Geride kalan sezonda takipçileriyle arayı kapanmayacak şekilde açan Trabzonspor, neredeyse ilk yarı sonunda şampiyonluğu garantilemiş, yani yarışta tek başına kalmıştı. Sonlara doğru FB umutsuzca bir atak yapsa da İstanbul’un 3 takımının devre dışı kalması hem TFF’nin hem de hakemlerin işlerini kolaylaştırmıştı. Ancak bu sezon farklı olacak. Öyle görünüyor ki 4 takımın dışında Başakşehir ile Konyaspor’da zirveyi zorlayacak . 

Yani, çok mücadeleci ve renkli ancak bir o kadar da cazgır bir lig bizi bekliyor. Yeni sezona şampiyonluğa kilitlenerek başlayan malum takımların yanında, bir türlü istenilen seviyeye gelemeyen, standardı  tutturamayan hakemlerin de büyük katkısıyla daha şimdiden  kıyamet kopmaya başladı bile..

Her ne kadar özellikle bazıları nalıncı keseri gibi hep kendilerine yontuyorsa da,  haklılık payı da yok değil. VAR desen aynı..  Kimine VAR,  kimine YOK.. Bazen de ha VAR, ha YOK Kapasiteleri belli ve  de  kısa zaman önce  gönderilmesi düşünülenler bu sezon yeniden  umut olmuş.. Kırk dereden su getirmeden  arınmışlar.. Pir-ü pak olmuşlar.. Kulüplere verdikleri  zarar dışında sanki yeni TFF’nin ayağını kaydırmak için yola koyulmuşlar.. Çaresi yok mu? Bence var.. En azından derby maçları için yabancı hakem uygulaması devreye sokulmalı. ‘Olmaz , olamaz’ diyenlere de cevabımız şudur: Hurdası dahil, dünya kadar para dökerek yabancı futbolcu alıyorsun,. Süper Ligi Türk takviyeli yabancılar ligi haline getiriyorsun da.. Yabancı hakeme niye karşısın? Birilerinin işine gelmez diye mi? O zaman soralım.. Örneğin, TS- FB,  GS-FB maçlarını hangi hakem yönetecek? Sahaya tir-tir titreyerek çıkacağı kesin hakem bu şartlarda nasıl düdük çalacak? Bu düdüklerin ne kadarı doğru olacak? Sabah, akşam  kaç gün tartışılacak? Bu yabancı hakem işi ciddi olarak düşünülmeli.. Hatta  biran önce uygulamaya konulmalı..

UFUKTA 9. ŞAMPİYONLUK VAR  

Trabzonspor sakat futbolcularının çokluğu , geç katılan transferler  ve de geçen sezon yaşanan şampiyonluğun rehavetiyle diyelim, ilk 5 maçta bence en fazla yüzde 40-45 civarında bir kapasiteni sahaya ancak yansıtabildi. Buna rağmen 10 puanı var.. Bu sürede Galatasaray bir parça Trabzonspor’a benziyor ancak  Fenerbahçe ile Beşiktaş ise neredeyse tam kapasiteye ulaşmış durumda.. 

Hadi bıraktık Bartra, Larsen ,Eren gibi takıma hemen uyum sağlayanları.. Hem rakipten top kapan, , hem de bu topları ileri ve araya oynayan  Gbamin gibi uzun zamandır hasret kaldığı bir ön liberoyla kavuşan, Gomez ve Umut gibi golcüleri kadrosuna katan..

Avrupa deneyimiyle daha bir olgunlaşan Yusuf Yazıcı’ya yeniden forma giydiren. Ayrıca ,Marek Hamsik’in tam kapasiteye ulaşmasıyla  virtüezine  kavuşarak  çok güzel eserlere imza atması kaçınılmaz olacak  Trabzonspor  orkestrası öyle eserler ortaya koyacaktır ki, taraftarlarını yine mutluluk denizinde yüzdürürken yaratacağı dalgalar da birilerinin teknesini alabora ettirecektir.

Teknik direktörümüz Abdullah Avcı Ümraniyespor  maçından sonra ne demişti: ‘Hem oyuncu  hem de oyun olarak yeni bir yapılanmadan geçiyoruz..’ Sanıyorum en fazla 4-5 maç sonra tamamlanacak bu yapılanma sonunda  ortaya çıkacak olan daha dominant  bir Trabzonspor taraftarının bu yönde beklentisini karşılamanın yanında  bu sezon da  şampiyonluğun en büyük adayıdır.

Bordo-Mavili kulübün sosyal medya hesabından Trabzonspor fobisini  alışkanlık haline getiren  FB Başkanı Ali Koç’un sözlerine  atfen  bir açıklama yapılmıştı ya; ‘ Sekiz şampiyonluğumuzun gerçekliği kadar güzel günler geçirmeniz dileğiyle’ şeklinde.. Ben de diyorum ki ;  Siz bakmayın el alemin tantanasına . Ufukta 9. şampiyonluk var.. 

PENALTIYA YENİ KURAL ŞART!  

Futbol maçlarında en çok tartışılan olayın başında penaltı pozisyonları gelir. -El  topa gitmedi, top  ele geldi. -Yerden sekti, ayaktan geldi, vücuttan döndü.. -Kolu vücuda yapışıktı, açıktı. -Kasıt vardı, yoktu -Arkası dönüktü , topu görmedi. Gibi yorumlar saatlerce sürer.  Üstelik bunlar da  özellikle büyük  takımların maçlarında  baskı altındaki  hakemler tarafından  çoğunlukla takımına göre uygulanır.. 

Mesela Beşiktaş’ın A.Gücü maçında son dakikada kazandığı penaltı pozisyonu Siyah-Beyazlı kalenin önünde olsaydı Mete Kalkavan’ın beyaz noktayı gösterme ihtimali kaç ta kaçtı? Ya da gösterebilir miydi?  Şimdi sadece gelelim; Hani  takım taraftarları bağırır ya ; Avrupa ,Avrupa duy sesimizi.. Biz de buradan FİFA‘ya, UEFA ‘ya seslenelim.. Ey futbolun patronları sonlandırın  artık bu bitmek bilmez tartışmayı.. Değiştirin şu penaltı kuralını da herkes rahatlasın. Nasıl mı olsun? Şöyle:  Her ne şekilde olursa olsun, ceza sahası içinde  kola, ele çarpan her top penaltı. Nokta..