ABD’ye özenmediğimiz bir bu kalmıştı, 14 Nisan Şanlıurfa ve 15 Nisan Kahramanmaraş bize gösteriyor ki o seviyeye de erişmiş bulunuyoruz. Vatanımıza hayırlara vesile olsun.

Düşünebiliyor musunuz, 14-15 yaşında bir çocuk babasının evdeki 5 silahını alıyor beline takıyor, mermileri biter diye de 7 yedek şarjörü de cebine yedekliyor. Okuduğu okula gidip sınıf basıyor ve biri öğretmen 9’u öğrenci 10 kişiyi öldürüyor, kendi de ölüyor.

Babası 1.ci sınıf Emniyet görevlisi, 5 tabanca evde ulaşılır yerde. Kullanmayı da öğretmiştir diye düşünüyorum. Anne Edebiyat öğretmeni…

Sosyal medyada gördüm biri yazmış, “işte sizin laik sisteminiz” diye. Sanırım 6-7 ay önce idi, o da 16 yaşındaydı ve o da babasının silahını kullanmıştı. İzmir’de karakol basmış, 3 polisimizi şehit etmişti. Ne için bu katliamı yapmıştı bu çocuk? Cinayetleri din uğruna işlemişti, İŞİD terör yanlısı idi. Yusuf Tekin’in çok önem verdiği okullarda yetişmişti, çokça din dersi okumuş, ezberlerini ve ibadetini tam yapmıştı. Normal okullara gitmeyip normal öğretmenler eğitmediği için imamlardan çok güzel “değerler eğitimi” almıştı. Gitti kafir saydığı bu devletin karakolunu bastı ve kafir gördüğü polisleri katletti. Şimdi kalkıp biz Yusuf’u mu kötüleyeceğiz.

Hayır, sıkıntı komple sistemde, sistem meyvelerini veriyor. Onurlu, ahlaklı, dürüst insanlar, kültürsüz, eğitimsiz, onursuz, vicdansız insanların elinde tükenip gidiyor…

Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz diye geldiğimiz noktayı görüyor musunuz?

Çocukları koruyamıyoruz, okulları koruyamıyoruz, kadınları koruyamıyoruz, ormanları koruyamıyoruz, tarihimizi koruyamıyoruz, aklımız yerinden çıktı yeminle artık onu da koruyamıyoruz.

Ama ülke de korunan tek şey var, AKP’nin milli (!) ve maddi menfaatleri!

Ha, bir de bu Yusuf var, istifası beklenen.

Yusuf Tekin yalnız değildir. (onun gibi binlerce vasıfsız, kötü niyetli, ülke ve halk düşmanı insan var saymakla bitmez)

İstifa etme Yusuf, arkandayım…

BAK YUSUF…

Şunu asla kafandan hiç çıkarma Yusuf, sen Türkiye Cumhuriyetinin açık ara en beceriksiz bakanısın.

Okullarda saldırı oluyor, çıkıp tek kelime edemiyorsun. Normal bir Bakan ortalığı ayağa kaldırır, öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin yanındayız der, demesi gerekir ama sen susuyorsun. CHP ile uğraştığın kadar şu münferit olaylarla uğraşsan şu an bambaşka şeyler konuşuyor olurduk Yusuf.

Soruların çalınıyor gıkın çıkmıyor, öğretmenlerin öldürülüyor gıkın çıkmıyor, öğrencilerin öldürülüyor gıkın çıkmıyor Yusuf.

Sana bir önerim var Yusuf, pazartesi tüm okullarda sela okut, sonraki tüm ziller için ezan çaldırırsın hoparlörlerden. Sana kalsa LGBT dersi yaptırmayarak da tüm gençliği kurtarmış, okulları güvenli hale getirmiştin değil mi? Ülkenin okullarını tarikat yuvalarına çevirdin, yurtta yılbaşı kutlamalarını yasakladın ama kendi kızının Londra’da Noel kutlamasına gitmesinde hiçbir beis görmedin. Şu çocuklara oruç tutmayı dayatacağına önce “öldürmenin kötü bir şey olduğunu” öğretseydin bakan efendi…

Görevde olduğun 31 ayda 37 kişi ölmüş okullarda. Sen hala bin yıldır Ramazan’ı kutlayan bir ülkeye Ramazan’ı kutlamamız gerektiğini anlatıyorsun. Bin yıldır Cadılar Bayramı kutlamamış bir ülkeye Cadılar Bayramının büyük tehdit olduğunu anlatıyorsun. Maarif sistemin sayesinde 2 günde 40 öğrenci, öğretmen saldırıya uğradı/ öldürüldü.

