydu ve öğleden sonra da gelmemizi bekledi.
Sağcıları ve Solcuları birbirine kırdıran(5 bin ölü) NATO’nun örgütü Gladyo’nun tuzağına tam da düşecekken Kenan Evren yönetime el koydu. Rahmetli Annem ona ve komutanlarına dualar yağdırmıştı.
Genelkurmay Başkanı ve Devlet Başkanlığı yapmış, Anayasası yüzde 95 ile kabul edilmiş Evren’in cenazesine giden olmadı. İyiyiz hasız da hep güçlünün yanında olduğumuzu test edip onaylayan cenaze sürecini izlemiştik!
1982’de Lise bitti ve Anadolu Ajansından içeri girdik. Trabzon basınına onlarca muhabir ve yönetici kazandıran Suavi Kaptan’dan meslek ahlakını aldık. Kuzey Haber Gazetecinde 4 yıl Demirkırlar sanayi sitesindeki ofiste yatarak muhabirliği sürdürdük.
47 kişinin öldüğü sel gecesi(1990) Değirmendere taşmış ve su Demirkırlar’daki odamın altına kadar çıkmıştı!
Gazetecilerin hele de yöneticilerin mesleki ömrü kısadır. Patronlar bazı hedeflerine ulaşamadıktan sonra ‘başarısız oldun’ diye ya yöneticiyi kovar, ya da pasifize ederler.
Karadeniz Gazetesinde böyle bir seçim sürecinin ardından Yazı İşleri müdürlüğü koltuğuna oturduk.
11 yıl sonra, Osman Yazıcı’nın akıbeti bizim başımıza da geldi. Karadeniz Gazetesinden 16 kişi birden ayrıldık ve bu gazeteyi kurduk.
Ahmet Sancak’ın cesareti, Salih Çamoğlu’nun yöneticiliği ile TAKA Gazetesi büyüdü ve çok güzel bir aileye dönüştü. 23 yıldır fedakarlıklarla ayakta. Şimdi, Zeki Sancak, Yusuf Turgut, Zihni Ağırman mesai arkadaşlarına ağabeylik yapıyor.
Cemiyet Başkanlığım, Gazeteciliğin zor meslek olduğunu gösterdiği gibi bu meslekte vefanın az olduğunu ölenin unutulduğunu söylersem yanlış olmaz.
Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, Murat Taşkın ve Halil Bahadır’dan sonra Trabzon’a Ankara’dan gelen ilk mektepli gazetecilerdendi.
Trabzon’a hangi görüşten siyasetçi gelirse gelsin sorusunu sorardı.
Gerçek bir demokrattı.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanıyım. Rahatsızlandı ve Ahmet Şefik genç yaşta vefat etti.
Cemiyetin önünde tören yaptık ve ardından da Akçaabat Demirkapı köyüne götürerek defnettik.
Cemiyetteki törenlerde tabutların üzerine Türk bayrağı ya da Cemiyetin flamasını atarız. Ahmet Şefikte de flamamızı tabutun üzerine serdik.
Defin oldu ve Haluk Ayyıldız ile yola çıktık Trabzon’a döneceğiz.
Telefonumuz çaldı, Gazeteciler Cemiyetinden aranıyoruz: ‘Başkanım, tabutun üzerinde cemiyetin flaması vardı, mezarda kalmasın!’
O acılı günde tebessüm ederek ‘Ya, Ahmet Şefik’i mezarda bıraktık flama kalsa ne olur!’
Gazetecilik bu.
Güzellikleri yok mu, var. 2 yıldır Arsin’de yeşeren bir tohum öyle güzel meyveler verdi ki
Vefanın zirve yaptığını gördük.
Arsin Vefa Derneği Trabzon’da Gazetecilik yapan ve 25 yılı aşmış gazetecileri ödüllendirdi.
Başkan Zafer Mollahüseyinoğlu ve arkadaşlarının bu jesti herkesi duygulandırdı.
Cevat Ocak’ın kızı Cansu’nun babası adına aldığı Vefa ödülü salondakilerin gözlerini yaşarttı.
Allah rahmet etsin.
Gazetecilik de çileler çektik. Şimdi Şükrediyoruz.
Çünkü biz şanslıyız.
7 Ekim 2023 gününden bugüne Gazze’de 287 Gazeteci öldürüldü.
Onlar Vahşetin boyutlarını dünyaya yansıttılar.
Ve A.A’dan bir görüntü. Türkiye’de yaşamanın değerini bilmeyenler, iktidara olsun muhalefet belediyelere kızanlar izlesin.
Filistinli genç ciğerlerine oksijen alması geren annesi için cihaz bulamamış ve otomobil lastiği pompası ile annesine hava sıkıyor.
Onun için bu güzel vatanı eleştirirken bin kere düşünün!