Ankara Trabzon Tanıtım Günlerinde sadece horon yoktu. Trabzon ve Türk futbolunun unutulmaz ismi Şenol Güneş ile söyleşi de vardı. Salona girdiğimde koltuklar tamamen dolu idi. Moderatör koltuğunda ise Ulaştırma ve Alt Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’nun Basın Danışmanı Osman Bekar’ı gördüm. Uzun yıllar gazetecilik yapmış Bekar, Şenol hoca ile akıcı bir sohbete imza attı.

Bu söyleşiyi dinlemeyen varsa, Sosyal mecralarda var, izlesin. Bir Teknik adam değil de bir filozof gibi konuşuyor.

Osman Bekar’ın sorularını duyunca ‘konuşturana da bak’ dediğim bu söyleşide Şenol hoca birlik beraberlik vurgusu yaptı:

“Dürüst insanlar sabırlı olur. Doğrular er ya da geç kazanır. Trabzonlular dürüst, çalışkan, ülkesini seven insanlar. Trabzonspor yokluktan çıkan bir takımdır. Trabzonspor 1966’da kurulmuştur. 1967 yılında İdmanocağı’nın da katılmasıyla Bordo-Mavi Trabzonspor olmuştur. 15 yaşında futbola başladım. 20 yıl Trabzonspor ve Milli takım formasını giydim. 35 yıl teknik direktörlük yaptım.. Beni torpil olsun diye mili takıma almadılar, ülkem başarılı olsun diye aldılar. Daha iyisini istemek için eleştiri yapılır. Yıkıcı olmanın kimseye yararı yoktur. Kişiliğimiz unutmadan, karakterimizi sağlam tutacağız. Bizim bizden başka dostumuz yok. Dünya kupasına 2002’de gittik. Sonuçta da 3.olduk. Herkese ödül verildi, ben hala ödülümü almış değilim.Bunu söylerim. Trabzonspor’un çıkışı sadece sportif değildir. Trabzonspor bir karakterdir, karakter olarak sevilen takımdır. Kore’de 3 yıl kaldım. Takımım için Hırvatistan Zagrep’e oyuncu bakmaya gittim. Sokakta bir ses ‘Şenol hocam merhaba. Adım Şenol’ dedi. Babası bizim şampiyonluklarımızda Trabzonsporlu olmuş, benim adımı çocuğuna koymuş. Bundan daha büyük mutluluk olabilir mi? Trabzonspor’da Başkan, Yönetim, teknik ve oyuncu kadrosunun yarışmacılığı kadar duruşu da olmalıdır. Biz Dünya takımıyız.”

Şenol hoca Ankara’daki organizasyonla ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı: ‘Bu tip organizasyonlar birlik ve beraberlik için çok önemlidir. Bu kolay bir organizasyon değil. Ortak değerleriz. Şunu yapmayalım. birbirimizin üzerine basmayalım. Çocuklarımıza kendi hayallerimiz için değil onların hayalleri için yol gösterelim.. Emeği geçenleri kutluyorum. Trabzon tanıtım günlerinin sürdürülebilir olması en büyük dileğimdir.”

ERGİN KELEŞ: ‘YUSUF ABİ, YAZDIKLARIN DOĞRU MU?’

Birkaç hafta önce bu sütunda ‘Kaybolan yıldızlar’ diye bir yazı kaleme almıştım ve Galip Keleş’in Arsinpor, Trabzonspor Amatör, Çağlayan, PTT ve Çimentospor’daki başarılarından söz etmiş, Trabzon A takımının kapısından döndüğünü anlatmıştım. Çok çabuk adam eksilten bir hücumcu idi demiştim.

Ankara Trabzon günlerinde Arsin eski Belediye Başkanı Ramis Sunguroğlu, Galip Keleş ve Ergin Keleş ile karşılaştım.

Keleş’in oğlu Ergin Keleş hemen sordu, ‘Yusuf abi yazdıkların doğru mu, babam o kadar iyi futbolcu mu idi?’

‘Anlattıklarımın daha da iyisi idi’ dedim.

Antrenörlüğü nasıldı abi? deyince yaşanmış şu olayı anlattım ve ‘sen karar ver’ dedim:

‘Çimentospor’da oynuyorum. Çok iyi imkanlarımız var. Hocamız da Galip Keleş. Hem Çimentespor’un hocası hem de Çimse-İş sendikasının Trabzon temsilcisi. Maçkaspor ile maç oynadık. 7-2 kazandık. Bende iki gol attım. Belki de futbol yaşantımın en güzel futbolunu o maçta oynadım. Bir sonraki maçımız Beşirlispor ile Akçaabatta Fatih Sahasında. İdmanlara gitmedim. Ama hocamı aradım ve ‘Hocam idmanlara gelemeyeceğim’ dedim. Galip hoca da ‘Yusuf oğlum ne demek, idmana gelsen de gelmesen de senin adın yeter’ dedi, telefonu kapattı. Maç günü idmana gelmeyen Stoper arkadaşım Faruk’u da aldık ve otobüsle Fatih stadına yola çıktık. Yolda, saha toprak olacağı için krampon seçiyoruz! Soyunma odası küçücük, kadroyu sayıyor 4 numara dedi Faruk yok, beni zaman zaman 8 bazen de 11 oynatırdı. 8 geçti ben de yokum, 11 geçti yokum. Herhalde kızdı, bizi yedek bıraktı dedim. 16 kişilik kadroyu saydı, sonra da kadroda olanlar formalarını giysin olmayanlar burayı hemen terk etsin’ dedi.

