Duyduğumda hep şunu derdim, ‘Tamam da Hakim ve Savcıyı da nasıl dolandırmışlar!” Sabah erken saatler, herkes gibi bizde Watsap mesajlarına bakıyoruz. TRT’de yöneticilik yapmış bir arkadaşım yazmış:

“50 bin TL gönderirsen akşama iade ederim. Hesap numarasını yazayım mı?”

Ekonomik durumunun iyi olduğunu bilmeme rağmen inanmışım, cevaben şunu yazdım:

“İnternet bankacılığım yok, maaşımı da almadım. Pazartesi gazeteye gelirsen 5-10 bin TL veririm.”

Öğleden sonra Saat 3 civarı, aynı isimden “Watsabım çalınmıştır, adıma para isteniyor, sakın göndermeyin.”

Derler ya büyük lokma ye, büyük konuşma diye. İnternet bankacılığım olsa ve orada param olsa 50 bin TL gitti.

Ahlaki anlamda her geçen gün biraz daha kötüye gidiyoruz.

Yıllardır yazıyorum, Gençler çalışmıyor, ter akıtmıyor, Trabzon'un işini Afganlılar yapıyor.

Oysa alınteri ile yapılan mesleklerde çok güzel paralar var.

35 bin TL’lik Çatı malzemesinin işçiliği tam 47 bin TL.

40 bin TL’lik balkon seramik ve derz işinin işçiliği 58 bin TL.

10 bin TL’lik tek odanın ahşap zemin işçiliği tam 12 bin TL.

Malzemenin fiyatının üstünde işçilik var, buna rağmen çalışan yok.

Bir genç delikanlı çalışmayınca, kaliteli telefon parası, kuaför parası, sevgiliye hediye parası, Lüks otomobil parası nasıl bulunacak?

Bulamaz, bulunmayınca da yeni nesil suç örgütleri, hapçılar, bahisçiler, kelle koltukta yaşayanlar mantar gibi toplumun her tarafını sarıyor. Bugün kimi dolandırırız, buna kafa yoruyorlar!

Bir de kazandıkça doymayanlar var.

Bavullara sığmayacak kadar parası olup da bunu daha artırmaya çalışıp Borsaya ve fon’a girenler.

Eski milletvekili Altan Tan, Yotube’deki konuşmasında, kısa sürede parasını katlama beklentisiyle hareket eden ve mağdur olarak görülen kişilerin de en az fon vurguncuları kadar sorumlu olduğunu ve "haksız kazanç" peşinde koştuklarını söyledi.

Borsa ve fon işi kumarhaneye dönmüş.

Önce kazandırıyor, sonra ise yatırımcının ümüğünü sıkmadan bırakmıyor!

Onun için, Türkiye’nin ekonomik olarak düzelmesinin en önemli yolu, üretime yönelmektir.

Bu da acilen, iş dünyası ve sektörlerle birlikte Meslek Liseleri ve Meslek öğreten ön lisans mezunlarının sayısını artırmak. Bunları sektöre göre dağıtmaktır. Bence Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasının ilk projesi de bu olmalı.

Başlığın da vereyim: Eğitimden Üretime Meslek Öğreniyorum.

HER ELEŞTİRİ BİR DENEYİMDİR

Sevgili okurlar,

Hakaret içermediği sürece yazılarıma eleştiri getirenlere saygı duyuyoruz, birçoğunu da arkadaşlarımız güncelliyor.

Son ‘Kurtlar Sofrasına dönen Dünya’ başlıklı Dış Politika ve Azerbaycan değerlendirmemi eleştirenler kadar objektif ve yerinde bulanlar da oldu. Hamit Sarı, emekli bankası, TMSF’de en yoğun dönemde başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Türkiye’yi ve Dünyayı çok yakından takip ediyor. Okurlar eleştiride yazar ulaşır ama güzel yazıda geri dönüş yapmazlar.

Sayın Sarı, Aliyev yönetiminin Türkiye karşıtı tutumuna yönelik eleştirilerimi okumuş ve destek mesajı göndermiş:

“İyi akşamlar kardeşim, az önce Trabzon’dan İstanbul'a döndük, ailece oturmuş sohbet ederken TAKA gazetesine bakmam gerekti. Bugünkü yazını gördüm "Kurtlar Sofrasına Dönen Dünya". Okudum, inan içten söylüyorum böyle Pozitif, Objektif ve çok güçlü ve isabetli vurguları olan, gerçekçi bir anlatım görmedim. Tebrikler ve teşekkürler. Ulusal Medya kalemşörleri de senin kadar objektif yazabilse.”