Bir kaç gün önce yazdığım bir yazıda, emekli maaşlarının azlığı ve fon olayından sonra ‘Sandığa gitmeyeceğim’ diyenlerin sayısının arttığını aktarmıştım. Dün gazetelerde ve televizyonlarda yer alan haber ve anketler yazdıklarımı doğrular nitelikte.

Türkiye’de yapılan kamuoyu anketlerinde ‘Sandığa gitmeyeceğim’ diyenler yüzde 10’un üzerinde, ‘Kararsızım’ diyenler ise bir ankette yüzde 13’ü aşmış!

Yazarların sütunlarına 3 ayrı şirketin araştırma sonuçları yansıdı:

-GENAR- Kararsızların oranı yüzde 13.4. ‘Oy kullanmayacağım’ diyenler yüzde 12.3, ‘Cevap yok’ diyenler ise yüzde 2.6.. Üçünü topladığınızda yüzde 28.3 . GENAR’da kararsızlar ana muhalefet partisi konumunda.

- BETİMAR- ‘Kararsızım’ yüzde 9.4, ‘Oy kullanmayacağım’ yüzde 4.2, ‘Geçersiz oy atacağım’ yüzde 1.1, ‘Cevap yok’ yüzde 3.5 çıkıyor. Topladığımızda yüzde 18.2’ye ulaşıyor. Protesto oranı Betimar’da daha düşük çıkıyor.

- ASAL- ‘Kararsızım’ yüzde 18.8, ‘Oy kullanmayacağım’ yüzde 15.4, ‘Cevap yok’ yüzde 3.6 çıkıyor. Yüzde 37.8’e ulaşıyor. ASAL Araştırma’da ise iktidara aday gözüküyor.

Dijital dünya ve sosyal medya faktörü siyaseti domine ediyor.

Artık, uçakta, otobüste, minibüste, yürürken, otururken gözler ve kulaklar sosyal medyada. Haber almaya doymayan bir sosyal medya takibi var.

Önümüzdeki süreçte yani 2027 yılının Kasım ayında yapılması beklenen genel seçimde hem kararsızlar hem de ‘Sandığa gitmeyeceğim’ diyenler sonucu belirleyebilir.

‘Sandığa gitmeyeceğim’ diyenlerin önemli bir grubu emekliler. Aldıkları maaşın hayat standartlarının altında olması sebebiyle tepkililer. Sandık protestocularının ortalama oranı bugün yüzde 10 olabilir ama seçime kadar yüzde 5-6’lara düşer. Zaten geçen seçimlerde de bu civarda bir oy kullanmayan var idi.

Bu nasıl kırılır?

Hükümet bunları hayata geçirirse. Muhalefet iktidara gelirsek aşağıdaki 3 maddeyi yapacağına toplumu inandırırsa:

1-Hayat pahalılığına (Enflasyon) kalıcı çözüm bulunması

2-Fon krizinde derin bir temizlik yapılması

3-Emeklilerin geleceğine yönelik beklentilerinin karşılanması.

OKTAY SARAL ÇİZGİSİNİ HİÇ BOZMADI

Oktay Saral Anadolu Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezundur. Of’ta Ulusoy’da bilet keserken de duruşu aynı idi, Belediye Başkanlığı yaptığı önemde de.

Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlığında da çizgisini hiç bozmadı.

Erdoğan’ın onu sevmesini en önemli sebebi Aksiyon adamı olması ve hiç bir zaman duruşundan taviz vermemesi idi.

Saral’ın Azerbaycan’da okullardaki türban yasağı ile ilgili sözlerini bir kez daha okudum. Küçük düşürme yok, hakaret yok. Böyle bir durumda Azerilerin onun görevden azlini istemek abartılı bir taleptir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üzerinde en hassas durduğu nokta türban yasağının kaldırılması olmasına rağmen bu görevden almayı neden yaptı? Perde arasında bölgesel ve stratejik noktada bazı gelişmeler mi var!

Dün sabah Yazı İşleri Müdürümüz Bahattin Baştürk ile sohbet ederken

“Bahattin, gelecek seçimde Tayyip Bey, Oktay Saral’ı vekilliğe yazar mı” dedim.

Bahattin bir adım daha ileri attı:

“Abi ne vekili, Bakan yapmayacağını nereden biliyoruz!”