Bir şehrin hafızası yalnızca tarihî yapılarında, sokaklarında veya meydanlarında değil, insanların hatıralarında iz bırakan mekânlarında da saklıdır. Trabzon da geçmişten günümüze pek çok tarihî mekâna ev sahipliği yapmış, ancak bunlardan bazıları zaman içerisinde eski kimliğini ve işlevini kaybetmiştir. İşte bu mekânlardan biri de bir zamanlar Trabzonluların denizle buluştuğu, dinlendiği ve güzel vakit geçirdiği Güzelhisar’dır.
Trabzon’un en meşhur dinlenme yerlerinden biri olan Güzelhisar kaynaklarda, Güzelsaray ve Kale Park olarak da geçmektedir. Roma İmparatoru Adriyanos, Güzelhisar’ın altını oydurarak yapay bir liman yaptırmıştır.
Trabzon’un seçkinlerinin sayfiye yeri olarak kullandığı bu mevkide 1740 yılında büyük bir saray yapılmıştır. Zira 1739’da Trabzon valiliğine tayin edilen Üçüncüoğlu Ömer Paşa, buranın denize nazır yüksek bir noktasında büyük bir saray inşasına başlamış, ertesi yıl tamamlanan bu saray o dönemde şehrin en büyük yapılarından biri hâline gelmiştir. Oldukça geniş bir alanda inşa edilen bu saray, Ömer Paşa’nın 1742’de idam edilmesiyle birlikte yıktırılmıştır. Sarayın ayakta kalan kısımları uzun süre ambar olarak kullanılmıştır.
Güzelhisar, çeşitli tarihlerde gerçekleşen Rus saldırılarında bombalanarak büyük ölçüde tahrip edilmiştir. 1900’lü yılların başlarında burada tabyalar, karantina binası ve bir deniz feneri bulunuyordu.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Trabzon’un denizle barışık en güzel yeri Güzelhisar’dı. Buraya Kale Park da deniliyordu. 1930’ların ortalarında Trabzonlular akşamları bu güzel parkı dolduruyor ve burada dinleniyorlardı. Parkın halka açık olduğu günlerde saz heyetleri burada konserler veriyordu.
1940’lı yıllarda, yani İkinci Dünya Savaşı sürecinde, Güzelhisar’ın halka kapatıldığı anlaşılmaktadır. Bu yasak zamanla Trabzon kamuoyunda tepki toplamaya başlamıştı. Mesela yasağı eleştiren bir yazar şu ifadeleri kullanmıştır:
Yalnız Trabzon değil, dünyada eşine pek az rastlanan Kalepark’ı dediğimiz bir mevkiye sahiptir ki, biz Trabzonlular yaz kış orada hem denizle kucaklaşır ve hem de park ihtiyacımızı temin ederiz. Bu güzel park Trabzon’un denize bakan gözüdür. Trabzonlular için bu parka gitmek bir ihtiyaçtır. Fakat geçen gün gidenler yasak olduğu gerekçesiyle giremediler. Kapıda duran asker bunu söyledi. Yazın gidilen bir yere kışın niye gidilmesin?
Yapılan itirazlara rağmen Trabzon halkının burayı rahat bir şekilde ziyaret edebilmesi, ancak 1950’lerin ortalarında 48. Tümenin Trabzon’dan ayrılmasıyla mümkün olabilmiştir.
Askerî birliğin şehirden ayrılmasının ardından Güzelhisar’ın halka açılması için girişimlerde bulunulmuştur. Belediye burayı satın almak istemiş, fakat yerin sahibi olduğunu iddia eden Evkaf İdaresi (Vakıflar İdaresi), burada turistik bir otel yapılacağını bildirerek satışa yanaşmamıştır. Buna karşılık, söz konusu alanı beş yıllığına belediyeye kiralayabileceğini belirtmiştir.
Neticede Güzelhisar ya da Kale Park, ancak 1958 yılında halka açılabilmiş ve bir şahsa kiraya verilerek işletilmeye başlanmıştır. Ancak Kale Park’taki sivil işletmecilik çok kısa sürmüştür. 27 Mayıs 1960 müdahalesinden sonra park yeniden askerî idarenin kontrolüne geçmiş ve sivillerin buraya girişi yasaklanmıştır.
1991’de ise burada orduevi yapılmak istenmesi, belediye meclisinin tepkisiyle karşılaşmıştır. Zira Trabzon Belediye Meclisi, buraya orduevi yapılabilmesi için gereken imar planı tadilatına onay vermemiştir.
Böylece bir zamanlar Trabzon halkının en gözde eğlence ve sayfiye yerlerinden biri olan Güzelhisar ya da Kale Park, sivil vatandaşların istifade edebileceği bir yer olmaktan çıkmıştır.