Sevgili okurlar hepinizin malumu üzere ülkemiz İzmir depremi ile sarsıldı. Can kayıplarımız 90’na dayandı, yaralılarımız 900’ü geçmiş durumunda.  Arama kurtarma çalışmaları büyük bir titizlikle devam ediyor. Bu arada dördün üstüne çıkan bir hayli artçı depremde yaşandı yaşanmaya da devam ediyor. Afat ile birlikte yetkililer vatandaşın hasarlı binalara girilmemesini ısrarla öneriyorlar.  Dileğimiz can kayıpları ile birlikte yaralılarımızın da artmamasıdır.
 
Ülkemiz deprem kuşağında olmasına rağmen alınması gereken önlemler konusunda yönetenlerin ihmali yüzünden belli aralıklarla bu felaketlerle karşılaşıyoruz. Yaşadığımız bu doğal depremin örnekleyeceğimiz diğer depremlerden farkı bunu ancak o konuda kafa yoran bilim insanları geliyor olmasını tahmin edebiliyorlar. Geldikten sonra da artçılarla herkes depremi anlar noktasına gelmiş oluyor. Allah’tan tüm insanlığı ve ülkemizi doğal afetlerden korumasını dileyerek Trabzon’da yaşanması olası depreme bakalım.
 
TS’DE OLASI DEPREM
 
Sevgili okurlar spor kulüplerinde depremler tersine artçılar ile başlar önlemler alınamazsa artçılar şiddetini artırarak yaptırımlar başlar.
 
Önce teknik adamdan bilgi alınarak uyarılır olmazsa görevine son verilmeye kadar gidilir. Yetmezse bazı futbolcular kadro dışı bırakılarak çareler aranır.
Yine çözüm olmazsa sıra yönetimin istifasına gelir ki bu da zamansız olduğu için büyük depreme sebep olur.
 
Kulüp yönetimlerinde artçılar fikir birliğinin bozulması ile başlar ardından yapılan yanlış transfer politikaları ekonomi ve de sahada alınan kötü sonuçlarla son noktaya varır.
Gelinen noktada bu durumların gerek takım için gerekse kulüp için oluştuğunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz.
 
Şimdi büyük depreme gitmemek için yönetimin duygularını bir kenara bırakarak alacağı kararlar önem arz ediyor. 
 
Örneğin hoca konusunda karar verirken bilgi birikim ve de hocanın yaptıkları ile birlikte büyük takımı çalıştırabilecek düzeyde olması çok önemlidir.
Eldeki kadroyu oluşturan düşünce belli ki bu işi hiç bilmiyor.
Yeni hoca ile bugünden devre arasında yapılabileceklere başlamak lazım.
Daha da önemlisi bu sıkıntılı dönemden çıkmanın bir diğer yolu da tüm camiayı yanına alacak girişimlerde bulunmak.
 
Tersi durumda yani yönetim kendi içinde birlik olup aldıkları kararın top yekûn arkasında duramazsalar öncelikle onlara yönetim denmez.
Bu duruma gelinmesi halinde bu yönetimin yönetme yeteneği kaybolmuş demektir.
Bu da yakında büyük deprem geliyor hazırlanın anlamına gelir.
Sonuç olarak hem takım hem de kulüp sıkıntılı bir durumdan geçiyor.
Yöneticilerin yardım alabilmeye açık olmaları çok önemlidir.
‘Ben bilirimci’ anlayışla hem kendinizi hem de kulübü çıkmaz sokaklara taşırsınız ki bu hepimiz için büyük felaket olur.
Şimdi yapılacak olan hoca konusunda doğru karar vererek işe başlarsanız arkası gelecek demektir.
İyi haftalar.