Boynuna Rizespor atkısı takmadı diye protestolara uğruyormuş bu arkadaş. Yer neresi? Ankara, Trabzon Günleri…
Zerre dinlemem, hele yaptığı bir Hrant Dink türküsü vardır ona karşı çok net oluşumun ibaresidir. O türküdeki abuk sabuk lafları duyunca bu adam kara cahil demiştim zaten.
Rize’de çay festivallerinde sıkışıp kalınca birden kendini İbo Show’da bulmuştu. Bir el onu itekledi. “O” el önce İbrahim Tatlıses yanında, sonra Cengiz Kurtoğlu, Mehmet Ali Yılmaz, Ozan Arif’ler derken Sedat Peker’lere yakın masa arkadaşı yaptı. “O" el ona “Ogün öyle desinler/ Bugün böyle desinler/ Fatihalar Yasin’ler bitmez Karadeniz’de” diye de bir türkü yaptırmıştı, unutmuyoruz…

Yavuz Ağıralioğlu için geçen sene “Böyle insanlara sahip çıkacağız. Devlet Bahçeli, Allah uzun ömür versin, yaşlaniy. Tayyip Bey yaşlaniy, alan böyle hemşerilerimize kalacak…” diye 35. Acelle Yaylası Kadırga Şenliklerindeki sözleri kayıtlarda duruyor. ANAP varken Mesut Yılmaz adına seçim müziği yaptırır “O” el Türüt’e, DSP gelir en büyük Atatürkçü olur, AKP varken İslamcıyı oynatır ona “O” el, yarın CHP gelse en önde o olur…
Bu adamın “plan yapmayın plan” adlı bir sanat şaheserini de unutmuyoruz. Son Kürt açılımında pek okutmuyorlar. Geçen sene de bu arkadaşı özel davet etmişti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ganita Günlerine türkü söylesin diye. Bende hasbelkader oradan geçiyorum gece yürüyüşü için, bir methiyeler yapıyor şaşarsınız.
Geçenlerde her ne hikmetse bizim Pala Dayı ile de bir kapışmışlığı var. Verdi ağzının payını Pala Dayı…
“O” el onu tüm Trabzon Günlerinde “sanatçı” sıfatı ile dolandırıyor.
Tüm yayla şenliklerinde bu arkadaş var, Kültür Yolu Festivali Trabzon konserlerinde bu arkadaş var, özel davetlerde (geçen sene Ahmet Metin Genç getirmişti) bu arkadaş var, Ganita Konserlerinde bu arkadaş var, düğünlerde derneklerde bu arkadaş…
“O” el iyi çalışıyor.
Sizde merak ediyorsunuz değil mi, kim “O” el?
Bende merak ediyorum…
“V”AH VARANK “V”AH…
Bu başlığın bir başka versiyonunu “Ah Varank Ah” başlığı ile sevgili Yusuf Turgut bir iki gün önce köşesinde, gazetemizde yayımlamıştı.
Benimde konum da bu, Oflu hemşerimiz Mu’tafa Varank.
Biliyorsunuz geçen hafta Ankara’da yapılan Trabzon Günleri’nin konukları ve konuşmacıları arasında her ne hikmetse bu arkadaş vardı. Her ne hikmetse diyorum, bu arkadaşın sadece kütüğü Trabzon Of. Bursa Milletvekili bu eski Bakan sıkı bir Bursaspor taraftarı. Zaten Ankara’daki konuşmasında onu da belirtmiş sık sık…
Kerameti kendinden kıymetli bu arkadaş için diyorum ki ben Reis eli ile parlatılmış bir cevher!

