Papara Park’ta oynanan Ferencváros karşılaşması da yalnızca bir Avrupa Ligi play-off mücadelesi değildi. Bu maç, bordo-mavili kulübün yeni dönemde kendisine biçtiği hedefin, kurduğu kadronun ve özellikle Mohamed Salah transferiyle verdiği mesajın sahadaki ilk ciddi sınavlarından biriydi..
Trabzon kanadında Salah’ın gelişi, ister istemez beklentiyi artırdı.Camia 7’den 70’e hem avrupa’da hem de Ligde dolu dizgin giden bir takım görmek istiyor. Yalnız bir şeyi unutmamak lazım. Salah’ın gelişi sadece Trabzonspor’u değil rakip oyuncuların da performansına etki ediyor. Salah’lı Trabzonspor ile oynayan rakip oyuncular onlarca ülkede canlı yayınlanacak bu müsabakayı kariyerleri için bir eşik görüyor ve ona göre oynuyorlar.
Ferencváros’un ise hafife alınabilecek bir rakip olmadığını hepimiz biliyorduk..Disiplinli, fizik gücü yüksek, rakibin ritmini bozmayı bilen ve Avrupa tecrübesi bulunan bir takım Macar temsilcisi. Zaten Avrupa kupalarında bu seviyeye geldiğinizde rakibin formasına değil, oyun karakterine bakmak zorundasınız.
Fatih Tekke’nin takımı artık bireysel becerilerden medet uman bir takım olmaktan çıkıp, oyunun farklı senaryolarına cevap verebilen bir takım olmak zorunda. Salah gibi bir dünya yıldızının varlığı elbette hücum kalitesini artıracaktır. Ancak Avrupa’da başarı, yalnızca bireysel yeteneklerle değil; doğru mesafe, doğru tempo, savunma disiplini ve maç yönetimiyle geliyor.
Maçı, sahada doğru oynayan takım kazanıyor.
Dün gece özelinde Fatih Tekke’nin başlangıç onbiri ve tercihleri şaşkınlık yaratmadı dersek yanlış olur.
Büyük tecrübe Saviç’in kenarda beklediği, merkezde Melih, Bouchouari tercihi ve önlerinde çift santrafor Umut Nayır ile Onuachu ikilisi.
Dengeli diyebileceğimiz, rakibin oyuna ortak olduğu bir oyunda çift santraforu 50-60 metre geri koşturmak anlamsız oldu. Çift santraforla oynuyorsan oyunu rakip alana yıkabiliyor olman gerekir. Planların tutmadığı ilk yarıda hakemin sertliklere de müsaade etmesiyle işler istendiği gibi gitmedi ve Trabzonspor soyunma odasına 1-0 geride gitti..
İkinci yarıya iki değişiklik de başladı Fatih hoca . Merkez orta sahadan Bouchari’yi çıkararak yerine Malinovski’yi, Umut Nayır’ı da çıkararak Aral şimşir‘i oyuna dahil etti ve 4-4-2 sisteminden vazgeçerek 4-2-3-1 bilindik eski sisteme geri döndü.
Değişiklikler sonrası Trabzonspor daha efektif bir görüntü verdi sahada. Onuachu’nun direkten dönen topu ve yine Onuachu’nun istediği gibi vuramadığı top, Pina’nın Salah’ın pasında kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyon Trabzonspor adına şansızlıktı.
İlk yarı ile ikinci yarı siyahla beyaz kadar oyunsal anlamda fark etti diyebiliriz.
Bu oyunun karşılığı bu olmasa da sonu itibarıyla iki ayaklı bir müsabakanın ilk ayağında bekleneni alamadan kapattık..
Geçmiş olsun Fırtına