Bir önceki yazımda Trabzonspor’un hem ekonomik hem futbol ve hem de yönetimsel anlamda iflas ettiğini yazmıştım.
Gazetemizin web sayfasında 770 kez tıklandı.
Konu Trabzonspor olunca akan sular duruyor.
Çok sayıda da okuyucu aradı beni.
Arayanlardan biri de Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan’dı.
Gürdoğan’ın Trabzonspor hassasiyetini biliyoruz.
Etkin bir sivil toplum kuruluşunun başkanıdır.
Trabzonspor’da birlik zamanının olması gerektiğini savunurken, yönetime de destek olunmasını istedi.
“İstesek yine bir kamuoyu oluşturur yönetimin dikkatini çekeriz, gerekirse kulübü olağanüstü kongreye de götürürüz, ama bu çözüm değildir” dedi.
Herkesin elini taşın altına koyup top yekûn Trabzonspor’a sahip çıkılmasını istedi.
Bu iş Muharrem Usta ve yönetimi kurtarma işi değil, bu iş Trabzonspor meselesidir. Olaya Trabzonspor olarak bakılması gerektiğini savundu.
Haklı.
Bu takıma sahip çıkılmalı.
Eğer yönetimin gitmesi gerekiyorsa o da takıma sahip çıkmaktır.
Eğer kaleci Onur Recep Kıvrak’ın gönderilmesi gerekiyorsa o da Trabzonspor’a sahip çıkmaktır.
Bir önceki yazımda da yazmıştım.
Sen Kaleci Onur’dan indirim istersen, ona tavan senin ücretin olacak dersen ve ardından Sosa, Burak Yılmaz, Kucka’ya daha yüksek paralar ödersen o zaman o kaleci 9 maçta 22 tane gol yer.
O kaleci futbolcusunu sahada fırçalar.
O kaleci Başkan Sadri Şener ve yönetim kurulunu da gönderir.
O kaleci Şota’yı da gönderir Ersun Yanal’ı da, İbrahim Hacıosmanoğlu’nu da.
Sen o kaleciye özel uçak göndertip uçak boş geri dönüyorsa o futbolcuyla işin bitmiştir.
Makedonya kampında Şota’nın ipini çeken, futbolcular arasında ikiliğin oluşmasında etken oluyorsa onunla işin bitmiş demektir. Futbolcuların üç bölüme ayrıldığını sokağa kadar yansıdıysa gereken önlemi alacaksın Sayın Başkan. Trabzonspor’da yapılacak tek şey var. Yarına kalmadan kaleci Onur Recep Kıvrakla ilişiğini kesmeli.
Yarın tesislere dahi gitmemeli.
Aynen böyle yazmıştım.
Yine tekrarlıyorum.
DKİB Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan’ın iki de önemli önerisi var.
Trabzonspor’un ekonomik olarak sıkıntı içinde olduğunu, 1 katrilyon 200 trilyon lira borcu bulunurken Avni Aker, Yavuz Selim Sahası, 19 Mayıs Spor salonu yerlerinin TOKİ’ye devredilmemesi gerektiğini söyledi.
Akyazı Stadı zaten Trabzonspor için yapıldığını ifade ederken, karşılığında statların elinden alınmaması Trabzonspor Kulübünde kalması gerektiğini savundu.
Diğer önemli önerisi Trabzonspor Okulları’nın kurulmasıyla ilgili.
Trabzonspor kreşi, anaokulu, Trabzonspor ilköğretim okulu, Trabzonspor Lisesi ve hatta Trabzonspor Üniversitesi’nin kurulması şart dedi.
Trabzonspor’un bir marka olduğunu yap işlet devret modeliyle de okulların açılabileceğini birçok taliplisinin de olacağını ifade etti.
Başkan Gürdoğan doğru söylüyor.
Galatasaray Lisesi’nde ve üniversitesinde okumak bir ayrıcalıktır.
Trabzon Üniversitesinde veya okullarında da okumak ayrıcalıklı olmalı.
Öğrenci sorunu olmayan, futbolcu çocuklarının da okuyabileceği okulların kurulması Trabzonspor’un marka değerini daha da artıracaktır.
Yönetim bunu hayata geçirmeli.
Tekrar söylüyorum 9 maçta 4 mağlubiyet alan 22 gol yiyen Trabzonspor’da Aralıkta olağanüstü kongreye gidilmeli.
Çok Okunanlar
Trabzonspor Batagov Sonrasını Planladı: Alternatif Kocaelispor’dan
Samsunspor karşısında Andre Onana, ofsayttan gelen golde yaptığı hatayla yeniden eleştirilerin odağına oturdu
Arda Güler’e İspanya’da Sert Eleştiri: “Burası Türkiye Değil, Real Madrid”
Nwaiwu–Batagov Duvarı Kuruldu: Trabzonspor Savunması Güvence Altında
Rizespor’dan Transferin Son Gününde Büyük Hamle: Pierrot Resmen Yeşil-Mavili
Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu, Ümit Akdağ Üzerinden Fatih Tekke'ye Gönderme Mi Yaptı