Müdürlüklerinizin kapısında, bakanlıklarınızın kapısında, iktidar milletvekillerinin kapısında, saraylarınızın kapısında güvenlik var Yusuf. Bu ülkenin asıl korunacak yurttaşları çocuklarmış Yusuf, sayenizde bunu anladık.

Bugün senden eğitim camiası adına bir tepki vermeni bekliyoruz.

Yapabilir misin?

Yapamazsın!

Yüzünüz yok Yusuf, yüzsüzlükte tavan yaptınız da ondan…

MAFYA DİZİLERİ YASAKLANSIN MI?

Milletçe meclisin bu kararı almasını bekliyoruz?

Bence yasaklanmalı, netim bu konuda.

Abi, dur durak yok dizi yapımcılarında. Deli Yürek, Kurtlar Vadisi ile ayyuka çıktı bu jenerasyon, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz falan derken Eşref Tek’le bütün 18 yaş altı maddi zorluk yaşayan çocukların damarlarına nüksetti. Bir durun dizi yapımcıları yalvarıyorum bir durun arkadaşlar.

Siz para kazanacaksınız diye tüm Türkiye zehirlendi. Yeminle herkes Polat olacak, Eşref olacak zannediyor kendini, sonra cezaevlerinde ranzada vardiyalı yatıyorlar. Yaptığınız dizilerde bir kurgu yok, direk fakirliğin veya başıboşluğun çıkış kapısı sicilinin kabarık olmasında gösteriyorsunuz. Türkiye’de hiçbir dönem, bu dönemki gibi suça karışmanın normalleştirilmiş ve bir gurur nişanesi olarak anılmamıştı.

Eve size söylüyorum Mafya dizileri yapımcıları, lütfen Türk milleti adına sizden rica ediyorum. Tamam, çok para kazanıyorsunuz ama arkadaş bunun bir vebali var, lütfen biraz ara verin.

Trafik kazaları çok oluyor, arabayı yasaklayalım demiyoruz. İnsanlar cinayet işliyor, mutfak bıçağını yasaklayalım demiyoruz ama arkadaş lütfen şu şiddeti özendiren dizilere az biraz ara verin. İşin hakikaten cılkını çıkardınız. Resmen evimizin bahçesine zehirli sarmaşık ekip, çocuklarımızın gül toplamasını bekliyor gibi bir haldeyiz.

Benim gibi özgürlükçü ve yasak tanımaz insanı bile çileden çıkardınız.

Bir durun da…

SİSTEM Mİ BUNU İSTİYOR?

Yıllardır sistemli, bilinçli ve haince bir ülkenin eğitim sisteminin üzerine çöktüler. Eğitimin insan üzerindeki etkisini etkisizleştirdiler, toplumun her kesimini yozlaştırdılar bu proje ile.

Allah ile kandırdıkları insanların hayatından ahlakı, eylem sorumluluğunu, empatiyi, utanma duygusunu planlı bir şekilde çekip aldılar ve işte gördüğünüz bu posa kaldı geriye.

Ergenlik yaşına bile erişmemiş bu çocuğun birkaç dakikada 9 kez katil olup sonunda kendini öldürmesinin açıklanacak asla makul bir sebebi yoktur.

Bu yaşananlardan en baştakinden, bakanına, TV dizisine, gündüz kuşağı programlarına, sosyal medyasına, bürokratına, müdürüne, öğretmenine, arkadaşına ve ailesine kadar herkesin ortak payı vardır.

İddia ediyorum bu sistem içinde yetişen bu katil çocuklar, derhal ve katı önlemler alınmazsa kanser haline gelecektir. Şimdilik bunların habis tümörlerini seyrediyoruz. Önlemler alınmazsa ve bizi yönetenler akıllarını başlarına almazlarsa toplum içindeki bu habis tümörler çok daha fazlasını üretip bizi içten içe kemireceklerdir.

Ülke bu tek adam rejimi ile olası bir felaketin eşiğindedir, desem hiç de az demiş olmam.

Açın bakın yandaş medyalarına “zaten Amerika da hep oluyor ya” diyorlar.

Sizin sisteminiz batsın, emi…

ÜLKE İYİ YÖNETİLİYOR…

Hukuk sistemi çökmüş, adalet işlemiyor, adil yargılama yok. Yasalar, ceza sistemi kişiye, güce göre şekilleniyor. Suç işleyen masum, katledilen ise “ama o da…” diyerek suçlu ilan ediliyor. Suça itildi çocuk, diyerek can alan çocuklar ya salıveriliyor ya da cezası hafifletiliyor.

Ama ülke iyi yönetiliyor…

Deprem oluyor, çocuk cinayetleri patlıyor, sokakta gençler öldürülüyor ama hükümet yetkilileri çıkıyor “bunlar siyasetin konusu değil” diyor. Yani sorumlulukları olan kişiler sorumluluklarından kaçıyor.

