Genel Merkezdeki ilk konuşmasında “Osmanlı’nın topraklarına bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, orada kendi kişiliğini geliştirmek ve büyümek zorundadır” dedi, bu söz çok dikkate alınmadı.

Geçmişte yaptığı muhalefet çizgisiyle bu söylemi birebir çelişkili. Hatta Özgür Özel’in “Bizim sınırlarımız Misak-ı Milli’dir” sözü ile de birebir ters. Nereden nerelere gelmiş görüyor musunuz, Cumhuriyetin kurucusu bir parti CHP’nin genel başkanı?

ABD Büyükelçisi Tom Barrack ne demişti, hatırlayın: “Ulus devletten vazgeçin, Osmanlı millet sistemine dönün”

Yavaş yavaş bendeki taşlar yerli yerine oturuyor, sizi bilmem.

Herkes verilen görevi harika oynuyor, bunun da görevi Osmanlıcılık hayali ile monarşi düzende koltuk kapmak. Çok net görülüyor artık.

Öcalan’ı normalleştirmeyi milliyetçi bir parti, Bahçeliye,

Cumhuriyeti yıkıp monarşiyi de Cumhuriyet Halk Partisi olarak Kılıçdaroğlu’na vermiş;

Barrack’tan biri…

ELEŞTİRDİK DİYE HAPSE Mİ GİRECEĞİZ?

Kendini eleştirenlere kızmış bizim İbo “Ben buradan çok sevdiğim, beraber İstanbul Başsavcısı iken çalıştığımız Adalet Bakanına sesleniyorum, acilen kanuni düzenleme yapılması gerekir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle ahlak sınırlarını aşan insanlar topluluğu yok. İnanıyorum ki çalışmayı Sayın Bakanımız en kısa sürede başlatır” (mealen) demiş…

Nasıl bir kaosa girdik görüyor musunuz arkadaşlar, bir Federasyon başkanı Adalet Bakanını göreve çağırabiliyor!

Ayrıca benim bildiğim sen müteahhitsin İbo abi, nasıl “beraber çalıştığımız” gibi bir ifade ile sesleniyorsun geçmişin Başsavcısı şimdinin Adalet Bakanı Akın Gürlek’e anlamıyorum?

Ayrıca destekleyin ama eleştirmeyin, nasıl olacak?

Vatandaşı olmasan Türkiye çok güzel bir ülke aslında dostlar…

Dünya da başka bir ülke var mı acaba futbolcularına primler, reklam pastalarında milyonlar, vaat olarak villalar veren? Sponsorlar, reklamlar, siyasi partileri de içine alıp toplu tüfekli, İHA’lı SİHA’lı klipler ve 400 TOGG ile hangi ülke uğurlanmış?

500 milyon kadro değerin var ama sıfır puanla sonuncusun ve suçlu seni eleştiren halk!

Bence istifa et İbo abi, bizde bir Trabzonlu olarak bu utanmadan kurtulalım…

NİHAT ÖZDEMİR VE TRABZONLU GENÇLER

Geçen hafta sonu Trabzon’da Prof. Dr. Ahmet Uğur Turhan Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencilerine Nihat Özdemir’i dinletmiş, deneyimlerini gençlere aktarmış Nihat abi.

Gençlere “Hayatta karşınıza mutlaka engeller çıkacaktır. Önemli olan vazgeçmemek ve mücadeleye devam etmektir. Başarı tesadüf değildir. Çok çalışmanın, sorumluluk almanın ve üretmeye devam etmenin sonucudur” demiş. 1915 Çanakkale Köprüsü ve Yusufeli Barajı gibi prestij projelerinden bahsetmiş. Barcelona’nın SportifyCampNou Stadı’nı nasıl yenilediğini anlatmış…

Trabzonspor’un elinden 2010-2011 alınan kupası ile ilgili tek soru gelmemiş, o da cevap vermemiş. Onu buraya çağıran okul yöneticilerine sanırım bu sorular sorulmasın diye tembih ederek gelmiştir Trabzon’a Nihat Özdemir.

