Sevgili Göztepeliler, sevgili Trabzonsporlular,
Bu satırlar sadece bir maç davetiyesi değildir. Bu satırlar bir çağrıdır. Bir uyanış… Bir meydan okuma… Türk futbolunun en sıcak, en samimi, en köklü kardeşliğinin şahlanış çağrısıdır.
8 Nisan 2026 Çarşamba günü akşamı İzmir Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynanacak olan, sıradan bir lig maçı değildir. Bu, Göztepe - Trabzonspor dostluğunun sahaya yansıyacağı çok önemli bir maçtır. Bu gece, “Bize Her Yer Trabzon” diyen yüreklerle İzmir’in efelerinin omuz omuza verdiği bir dostluk ve dayanışma destanının yazılacağı gecedir.
Göztepeliler! Siz, şehrinizin asil ruhusunuz. Sizin tribünleriniz misafirperverliğin, sıcaklığın, centilmenliğin timsalidir. Ama bu gece o tribünlerden yükselecek ses, sadece sizin sesiniz olmayacaktır. O ses, Karadeniz’in hırçın dalgalarının gürleyişiyle birleşecek. Trabzonspor’un o meşhur “ruhu”, İzmir’in “Göz-Göz” adıyla bütünleşecek ve yüreklerde gerçek yerini bulacaktır. Sizin içinizdeki savaşçı ruh, bu kardeşlik çağrısıyla alevlenecektir. Rakibiniz sadece Galatasaray değil; bu maç, ligdeki dengeleri altüst edecek bir fırsattır. Sahanıza kim gelirse gelsin, efeler diyarının ne denli zorlu bir kale olduğunu bir kez daha tüm Türkiye’ye göstermelisiniz.
Trabzonsporlular! Siz, bu kardeşliğin diğer yarısısınız. “Bize Her Yer Trabzon” felsefesi, dünyanın her yerinde olduğu gibi bu gece de İzmir’de hayat bulacaktır. Göztepe’nin yanında, onların tribünlerinde, onların sesi olacaksınız. Papara Park’ta yarattığınız o tarifsiz atmosferleri, o soluk kesen enerjiyi bu kez kardeşinizin evine taşıyacaksınız. Unutmayın; sizin içinizdeki bu ateş sadece kendi takımınızı değil, yanınızda duranı da güçlendirir, onlara kanat takar. Göztepe’nin galibiyeti, sizin-bizim galibiyetimizdir. Onların zafer çığlıkları Karadeniz’de yankılanacaktır.

Sayın Başkan Ertuğrul Doğan, Galatasaray maçından önce ve sonraki söylemleriniz nedeniyle sizi kutluyorum. Çok güzel bir duruş sergilediniz. Aynı duruşu bu kardeşlik buluşmasında göstereceğinize inanıyoruz. Trabzonspor taraftarlarının Göztepe-Galatasaray maçına gitmelerinde göstereceğiniz kolaylıklar her Trabzonsporlunun isteğidir diye düşünüyorum.
Peki ya Galatasaray? Onlar teknik kalite ve büyük maç tecrübesiyle gelecek. Ama bu gece karşılaşacakları şey sadece 11 futbolcu ve bir teknik direktör değil. Karşılarında iki şehrin yüreği, iki tarihin dostluğu, tribünlerde kaynaşmış tek bir dev ses olacaktır. “Göztepe” nidalarıyla “Trabzonspor” tezahüratları birbirine karışacak. Gürsel Aksel Stadyumu, Göz-Göz ve bordo-maviden oluşan bir insan denizine dönüşecektir. Bu sesin, bu birliğin karşısında hangi teknik üstünlük dayanabilir? Hangi oyun kurma becerisi, bu kadar yüksek desibelli bir ses gerçekliğine karşı koyabilir?
İşte bu yüzden bu çağrıyı yapıyoruz. Göztepeliler, biletlerinizi alın. Trabzonsporlular, İzmir’in yolunu tutun; tutamayanlar ise sosyal medyadan, telefonlardan kardeşlerini coştursun. Stadyumu ıklım tıklım dolduralım. 90 dakika boyunca tek yürek, tek ses olalım. “Göztepe” diye haykıralım, hemen ardından “Trabzonspor” diye gürleyelim. Atkılarımızı, formalarımızı birbirimizle takas ederek bu kardeşliği sahaya taşıyalım.
Bu maç, 3 puanın çok ötesinde bir anlam taşıyor. Bu, dostluğun gücünün kanıtıdır. Bu, futbolun sadece sahada oynanmadığının, tribünlerde de kazanıldığının ilanıdır. Galatasaray’a, Gürsel Aksel’in sadece bir stadyum değil, bir kale olduğunu gösterelim. Onlara, bu kalenin muhafızlarının yalnız olmadığını, yanında koskoca bir denizin dalgaları olduğunu hatırlatalım.
Haydi Göztepeliler! Haydi Trabzonsporlular! Bu gece, kardeşliğimizi tüm Türkiye’ye izletelim. Gürsel Aksel Stadyumu’nu, dostluğun ve iradenin yenilmez kalesine dönüştürelim. Sesi yükselt, yüreği coştur, zaferi birlikte kucakla!
Çarşamba gecesi, İzmir’deki her yer Trabzon’dur. Çarşamba gecesi, Trabzonspor’un her yüreği Göztepe’dir.
GELSİNLER DE GÖRSÜNLER!