Ramazan’da etrafımızda işlenen suçlar azalır.
Buna rağmen yeterli değil.
Ramazan ayı veya değil daha sakin, hak ve adaletli olmamız lazım.
Ama olamıyoruz.
Bozuldu toplum.
Bir ayda toparlamak da mümkün olmuyor.
Önceki akşam Bahçecik Mehmet Akif  Ersoy cami vaizi ilginç mesajlar verdi.
Diyor ki, ‘Avrupa’da kaldım. Sokağın ortasına demet demet gül bırakıyorlar. Başlarında kimse yok. Geliyor insanlar 3 avro 5 avro koyuyor güllerden hangisini alıyorlarsa parasını bırakıp gidiyorlar. Bu bizim dinimizin davranışı.’
Vaiz anlatmıyor ama ben yazayım.
Bizde ne yapılıyor?
Camilerin para kasaları hırsızlık yapılarak boşaltılıyor.
Yetmiyor kanser hastasının ilaç parası çalınıyor.
Bu da kesmiyor 90 yaşındaki emeklinin bankamatik maaşına göz dikiliyor.
Bazı kişiler farkında, bazıları değil.
Toplumdaki yozlaşma ciddi tehdit.
Ramazana rağmen.

SOKAĞIN NABZI

Bugünkü yazımın gündemini sokaktan aldım.
Rusya milli günü sebebiyle Putin’e yazılan mektup biraz olsun umut olmuştu.
Türkiye ile Rusya birbirine muhtaç.
Bir an önce ihracat ve ithalat yeniden başlamalı.
Antalya’da 5 bin kişilik otelde 500 kişi bile yok.
Bu durum Türk turizmi için felaket.
Ve yerel turizmle devam edelim.
Dünkü TAKA Gazetesi’nin manşetinde de var.
Bayram sonrasında Arabistan’ın 8 kentinden direk uçaklar kalkacak.
Allah eski valimiz Recep Kızılcık’ı nur içinde yatırsın.
Bölge için yeni bir kapı açtı.
Şimdiden Uzungöl’de yer yok.
Uzungöl’le ilgili şikayetler de var.
Fiyatların erken katlandığı yönünde.
Sadece Uzungöl değil.
Trabzon’da Taksicisinden, Lokantascısına kadar herkes dikkatli olmalı.
Araplar bu bölge için bir nimet.
Onları yolunacak kaz olarak görmeyelim.
Görmeyelim ki kaçmasınlar.
Batılı turistler cimridir, yemez içmezler.
Bir su ile Trabzon’u gezer ve yemek için gemiye dönerler.
Araplar öyle değil. Paraya kıyıyorlar.
Harcıyorlar.
Ama haksızlığa karşı da kolay küsüyorlar.
Küstürmeyelim.
Eleştirdik, bir de hak teslimi yapalım.
28 Şubat sürecinde sokakta neredeyse eşarba müdahale edilecekti.
O günden bugüne. Şimdi araplar özgür.