“Sınav Odaklı” Eğitime Devam(!)
Çocuklar okula gitmek istemiyor. Çünkü okullarda ders yapılmıyor. Çünkü sınavlar neredeyse bitti. Hani okulları “sınav odaklı” olmaktan çıkaracaktık. Başaramadık mı? Yoksa böyle bir çalışma hiç olmadı mı?
Okulları “sınav merkezi” haline getirdiğimizi inkâr etmeye gerek yok. En “iyi okullar” en çok sınav yapılan okullar olarak algılanır oldu. Bu okulların başında da maalesef fen liseleri geliyor.
Okullar “kurs merkezi” haline geldikten sonra, okulların eğitim misyonu yok olmuş durumda. Yani okullar sadece öğretimle ilgili; eğitim okulların gündeminden maalesef çıkmış görünüyor.
Okulları, çocukların severek gittiği merkezler haline getirmek çok mu zor? Zor olsa da imkânsız değil. Çünkü okullar, çocukların cazibe merkezi haline gelebilir. Bunun olabilmesi için müfredatın esnetilmesi yeterli olabilir. Örneğin haftanın belli günleri, okullarda çeşitli alanlarda “şölenler” düzenlenebilir. “Kitap okuma şöleninden”, “tiyatro şölenine” kadar bir dizi etkinlikle, okulların cazibesi artırılabilir. Bugünkü uygulama ile okulların cazibe merkezi olması asla mümkün olmayacaktır. Bu haliyle de çocuklar okula gönülsüzce veya zorla gidecektir. Oysa atasözünün dediği gibi, “Gönülsüz yenilen aş, ya mide ağrıtır, ya baş!” Okullar çocukların sadece zihinlerine hitap edilen mekânlar olmak yerine, onların duygularına ve gönüllerine de hitap edilen yerler olmalı ki, çocuklar buralardan “kişi” olarak mezun olabilsinler. Kişi, karakter sahibi insan demektir.
Basına yansıyan haberlere göre, Milli Eğitim Bakanlığı yaz tatilinde de destekleme kurslarına devam edecek, öğrenciler bulundukları yerlerde bu kurslardan yararlanabilecekler. Şimdi düşünebiliyor musunuz? Çocuğunuzu tatile götürdünüz. Siz tatil yapacaksınız, çocuğunuzu da yaz kursuna göndereceksiniz. Bunun tatille ne ilgisi var? Yaz kurslarında çocukların “dini eğitim” almaları bile pedagojik değilken, bütün yaz tatilini test çözmeye ayırmak da hiç pedagojik değildir. Okula gitmek istemeyen çocuklara, yaz tatili boyunca test çözdürmek, onlara yapılabilecek en büyük haksızlık olarak değerlendirilmektedir. Bakanlığın bu uygulaması “sınav odaklı” eğitimin bu özelliğini pekiştirmeye yaramaktan başka bir anlam taşımamaktadır.
Tatilin “dinlence” olduğuna bakarak, çocuk ve gençlerin tatilde “ders” formatında, herhangi bir şey ile meşgul olmamaları gerekir. Yaz tatilinde, çocuk ve gençlerin, kitap okumayı bir “hobi” olarak değerlendirmeleri için bir şey yapabiliyorsak amenna… Bir yıl boyunca test çözerek geçirdikleri o güzelim günlerini, yazın da test çözdürerek onlara haksızlık yapmayalım…
Okullar cazibe merkezi haline getirilerek, çocuk ve gençlerin hayatta test çözmekten başka şeyler de var, diyebilecekleri etkinliklerden onları mahrum etmeyelim…
Çok Okunanlar
Diploma Var Ama İş Yok: En Zor İş Bulunan Bölümler Belli Oldu
Enis Bardhi’nin Kaçırdığı Penaltının Perde Arkası Ortaya Çıktı
Umut Nayir’in Eşinden Trabzonspor’u Sarsan Sözler
Beşiktaş Transferde Trabzonspor’un Alamadan Vazgeçtiği İki Yıldızın Peşine Düştü
Trabzonspor Türkiye Kupası’nı Kazandı, Fatih Tekke’nin Ozan Tufan’a Yaptığı İşaret Gündem Oldu
Trabzonspor Kupayı Aldı Ama Finaldeki Detaylar Tartışma Yarattı