Trabzon’un Akçaabat ilçesinde büyükşehir yasasından önce birçok belde vardı. O beldelerin Belediye Başkanlığı seçimleri çok çekişmeli geçerdi. Dörtyol beldesi de bunlardan biri idi..
AK Parti 2004 yerel seçimlerine giderken bu beldeyi almak için uzun yıllar Almanya’da din görevlisi olarak kalmış, tanıdık bir ismi getirdi:
Cevat Birinci.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakından tanıdığı bir isim. Cevat Hoca 2004 yılında seçimi MHP’den aldı ve 2014 yılına kadar Başkanlık yaptı.
İki dönemlik başkanlık görevinden sonra beldeler kapanınca Akçaabat’ta Belediye Başkan yardımcısı olarak göreve geldi.
Burada da öyle sosyal çalışmalar yaptı ki, bir günde iki üç cenaze namazı kıldırdı ve duasını yaptı, akşam saatlerinde ise 5’in üzerinde nikah kıydı.
Sağlık sorunları başladı. Ankara’da ameliyat oldu. O gün bugün büyük ve küçük olmak üzere 8 ameliyat geçirdi.
Burada sözü ona vereyim:
“Hem ailem hem de doktorlar benden ümidi kesmişti. Ben de ‘ölüyorum. Çocuklara iyi bakın’ dedim. Sonra da can bende iken Kelime-i Şahadet getirdim ve sonrası yok. İlaçlar, serumlar, oksijen tüpleri, vücudumun çeşitli yerlerinden açılan bölgelerden çekilen zehirli gazlar. Aradan günler geçmiş, gözlerimi açtım ki ölmemişim, yaşıyorum.”
Cevat hocaya bunları anlattıktan sonra şunu söyledim:
“Allah bu güzellikleri (Cami ve Külliye) yapmanı ve açmanı nasip edecek ya, etmiş.”
Akçaabat Söğütlü’de belediye döneminden ayrılan 4.5 dönümlük bir alanda yapılan Abdülhamit Han külliyesini, Yusuf Taşkın Camii ve Kuran Kursunu gezdik.
Muhteşem kelimesi yetersiz kalır!
İçinde tek bir sütun dahi konulmayan, avize asılmayan, ışıklandırması tavandan yapılan huzur veren bir Cami.
4-6 yaş kuran kursu ve 150 öğrenci kapasiteli ama şu an 70 öğrencisi olan yetişkin Kuran Kursu ve o öğrencilerin kaldıkları 4’er kişilik odalar,
Son derece modern kütüphaneler,
Basketbol potaları, bilardo masaları, play station oyun konsolları, santranç takımları, masa tenisi hepsi dinlenme salonunda çocukların hizmetinde.
Milli sporcuların yetiştiği salonları aratmayan spor salonu ve aletler,
Hemen yanında havuz ve şezlonglar. Devamında buhar odası ve tam bir Osmanlı hamamı.
Cevat hoca öyle bir çalışma yapmış ki, her kapıda bir isim, bir hayırsever var.
Ve en son girdiğimiz Cevat hoca konferans salonu.
Salonda, haftanın iki günü öğrencilere sinema var.
Cevat hoca ile kursun Genel Müdürü hiç bir şeyi atlamamış.
Gelecek misafirler için de 2 odalık misafirhane yapmışlar.
Külliyenin maliyeti?
Cevap verdi: ‘Babaları Yusuf Taşkın için İbrahim bey ve Taşkın ailesi çok ciddi bir meblağ verdi. 120 bin Euro Avrupa’dan yardım topladım. Trabzon ve Akçaabatlı hayırseverler birbiri ile yarıştı. Faruk Özak beyi ve Abdulkadir Uraloğlu Bakanımı unutmamam lazım.”
Gittik, gezdik, gördük.
Görmeyene, ne kadar yazsam ve anlatsam, bir Kuran Kursunda bunlar da olur mu? Der
Bizde Cevat hoca yapar diyoruz.!