Kıymetli eğitimci ve bürokrat Ali Köse “Ömür Mirası” adlı kitabındaki Ön Söz’de kitaba ve kitabın hazırlanma sürecine dair duygu ve düşüncelerine söyle devam ediyor :

Çocukluk dönemi zor yıllarla, travma ve trajedilerle; kamu hizmetine başladığım günden bugüne ise ülkeye faydalı, başarılı ve etkili olma mücadelesiyle döşeli ömrümü bir ‘öz yaşam öyküsü’ olarak kaleme almayı aslında uzun zamandır arzuluyordum. Ancak görev yıllarının yoğunluğu ve mesuliyeti içerisinde buna vakit ayırmak neredeyse imkânsızdı. Tatil günlerimde dahi zihnim ve vaktim ekseriyetle yine işimle meşgul olduğu için, kendimle baş başa kalmayı gerektiren bu projeyi sürekli tehir etmek zorunda kaldım.

Karabük İl Millî Eğitim Müdürlüğü görevinden Bakanlık merkez teşkilatına geçtiğim dönemde, oluşan vakit aralığında yazmaya niyetlendiysem de zihnen hazır olmadığımı fark ederek ara verdim. Yazım sürecine asıl ivmeyi, 2021 yılı başında emekliye ayrılınca kazandırabildim. Ancak yazma mesaisi yıl boyu değil, yalnızca kış aylarında; Trabzon’daki eve döndüğümüzde mümkün olabiliyordu. Yazma eylemini sadece kış aylarıyla sınırlı tutmam, bu çalışmanın nihayete ermesini epey zamana yaydı.

​

Görev yıllarıma dair yazdıklarımı; 1979 yılından bugüne ileride gerekebileceği düşüncesiyle, bir ihtiyat ve hafıza kaydı olarak muhafaza ettiğim; ancak zamanla geçmişimi yok etmek gibi görüp imha etmeye kıyamadığım, adeta kendimden bir parça saydığım bloknotlar, ajandalar, resmî belgeler, toplantı notları ve dijital kayıtların süzgecinden geçirerek kaleme aldım. Hafızanın yanıltıcı olabileceği gerçeğinden hareketle, yazmaya başlamadan önce tüm bu arşivi dijital bir belleğe dönüştürmek için iki ay süren yoğun bir mesai harcadım. Belgelerle teyit edemediğim bazı ayrıntılarda ise o dönemin tanığı olan dostlarımın bilgilerine başvurarak hafızamı tazeledim. Her anıyı, her ismi ve her olayı somut verilerle doğrulayarak anlatımımdaki nesnelliği korumaya gayret ettim. Zira yazmaya başlar başlamaz gördüm ki; bir öz yaşam öyküsünün en çetin yanı, insanın kendine karşı nesnel davranabilme zorunluluğuydu. Bu farkındalıkla, kitabın sonuna kadar bu tarafsızlığı korumaya ve gerektiğinde en samimi özeleştirileri yapmaktan kaçınmamaya özen gösterdim. Elinizdeki bu metin; sadece hatırladıklarımın değil, kırk yılı aşan bir birikimin belgelerle mühürlenmiş dökümüdür. Tamamen yaşanmışlıklara dayanan, içerisinde her biri ayrı bir romana veya onlarca öyküye konu olabilecek derinlikte hadiseler barındıran bu kitapta; her kesimden okurun kolayca nüfuz edebileceği, duru ve samimi bir dil kullanmaya özen gösterdim. Anlatılanların ağırlığı ne olursa olsun, ifadenin sadeliğinden ödün vermeyerek hayatın karmaşasını herkes için anlaşılır bir dille kâğıda dökmeye çalıştım.”

Eğitimci Ali Köse’nin “Ömür Mirası” adlı kitabı “Çocukluk ve Okul Yılları, Güllüce Görevi, Karaçam Görevi, Düzköy Görevi, Tonya Görevi, Kelkit Görevi, Siirt Görevi, Trabzon Görevi, Karabük Görevi, MEB Program Koordinatörlüğü Birimi ve Araştırma Görevi, Emeklilik Yılları, Birikimler ve İzlenimler” olmak üzere 12 ana bölümden oluşuyor.

“Ömür Mirası” adlı kitabın ilk bölümü 1959-1979 arasında geçen 20 seneyi kapsıyor. Bu bölümde Ali Hocamın deyimiyle Trabzon’un Aspendos’u olan 1960’lı yılların Tonya’sı, başta Köseoğulları olmak üzere, Tonya’daki belli başlı sülaleler, Ali Köse’nin doğumu, çocukluk dönemi, köy yılları, köye dair anekdotlar, yayla göçleri, köyün belli başlı kişileri ve yerleri, Ali Bey’in ilkokul-ortaokul ve lise yılları, Erzurum Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe Öğretmenliği eğitimi yılları anlatılıyor.