Bir yıldan fazladır evlerimize hapsolduk ya da monoton bir yaşama alışmaya çalışıyoruz. Bu durum sosyal varlık olan bizler için ağır sonuçları olmasına rağmen bazılarınca gale alınmıyor bile. Hâlbuki nice insanlar bu salgın sonucunda göçüp gittiler. Covid 19 adeta üzerimize bir kâbus gibi çöktü. Onun yok olmasına değil, onunla yakın bağ kurmaya çalışıyoruz. Ancak onun dost olmayacağı aşikâr. Bu bağlamda bir de eski öğrencilerimizden Sn. Dr. Necati Hakyemez’in görüşlerini hoşgörülerine sığınarak paylaşmakta yarar gördük.

“Kasım ayına girdiğimiz bu günlerde rakamlara takılı kalmayalım. Millet o kadar gereksiz toplantı, etkinlik vs. yapıyor ve başkalarının kul hakkına giriyor ki, salgının bu aşamasında bile bunları iptal etme ihtiyacı duymuyorlar. İşi olmayanlar kendini belirgin sınırlama şeklinde evlerinde karantinaya alsa belki de 1-2 aya bu iş önemli ölçüde çözülecek. Sanki herkes kör sağır olmuş anlamakta güçlük çekiyorum. Kural tanımam diyorsunuz, kul hakkı diyoruz onu takmıyorsunuz, sorumsuzluğunuz yüzünden nice ölümler yaşanıyor, sanmayın ki burada sıyırdınız rahatsınız, öbür tarafta başta sağlıkçılar olmak üzere tüm vicdan sahipleri iki yakanızda olacaktır.

Öncelikli olarak ekonomik değeri olmayan tüm yüz yüze toplantı ve etkinliklerin geçici olarak durdurulması ya da önlem nedeniyle birkaç kişi ile sınırlandırılma şeklinde yapılması lazım. Sağlık kuruluşlarına başvuruların ve ameliyatların en az % 20-% 40- %60 oranında kademeli olarak azaltılması, bu yönde halkın bilinçlendirilmesi lazım. Bu sorunun bu aşamada sadece “tamam” (temizlik, mesafe, maske) sloganı ile çözülemeyeceği de aşikârdır.  Çünkü sorunun özellikli çözümü bedenlerde değil, zihinlerde.
Hz. Peygamber veba çıktığını duyanların oraya gitmemelerini, bu hastalığın bulundukları yerde zuhur etmesi halinde ise kaçmak amacıyla oradan çıkmamalarını emretmiştir. (Buhârî, Tıp”,30;Müslim, “Selâm”, 92-100). Karantina ile ilgili yukarıdaki bazı hadisleri duymak ya da bilmek bir mana ifade etmiyor, onları zihinlere kazımak ve en önemlisi günlük hayatta uygulamak gerekiyor”. (Zorunlu olarak ihtisar edilmiştir”.