Birleşmiş Milletler(BM) Genel Kurulu'nda bugüne kadar 12 konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün bir kez daha BM kürsüsünden mesajlarını uluslararası kamuoyuyla paylaştı.
Ziyaret öncesine gitmekte yarar var.
Erdoğan ABD’ye hareketinden önce havalimanında yaptığı açıklamada “Avrupa Birliği ile gerekirse yolları ayırabiliriz” dedi.
Bu açıklamalar bizi 2019 yılına da götürdü, Cumhurbaşkanı o dönem: ‘Vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi bizim için temel önceliktir.
Bu doğrultuda atılması gereken adımların gerekirse adına Kopenhag değil Ankara kriterleri deyip yola devam ederiz’ açıklamasında bulunmuştu.
Aslına bakılırsa Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Erdoğan kabinesinin Avrupa ve ABD ile ilişkileri genişleteceği yazılıyordu.
Nitekim buna yönelik en önemli işaret ekonomi kadroları oluşturulurken atıldı.
Türkiye 60 yıldır AB'ye üye olma mücadelesi veriyor.
Avrupa Birliği samimiyet testinden hiçbir zaman geçemedi, geçme niyetinde de değil.
Türkiye kapıda bekletilecek bir ülke değil.
Cumhurbaşkanı ABD ziyaretinden önce Rusya’da Putin ile de bir araya geldi.
Erdoğan sorunlar olsa da sıkıntılar yaşansa da hemen her ülke ile ilişki kurabilen, kapı arayabilen ender liderlerden biri.
AK Parti iktidarı ile birlikte Türkiye’nin AB’ye tam üyelik için attığı adımları çabuk unutamayız, AB’de unutmamalı.
Türkiye, AB uyum sürecinin gerektirdiği reformları yapmaya başlamışken AB ise işi yokuşa sürüyordu.
Kıbrıs Rum kesiminin AB’ye üye olması, Rumların ve Yunanistan’ın vetoları, AB içindeki Türkiye’yi istemeyenleri tutumları süreci zayıflattı.
AB, her ne hikmetse Türkiye’ye karşı kibirli ve küçük görme, küçük düşürme anlayışından bir türlü vazgeçmedi.
Türkiye’nin hem terörle mücadelede elde ettiği kazanımlar, hem de Kürt ve terör meselesini çözme yönündeki kararlılığı AB’yi açıkça rahatsız etti.
Peki ne oldu AB, PKK ile mücadelede Türkiye’nin yanında durmayı bırakın, terör örgütüne aleni sahip çıktılar ve özellikle finansal destek konusunda attılar.
Hatırlayacak olursak 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasındaki AB tavrı ise ipleri kopma noktasına getirmiştir.
AB darbeyi yüksek sesle kınayamazken, darbecilere arka çıkan bir tutum sergiledi. Teröristlere sığınma hakkı verildi.
Almanya, Yunanistan bu ülkelerin başını çekti.
AB ülkelerindeki FETÖ’cülere tüm faaliyetlerinde sınırsız özgürlük sağlandı. İlerleme Raporları’nda teröristlere sahip çıkıldı.
Açıkçası Türkiye’ye yönelik husumetle yaklaşıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD ziyareti kapsamında dünkü yaptığı konuşmada Türkiye’nin dünya ölçeğindeki konumu ve önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
Erdoğan'ın konuşmasında, 'Rusya-Ukrayna Savaşı, Tahıl Koridoru, Suriye, Filistin, Kıbrıs başta olmak üzere bölgesel gelişmeler, terörle mücadele ve iklim değişikliği konularında mesajlar verdi.
Suriye’ye ilişkin ilk etapta 30 kilometre derinliğinde ve 480 kilometre uzunluğunda bir barış koridoru tesis ederek burada 2 milyon Suriyelinin iskânını sağlamak öncelikli hedef konumunda.
ABD ile ilişkilerde F-16 sorunu henüz çözülmüş değil bununla ilgili atılacak adımlar da önem taşıyor.
(BM) 78. Genel Kurul öncesi Türkevi'nde diplomasi trafiği de yürüten Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada SpaceX'in kurucusu Elon Musk ile bir araya gelmişti.
Bunun Türkiye’ye yönelik yatırım yansıması olacak mı önümüzdeki günlerde bunu takip edeceğiz.
Elon Musk’ın montuna karşı futbol topu da güzel oldu!