Tanışıklığımız, isim benzerliği sebebiyle çevirdiğim yanlış bir numara ile arkadaşlığa döndü:
-Alo Ufuk, Yusuf Turgut ben
“Buyur Abi”
-Ufuk Ankara’ya geleceğim misafirhanelerde yer varsa ayırtabilir misin bana.
“Tamam, abi ne demek”
Belli bir süre sonra telefonum çaldı.
Ben Berat beyin Özel Kalem Müdür Yardımcısı ve Danışmanı Ufuk Hacıahmetoğlu’nu aramıştım, bana dönen isim Ufuk Hoş oldu.
“Abi Ankara’da yerin hazır.”
-Ama siz?
“Abi yanlışlıkla beni aradın, bende bozuntuya vermedim ve yerini hazırlattık.”
Teşekkür ettim..
Trabzon’da mimar deyince marka isimlerden birisi de Ufuk Hoş’tur.
Farklı çizimleri olan ve Zorlu Grand oteli dizayn eden Necdet Kırhan Yazıcı 2005 sonrasında Ankara’da ofis açıp Sağlık Bakanlığının Şehir Hastanelerini çizmeye başlayınca, Trabzon’da genç mimarların önü açıldı..
Yazıcı’nın bir kuşak sonrası 1987 KTÜ mezunu Levent Durmuş idi.
Durmuş’un Yalıncak Projesi, Armada Yıldızlı ve Armada Söğütlü Cadde projeleri tuttu. Sadece estetik değil aynı zamanda işçiliği ve malzemesi ile de güven verdi.
Levent Durmuş, ne kadar teklif aldı ise de siyasete girmedi. Şimdi Bodrum’da 3 ortaklı villa projelerini tamamladılar ve yeni projelere yoğunlaştılar. Hayırlı olsun
AK Parti’de yöneticilik, belediyelerde meclis üyeliği ve imar komisyonu üyelikleri yapan ve halen Ortahisar’da AK Parti grubunun aktif isimlerinden birisi de Mimar Ufuk Hoş.
Ufuk, Ofisi, Ortahisar ile Büyükşehir Belediyeleri arasında mekik dokuyor. Çünkü bir taraftan Büyükşehir’in Uzunkum Yaşam Alanı Projesini takip ediyor, diğer yandan mevcut ihale edilen bölümünün devamındaki Gençlik Merkezi ve etrafındaki parkın animasyonu üzerine çalışıyor.
İzledim, harika.
Uzunkum Yaşam Alanının 250 dönümü ihale edildi ve başladı. Geri kalan kısmı da etap etap yapılacak ve Gençlik Merkezi de bu alanda olacak.
Ufuk Hoş’un Ofisi Bayraktarlar iş merkezinin 7. katında. Mimar Sayim Adanur’un yapı denetimi ofisi ile bitişik nizam.
Asansörden çıkınca Sayim kardeşim karşıladı bizi, sonra da ‘Gel, Mimarlık ofisleri nasıl olurmuş gör’ dedi.
Aman Allahlım mimarlık ofisine mi geldik, Tarihi bir müzeye mi şaşırdım.
Ufuk Hoş’un kendi odası dahil bütün odalar tarih kokuyor. 1900’lü yıllardan fotoğraf makineleri, doğduğu beşik, dürbünler, miğferler, Türkiye’nin milli sanayisine yönelik atılan tüm projelerin maketleri. bakır tencereler, süt makineleri, her şey.
Hem şaşırdım hem de kendisini tebrik ettim. Mimarlar sanatçıdır, Ufuk sadece çizmemiş aynı zamanda sanatın ruhunu almış.
Ufuk Hoş’a sordum, ne olacak ülkenin hali.
“Abi sürekli Almanya ve ailemin bulunduğu İsviçre’ye gidiyorum. İsviçre de bile insanlar hayat pahalılığından ağlıyor. Almanya silahlanmaya 100 milyar Euro ayırdığı için insanlar sokakta. Biz ülke olarak ayakta kalırız. Çünkü yardımlaşma duygumuz var. Yıllardır enflasyonla yaşıyoruz. Biz ikinci kattan düştü isek Avrupa 5.kattan düştü! İlk kez yaşam koşulları ağırlaştı. Biz memleketimizin değerini bilelim!”
Kesinlikle bilelim..