Çıktık kenarda maçı izliyoruz. Arkadaşlarımız da şaşkın. Çünkü Maçka maçının en iyileri ikimiziz. Beşirlispor, 30 metreden attığı golle Çimentospor’umuzu 1-0 yendi ve şampiyonluk gitti. Onun için Galip Keleş bu alanda başarılı olamadı. Halbu ki, Ahmet Suat Özyazıcı’nın yaptığı gibi bizim sırtımızı sıvazlayıp, maçı alsa sonra da sezon sonunda takımdan göhderse bugün hala Çimentospor vardı. .Galip hoca krizi yönetemedi.’

Babasının yapamadıklarını Teknik adamlıkta Ergin şimdi yapıyor.

HABER ASLA BEKLEMEZ!

Gazeteciliğin belli kuralları vardır. Bunlardan ikisi şudur. 1-Haber asla beklemez, önüne geldi mi vereceksin 2-Gazetecilikte haber merkezine gelen ilk bilgi doğru bilgidir.

Bu mesleğe spor muhabirliğinden başladım. Orada piştik ve Genel yayın yönetmenliğine, hatta Gazeteciler cemiyeti başkanlığına kadar gelebildik. Arkamda kim vardı? Hiç kimse.. Sabah erken saatlerde kalktım haber kovaladım, akşam yatmadım, haberin peşine gittim. Özel haber yaptım. Çok ama çok çalıştım. Hepsi arşivlerde var. Bu arşivlerin bazılarını da bana Mustafa Demir götürdü. Tam 40 yıllık dostluğun ürünü. Amma, bunu yanında bir de bana haber atlattırdı ki sormayın! Onuachu’nun Trabzonspor’a transfer olduğunu Evren Aras kardeşim bana söyledi. Kaynak çok sağlamdı. Geldim gazeteye haberi yazdım. Manşete çektim, az sonra Mustafa aradı: ‘Başkan, haberi yapma, haberin kaynağı Evren’in komşuları, küserler sonra!’ Yapmadım. Sabah oldu ve gün içinde de transfer gerçekleşti.Haberi yapsam yılın transfer haberi olacaktı. Söyleyin, Mustafa Demir’e şimdi ne ceza kesmek lazım?

‘TÜRÜT KAŞKOLU ASSA İDİ?’

‘Sayın Turgut, Selamlarımla başlamak istedim. Bu günkü köşe yazınızı, her zamanki gibi, son noktasına kadar okudum. Trabzon-Rize dostluǧu köylerdeki iki kapı komşuluǧu gibidir. Evde şeker biter, tuz biter, un biter gider yan komşudan alırsın. Üstelik kavgalı da olsan yine de gider alırsın ve şu mesaj verilir "kardeşler dövüşür ahmaklar inanır". Evet öyle güzel anlattınız ki. İki komşu Şehrin aslında bir bütün olduǧu, başka şekilde anlatılamazdı. "İsmail Türüt, bir manevra ile durumu kurtararak, daha büyük aşırılıklara fırsat vermemiştir", "iliklerine kadar Rize' lidir. Rize kaşkolunu alsa, boynuna assa idi Trabzonlular, "ne alaka" deselerdi hoş olmayacaktı".

Evet İsmail Türüt Rize'lidir ve her Rize' li gibi Trabzon ve Trabzonsporu da sever, Bizler de Rize ve Rizesporu sevdiǧimiz gibi. Ancak fanatikler Rizespor kendi sahasında Fenerbahçeye farklı yenilirken, Trabzon ve Trabzonspor’a kızmamaları gerekir.

FATOŞ ABLA..

Başkentte yıllardır Trabzon’umuzu en iyi şekilde temsil eden gururumuz Fatoş Ablamız ile Mimar Hatice ablamız(Öztürk) Trabzon Günlerini ziyaret etti. Stantlarda Başkanlarla anıları tazeledi. Hemşerilerimizle, dostlarımızla sohbet etti. Karadeniz’in coşkusu Başkentimize dalga dalga yayıldı. Sonuç mu: ’Bize Her Yer Trabzon!’

BİRAZ DA NOSTALJİ

1-Sağdan sola, Trabzonspor’un efsaneleri Ahmet Suat Özyazıcı, devamında Şenol Güneş, Özkan Sümer, Sadri Şener, Hayrettin Hacısalihoğlu ve Hasan Yener. Bu fotoğrafı bir okurum çöpten çıkarmış!

2-Cosmos Engin Çınar, Trabzonspor’dan Galatasaray’a transfer olduğu sezon. Ayakta Solda.

N O S T A L J İ 1-5