Hatta bir adım daha ileri gidip, AKP gittiği zamanda, konuşmacı olarak da çok dinlemek isterim Varank’ı. Mesela attığı bir tweet vardı geçenlerde, “sarhoştan Genel Başkan olmaz!” diyordu. Biri de altına yorum yapmış, “Olur, olur. Hırsızdan, yolsuzdan, arsızdan, bunaktan oluyorsa, olur. Sarhoş ayılır, hırsız arlanmaz…” diyordu. Acaba ne düşünüyorsun bu konuda? Hatta bir cevap çok mükemmeldi, “Senden Bakan olduysa herkesten her şey olur bu ülkede, kafanı yorma” diye sana cevap vermişti, ne düşünüyorsun şimdi diye sormak isterim ilerde sana Mu’tafa…
Zeytinliklerin sökülüp maden sahası yaratma çabaları karşısında çevreciler protesto yapıyordu, yöresini, yaşadığı toprakları rant elinden kurtarmaya çalışanlar TBMM önünde, o ara bu Mu’tafa’ya mikrofon uzatıyorlar. Diyordu ki “Siz ‘yaptırmam’ deyince bir tabi ‘yapacağız’ diyoruz. Siz ‘geçirmeyeceğiz’ deyince biz de geçirmek için gayret gösteriyoruz…” Görüyor musunuz 2026 senesinde bir AKP Milletvekilinin seviyesini? “Halk istemiyorsa istemesin, umurumuzda değil, biz sermayenin istediğini yaparız” diyebilecek kadar cüretkâr AKP Bursa Milletvekili…
Şimdi bizimkiler onun Ankara’da Trabzon Günleri’n de “Ben aslında Bursaspor taraftarıyım” demesini yadırgıyor. AKP bittikten sonra sana sorulacak sorular çok Mu’tafa.
Benim favori sorum şu: (senin paylaşımından esinlenerek) Hiç Fen sorusu yapmadan ve doğru düzgün bir puan almadan üniversite (ODTÜ) nasıl kazanılıyor? Soruların çalındığı dönemde sınava girip ve sonrasında da bu kötü puanlarla nasıl ABD’de master yapılıyor? Reis’in çocukları gibi işadamlarının ‘bursu’ mu var arkanda Mu’tafa?
Bursasporlu imiş, yakışır Trabzon Günleri’ne Türüt gibi…
EGE DENİZİ Mİ, ADALAR DENİZİ Mİ?
Tarafsız ve birleştirici Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin temel sorunlarımızdan birine çok önemli bir tespitte bulunuyor; “İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Yunanistan’ın da arzusu ile “Ege Denizi” tanımlaması kullanılmaya başlanıyor. Şimdi ben Lozan’daki adını kullanacağım, “Adalar Denizi” diyeceğim diyorum. 2 kesim çok eleştiriyor bizi; bir Yunanistan medyası, iki CHP medyası. Buna çok şaşıyorum” demiş…
Niye bu arkadaş devamlı CHP güzellemesi yapıyor anlamış değilim, “Adalar Denizi” tanımlamasını neden eleştirsin, ya da böyle bir beyanatı var mı CHP’nin bilmiyorum. Kendisine CHP’yi her konuda eleştir diye bir görev verilmiş gibi.

Şimdi Yunanistan kalksa dese ki, bu denizin adı Adalar Denizi ise ve adalarda benimde girmeyin denizime kardeşim. Ne yapacağız Yusuf?
Eğitimde ne olacağını bilmiyorsun ama her konuda görüşün var Yusuf.
Maşallah maşallah…
EMEKLİLER TRABZON MEYDANINDA…
Tüm Emekliler Sendikası tarafından düzenlenen “Bölge Mitingi” Trabzon Meydan’da geçen Pazar günü gerçekleştirildi. Yüzlerce emekli, ekonomik şartları protesto etti. “Susmak insana aykırıdır. Susmayı beceremem diyenler, susarak biriktirmeyeceğim içimdeki insanı diyenler, aç olduğumuz halde bizi, aç kurtların önüne atanlara öfken var diyenler, boyun büktürenlere hesap soracağım diyenler, son 24 yılda kaybettikleri için hasar tespiti yaptıracağım diyenler burada” demişler…

Her yıl “üye aidatı” adı altında yüzlerce lira maaşlarından “kesinti” yapan ve Trabzon’da 9 bin üyesi bulunan derneğe diyorlar aslında, biz buradayız siz neredesiniz? Diye. Sıcak odalarında, maaşlı dernek yöneticileri bu sesi duyar mı, bilmem. Ama bildiğim bir şey var bu arkadaşların hukukun üstünlüğü, Anayasa, demokrasi, denetim, bireysel özgürlük, kurumların bağımsızlığı, kurumların tek kişi tarafından kendi menfaati dışında adilce yönetilmesi falan umurlarında bile değil.
Seçim ve emekliye zam dönemlerinde özellikle “iktidardan ne koparsak kardır” hesabıyla cılız bir iki ses, o kadar…
Sistem bozuk, sistem.
Adamların Genel Başkanı 20-30 trilyonluk makam araçlarına biniyor, şube başkanları “hak ediş” adı altında her ay milyonları cebine atıyor niye üyelerinin sesini duysunlar? Üyeler zaten banka talimatı verip ekonomik dertleri ile boğuşuyor. Bilmiyor ki her yılbaşı bu mirasyediler tarafından banka hesaplarının iç edildiğini…
Bu haramzadelerden şimdi sokağa çıkma bekliyoruz, çıkarlar m; çıkmazlar elbette.
Reislerine biat kültürü ağır basar, zor işleri zor…
Neyse, emeklilerin dertleri ile dertlenen onların sorunları ile ilgilenen ne mutlu ki bir sendikal örgütlemeleri var. En azından onlar seslerini böyle duyuruyorlar.
TRABZON’DA TRABZONSPOR’UN AĞIRLIĞI
Her zaman yazarım, Trabzon’da sokağa çık ilk 10 kişiye “Trabzon’un en büyük sorunu nedir?” diye sor, alacağın cevap; “2010-2011 Sezonun da yenilen şampiyonluktur.”
Hatta iddia ediyorum 10 kişinin 8’i bunu söyler…
Geçen gün Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı seçimden sonraki 2.ci yılı dolayısı ile bir programa davet edildim. Elbette TAKA Gazetemizde haftada 3 gün yazdığımız konular dâhilinde. U şeklindeki masanın en sonundayım, bana gelene kadar her konuşmacı en az 3-5 soru sormuş, söz bana geldi bende 3 soru sordum, bir de öneri idi Meydan ve Uzunsokak’daki yer taşları ile ilgili. 3 sorumdan da biri “Su arıtma”, diğeri “Araklı Katı Atık”, sonuncusu da çökmeye çalışılan “Kalepark Orduevi”…