Ben olsam sorardım mesela;

Önce 19 maça şike niye denildiğini? Sonra Emenike’nin para sayma görüntüleri var niye denildiğini? Daha sonra 5 maç şike 3 maçta şikeye teşebbüs 1 maçta da teşvik var niye denildiğini? Sonra birden nasıl şike yok teşvik var denildiğini? Sonrasında teşvik yok teşebbüs var denildiğini? En sonunda da teşebbüs var ama sahaya yansımadı denilerek dosyanın kapatıldığının nasıl olduğunu sorardım…

Hatta 2020’deki bir TV canlı yayınında “Sezon geride kaldı, biz 9 senedir herhangi bir şekilde şike olayına rastlamadık” demesinin acaba 2010-2011 sezonunda şikeyi itiraf etme değil midir, nedir? diye sorardım.

O dönem Fenerbahçe üyesi Mehmet Aydınlar’ın Fener’i küme düşürmemek için neler yaptığını, UEFA’nın bile Avrupa Kupalarına almadığı Fener’in o dönem ikinci başkanı kimdi diye sorardım…

Gençler Nihat Özdemir’den çok şey öğrenmiştir inşallah.

Benim fikrim net: Nihat abi her iktidarla iyi anlaşır. Yaş tahtaya basmaz. Olası bir iktidar değişiminde bu sözlerimi size yine hatırlatırım merak etmeyin.

“HAFİF ERKEN” SEÇİMDE ADAYIMIZ BELLİ…

Açıklama yapılmış AKP tarafından, 2028 adayımız Recep Tayyip Erdoğan denilmiş.

Malumun elbette ilamıdır.

Siz ne zannettiniz?

Bir sonraki seçimde aday olamaz mı demiştiniz?

Sevgili dostlar, soru önümüzdeki seçim aday olup olamayacağı değil, daha kaç dönem aday olacağıdır. Reis’in yaşı ne kadar el verirse, paşa gönülleri ne kadar isterse…

Hazır CeHaPe de kendi sorunları ile boğuşuyor, “hafif” bir seçimde adayımız Reis diyor AKP. Daha sonraki seçimlerde nasıl olmazsa “ulusal sebepler” ve “yasal zeminler” elbette buluruz.

Ben var ya “Hedef 2023” dediklerinde “Yuh artık, o kadar da olmaz” diyordum, şimdi “Hedef 2453” diyecekler diye kesin bilgim var.

Geçmişte milli irade üzerinden algı yapıyorlardı, artık algı “güç bizde”. Bunun korkusunu yayarak seçmenleri pasifize etme yolundalar. Kısmen de başarılı oluyorlar.

Ben ayrıca bu AKP’deki Reis’in adaylık açıklamasını son zamanlardaki Bilal Erdoğan ile Berat Albayrak arkasında saf tutanlara da erkenden “Racon” kesme olduğunu zannediyorum. “Ben buradayım, aday benim. Susun kavga etmeyin” demeye getirdi diyorum. Başka bir anlamı yok.

Diyebilir siniz ki; Hukuken aday olamaz.

Valla ben bu yaşıma geldim, anayasa kâğıt üzerinde yazılıyorsa kâğıt üzerinde kalır, mermer üzerine kazınmışsa biraz daha dayanır.

Bizimkisi ortalarda bir yerde…

SAHİLLERİ KİM YAĞMALIYOR?

Geçen hafta Trabzon’da Türkiye Belediyeler Birliği’nin düzenlediği Kıyı Kentleri Toplantısında konu başlıklarından biri idi; Kıyı Yağmacılığı…

2000’li yıllara girerken KTÜ Öğretim üyelerinden oluşan bir gurup Karadeniz sahillerini inceledi. Samsun-Sarp arasındaki sahil bandındaki kullanım hakları ile bir rapor hazırlamışlardı. Prof. Dr. Hızır Önsoy komutasındaki heyet Doğu Karadeniz’in tüm kıyı kullanımına baktılar, incelediler.

Doğu Karadeniz sahilinin yüzde 80 oranında kamu kurum ve kuruluşları tarafından işgal edildiğini raporlarına yazdılar. Buna belediyelerde dâhil…

Bu sadece Doğu Karadeniz elbette, 3 bir tarafı denizlerle çevrili ülkemizin siz düşünün sahillerini.

Ortahisar Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılan toplantıdaki bilgi notlarına (veya sonuç bildirgesine) Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası tepki göstermiş. “Sen önce önünde bulunan 400 kıyım kararını uygula” diyor Oda, “Mesele toplantı yapmak değil, 400 kaçağı yıkmakla işe başlayın” demişler…

Sevgili mühendis arkadaşlar, kıyıların yağması devletin elinde. Siz bir de ona sesinizi yükseltin. “Kıyılar halkındır, halkın kullanımına açılmalıdır. Derhal kamu kurum ve kuruluşları, hatta belediyeler bile sahillerden çekilsin. Halk kullansın…” deyinde görelim boyunuzun ölçüsünü.

