Ligin yeni takımı 13 maçta 21 puanla 6. Sıradaki Hatayspor'u mağlup eden ve üç puan alan yılların tecrübeli takımı Trabzonspor 14 maçta 20 puanla 8.sıraya kadar maç fazlası ile yükseldi.

Maçı, 90 dakika televizyon başında maç mı seyrettik eziyet mi çektik? Belli değil. Bu galibiyet Bordo-Mavili takıma ilaç gibi gelmiş olur. Hatayspor’a evinde ilk mağlubiyeti tattırmış olabilir ancak Trabzonspor’da her maçta hastalıklar devam ediyor. Özellikle geri oynama hastalığı kaleci Uğurcan ve defans hariç diğer oyuncuların organlarına işlemiş. Orta sahada görev yapan Baker, Flavio, sahada kaldığı sürece A. Kadir Parmak topu geri oynama bilinçaltlarına yerleşmiş. Tabii bunlara zaman zaman forvet oyuncuları da eklemeliyiz. Sadece Ekuban top ayağına geldi mi dripling yaparak rakip kaleye gitmek istiyor. Djaniny Trabzonspor’un santraforu değil. Onun dışında diğer oyuncularda bir varlık göremedik. Nwakaeme topu ayağında ezmeye devam etti.

Avcı elindeki bu futbolcularla ara transfere kadar idare etmek zorunda. Hatayspor karşısında Bordo-Mavili takımın üçüncü bölge olan rakip kale sahasında çoğalamaması gözlerden kaçmadı. İlk yarıda rakip kalede birkaç pozisyon yakalandı ama bir türlü son vuruşları Trabzonsporlu oyuncular becerip yapamadılar. İkinci yarıda ev sahibi Hatayspor gol yiyene kadar maç tek kale oynandı. Yediği gole kadar topu Trabzonspor sahasında oynadı.

Hücum açısında hiçbir şey yapmayan, tabiri caizse ilkel ve kötü bir futbol oynayan Trabzonspor’un çıkışları vitaminsiz, cılız mı desek veya zayıf mı desek. Trabzonspor çabuk çıkıp, pozisyon yakalamalıydı. Ama Bordo- mavililer bunu yapabildi mi hayır. Ve bu Trabzonspor bu futbol, mücadele ile "Şampiyonluğa oynayamaz" Kupada Adana Demirspor’a iki gol atan Hugo dün akşamda kafa vuruşu ile ligde ilk golünü Hatayspor’a attı. Brezilyalı olmasa golleri kim atacak.

Evet uzatmaya gerek yok… Koca bir 90 dakikadan yazacaklarımız bu kadar. İnsan neler yazmak istiyor ama elimizden bu kadar geliyor. Oynasalar yazacağız. Yoksa neyi yazacağız. Sakız çiğnemeyi ‘mi. Trabzonspor gözümüze hoş gelen bir futbol oynasa yazacağız! Nerede özlemini duyduğumuz o zevkli futbola hasret kaldık