Masa başlarında oturan Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı’nın yüzüne bakıyorum, pek rahatsız olmuş bir vaziyette. Eski Cemiyet Başkanları da soru sormayın, bırakın gidelim havasında. Ahmet Metin Bey sorularıma cevap veriyor, bu Cemiyet Başkanının yanında bir arkadaş ısrarla mikrofonu istiyor. Mikrofon bu arkadaşa gidiyor, ben dahil soru soranlara kızıyor ve “gazeteci olmayanların” çok soru sormasını şiddetle eleştiriyor ve Trabzon Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e “tek” soru soruyor; “Trabzonspor’un şampiyonluk şansı nedir, tahmininiz nedir Sayın Başkanım?”
Belediye Başkanına bile yaptığı hizmetler ve onların değerlendirilmesi sorulmuyor/ sorulamıyor gördüğünüz gibi.
Varsa yoksa Trabzonspor, kanımıza işlemiş…
MACAR EN ÇOK KİMİ SEVER?
Ben diyorum ki; Macarlar en çok Türkleri severler…
2 kez Macaristan’a gittim, Zigetvar şenliklerinde bulundum.
Biliyorsunuz Kanuni, 1494 Trabzon doğumlu. Babası I.ci Selim ölünce 1520’de tahta çıkmış Osmanlı Padişahı. 46 yıl hüküm sürmüş. 13 kez sefere çıkmış Kanuni, tam 10 yılını seferlerde harcamış. 1526’da Mohaç Muharebesi ile Macaristan’ı Osmanlı toprağına katmış. Son Viyana Seferi’ne çıkarken Zigetvar’da bir isyan olduğunu duymuş. Viyana’dan önce Zigetvar’a gitmiş. Kale komutanı Zrinyi. Aslen Hırvat. 3 bin kişilik kale ordusu ile 70 bin kişilik Kanuni’nin Osmanlı ordusuna kafa tutmuş. 1566’da 71 yaşında Macaristan Zigetvar’da kale kuşatmasından bir gün önce eceli ile vefat etmiş Kanuni. Pargalı İbrahim onun bağırsaklarını Zigetvar’a gömmüş ve ölüsünü doldurup tahta oturtup Osmanlı Yeniçerileri arasında eli tahtın dışında gezdirmiş. Bir gün sonra Osmanlı Zrinyi komutasındaki 3 bin kişilik kale gücünü yenmiş ve tüm Hırvatları şimdiki yerlerine yollamış. İşte Hırvatlar bizi bunun için hiç sevmezler, topraklarından kovmuş Osmanlı. Ve şunu diyor Macarlar; “Osmanlı bize 200 sene huzur, sükûnet, dostluk, kardeşlik getirdi.” Ben iki kez gittiğim Macaristan da bunu gördüm, bunu hissettim. Avrupa da en çok Türkleri seviyorlar.

Pazar günü seçim yaptılar ve 16 yıllık Orban hükümeti yerine Magyar’ı seçtiler. Orban’ı Trump, Putin, Netanyahu ve Erdoğan destekliyordu. Buna rağmen kaybetti.
Otoriter rejimler hep birbirini severler, çünkü birbirlerine ihtiyaçları vardır.
Ben Macar dostlara hayırlı olsun diyorum, otorite yenildi.
Darısı başımıza…
MANSUR’A YASAK, TRABZON’A SERBEST…
“2023 yılındaki mitingde belediyeye ait araçların kullanıldığı” iddiası ile İçişleri Bakanlığı tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmiş.
Hemen benim, 2025 Ekim ayında Trabzon’daki AKP mitingine Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından ön cephelerine AKP ve MHP bayrakları ile donatılıp gönderilen ve Şalpazarı Belediye Başkanımızın da önünde foto verdiği günler geldi aklıma.

Trabzon Belediyesinin “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen açılış programı için ise, pazar günleri hizmette bulunmayan (yatışta olan) araçlarımızdan uygun olanlarla destek sağlanmıştır.
Sosyal medyada ve bazı haber mecralarında yer alan, belediye otobüslerine asılan pankartlarla ilgili olarak gerekli inceleme ve idari soruşturma başlatılmıştır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla yapılan bu açıklamayı saygılarımızla sunarız.” Diye de konuyu üstlenip görevliler hakkında soruşturma açılacağını bildiren bir açıklaması olmuştu.
Yakın bir zamanda da “soruşturmaya gerek olmadı” bildirildi…
Şimdi Ankara için harekete geçen savcılar acaba o gün neredeydi, diye de bir soru var aklımda.
Hikâye bu kadar, dağılabiliriz…