Etkisi, yetkisi olmayan ilçe belediyelerine heriflik yapmak kolay.

Hodri meydan…

EKONOMİ SIKIŞTI…

Yüksek gıda enflasyonu, reel sektördeki nakit sıkışıklığı, şirketlerin karlılık oranlarındaki düşüş, konut piyasasındaki durağanlık ve yaklaşan seçim ekonomisi Türkiye ekonomisini dar boğaza itiyor.

Ben daha dondurma falan yemedim, nasip olmadı. Böyle bir dönem yaşıyoruz işte.

Pek çok avukat dostumuz var, “iflas, işten çıkarma, icra dosyaları ve boşanmalar ile boğuşuyoruz Gürsel Abi" dediler. Suç oranları artmış, madde kullanımı ve gençlerin bahis tuzağına çekilmeleri zaten malumunuz. Piyasada yaprak kımıldamıyor, siz bırakın 4 ay Arap turizminden bölgenin kalkınmasını ülke kan ağlıyor, kan…

Ülkedeki gelir dağılımındaki adaletsizlik ne ahlak bıraktı ne de güven. Herkes diğerinin cebindeki paraya sulanıyor. Gerçi AKP’li arkadaşların böyle bir dertleri asla yok, onlara devlet zaten baba. Babalarının malı gibi sömürmeye devam ediyor. Bu elbette üst kesim, alttakiler de aynen bizim gibi.

Ülkeyi öylesine tahrip edildi ki artık o bozulan düzen asla düzelmez diyor insan.

Önümüzde seçim var, iktidarı bırakmamaya oynuyorlar. Çünkü çok iç ettiler, bırakamıyorlar!

Enflasyon düşmez, düşüremezler. O kadar düşük vergilerle, sildikleri vergilerle, teşviklerle, hibelerle, vergi afları ile, sürekli devalüasyon ile, kendi şirketlerine beleş krediler ile enflasyonu körükledi de körüklediler…

Benim umudum yok, bu sene de dondurmayı sayı ile yiyeceğiz…

BU DÜNYADAN KUZEYİN OĞLU VOLKAN KONAK GEÇTİ

Diyor, bizim Kaptan.

30 yıldır Karadeniz Bölgesi’nde konserlerde, festivallerde, seçkin düğünlerde ve özel günlerde sahne alan Trabzonlu Kaptan Yılmaz müthiş bir sanatçıdır. Çocukluğundan beri tanırım. Muhtarlığını yaptığım İskenderpaşa’daki askeri gazino da Hulusi ile program yapıyordu Kaptan. Aldım onu Trabzon Belediye Türk Sanat Müziği Korosuna getirdim. Yıllarca şef Taşkın Özer’den usul ve makam dersleri aldı.

Şimdi o sanatı konuşturuyor ama yeteri kadar ilgi görmemesinden kendi de dertli, bizlerde.

Özellikle Trabzonspor maçlarında çalınan “Değirmendere Taksim/ Yenicuma Ganitam/ Boztepe Uzunkumli/ Onsekizlik manitam/ Hoptek Hoptek Oynayalım/ Bir o yana bi’ bu yana zıplayalım…” onun sesindendir.

Besteleri de vardır Kaptan Yılmaz’ın, en son eserini rahmetli Volkan Konak’a yapmış.

Söz ve müziği kendisine ait eseri bana da göndermiş, teşekkürler Kaptan.

“Bu dünyadan Kuzeyin oğlu Volkan Konak Geçti

Eğilmedi Dik durdi

Dünyalar onu sevdi

Öğrenciye burs verdi

Ağaç gibi devrilmedi eğrilmedi dik öldü.

Şimdi ceviz ağacının altında mezarına geliyor sevenleri

Bu dünyadan Kuzeyin Oğlu Volkan Konak geçti

Yaşasın kadın kültür

Yaşasın ATATÜRK ün

Devrimci ışığı dedi

Ağaç gibi eğrilmedi devrilmedi dik öldü

Şimdi ceviz ağacının altında mezarına geliyor sevenleri…”

Yolun açık olsun dostum…