Ama ülke iyi yönetiliyor…

Eğitim sistemi yerlerde, berbat. Müfredat yetersiz, çocuklara bir şey öğretilmediği için saygısız bir gençlik türüyor. Aile terbiyesi yetersiz, din asla bu ahlaki çöküşü örtmüyor.

Ama ülke iyi yönetiliyor…

Kültürel değerler mafya dizilerine evrilmiş. Her gün TV de birbiriyle ya kavga eden ya birilerini döven, öldüren ya da aldatan insanlarla dolup taşıyor. Bunlara özenen insanlar, gençler arasında en çok dinlenen şarkılar listesine bakın hepsi küfürlü Türkçe rap. Her yerde çeteler var, çocuklar buralarda adam (!) olmayı öğreniyorlar.

Ama ülke iyi yönetiliyor…

Akran zorbalığı, fakirlik, çarpık aile yapısı, arkadaş ortamları, kendini ifade edebilme sorunu, bir şeylere ulaşamama ve ciddi gelir dağılımı dengesizliği var ülkede.

Ama ülke iyi yönetiliyor…

Suç yönetende değil, yönetilende!

İLKOKULDA DAYAK YEMEYEN VAR MI?

Dumlupınar’da ilk öğretmenim Oğuz Bey’di. (Soyadı Oğuzman ama ona herkes Oğuz Bey derdi) Çok naif bir öğretmendi ama kızdığında ceza vermesi gerekirse tahtaya kaldırır tek ayaküstünde zil çalana kadar bekletirdi. Yan sınıfta Niyazi Bey vardı, müthiş keman çalardı. Bize de müzik dersinde kemanı ile gelir Türk Musikisinin güzel şarkılarını çalardı. Bir de Vasfiye hocanım vardı, herkesi tirim tirim titretirdi. Kuzenimin başına makasın tutma yeriyle zonk diye dikine vurmuştu, Aycan saatlerce kendine gelemedi…

Ortaokula gittik, ödev yapmadın hop dayak. Derste konuştun hop dayak, arkadaşına koridorda küfrettin (hoca görmese bile, ispiyonlardık) hop dayak. Edebiyat kitabını evde unutmuştum, öğretmen kulağımı kopardı resmen.

Ders boş, sınıfta gürültü yaptık diye dizildik koridora. Öğretmen bizim parmaklarımıza bir vurması var anlatamam, havada ıslık çalıyordu cetvel. Cetveli metal olan öğretmen vardı bizim zamanımızda, tahta cetveli dürbünle arardınız…

Bizim dönemde mandolin diye bir müzik aleti vardı, küçük sapı kısa. Kim salık verdi ise tüm ilkokul çocukları bunu çalmaya çalışırdı. Parmaklarımız kan revan içinde. Sap kısa ama tellerle çalgı sapı arası çok yüksek. Çocuğuz, parmaklarımız telleri sapa değdirmiyor. Ne dayaklar yerdik bu çalgıyı çalamıyoruz diye. Bunu çalanlar ömrü billah bir daha sazı eline almadı.

Ailesi tarafından “eti senin, kemiği benim” diye öğretmene teslim edilen bir nesiliz biz.

Siyah önlüklü ama hayata renkli bakan bir nesil…

Şimdinin yetişen neslini görüp, öğretmenlere verilmeyen yetkileri görüp (sorun dayak atmaları, öğrencileri baskılamaları değil) diyorum ki, sistemi bir bozdular “kindar” nesil üretecekler diye, şimdi içinden çıkamıyoruz…

DERHAL TAVSİYEMDİR: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA…

Derhal 60’ların 70’lerin hatta 80’lerin eğitim sistemine dönülmeli. İlkokul 5, Ortaokul 3, Lise ise derhal 3 yıla dönmelidir.

Sınıfta kalma, devamsızlık derhal gelmeli okullara. Hatta kredili sistem filan falan ne var ne yok derhal iptal edilmelidir.

Derhal öğrencilere saç-tırnak kontrolü, kılık kıyafet kontrolü seri bir biçimde uygulanmalıdır

Derhal imam hatip yetiştirecek İmam Hatip okulları kalmalı, diğerleri normal bir isimle devam etmelidir. (Ayşe- Fatma- Hasan- Hüseyin Lisesi gibi…)

Derhal andımızın okunmasına başlanmalıdır.

Derhal Milli Güvenlik- Felsefe- Ahlak- Yurttaşlık dersleri tekrar geri konulmalıdır.

Bir de şu spor ayakkabı ile okula gitmeyi ben içime sindiremiyorum, kaldırılsın derhal.

Tavsiyemdir…