Baba 80’li yaşlarda, oğlu ise 40’ında
Birlikte evlerinin önündeki bahçede oturuyorlardı.
Bir kuş uçup gelmiş ağacın üzerine konmuş. Neşeyle oynuyordu,
Babası oğluna sordu
-Bu nedir oğlum?
-Evlat cevapladı
-Kuş baba
Babanın gözü kuştaydı devamlı onu takip ediyordu.
Oğluna tekrar sordu.
-Bu nedir oğlum?
-Oğlu sıkılgan bir şekilde yine cevap verdi. Kuş baba.
O sahne hayatının sonuna yaklaşan bir babayı eskilere götürmüştü.
Gözü yine kuştaydı ve tekrar oğluna sordu
-Bu nedir oğlum diye sordu bir kez daha?
Oğlu hiddetli ve kızgın bir ifadeyle
-Kuş baba kuş, o bir Kuş baba. Neden tekrar tekrar soruyorsun bilmiyorsun gibi davranarak çıkıştı babasına.
Artık gözleri iyi göremeyen baba sanki o tepkiyi bekliyormuş gibi bastonunu yere dayayarak ayağa kalktı. İçini yaralayan oğluna hayatının en büyük dersini vermek için eve yöneldi.
Bir süre sonra elinde bir defterle geri döndü ve oğlunun yanına oturdu.
Bir sayfayı açıp okumasını istedi.
Oğul içinden okuyacaktı ama yaşlı adam sesli okumasını istedi.
Ve o defter sayfasında şunlar yazılıydı.
 -Bugün oğlumla beraber evimizin önündeki bahçeye oturmaya çıktık. Oğlum yürümeye ve konuşmaya yeni başladı.Biz otururken bir kuş geldi ağaca kondu, neşe içinde oynamaya başladı;
Oğlum bana sordu
-Bu ne baba
-Kuş oğlum dedim.
Tekrar sordu
-Bu ne baba
-O bir kuş benim güzel oğlum.
O sordu, sormaya da devam etti. Tam 23 sefer sordu. Ben ise her seferinde kuş dedim güzel oğlum. Sevgiyle dedim ve en sonunda oda bana, bu kuş dedi bana.
Gözlerim yaşardı. Seni çok seviyorum canım oğlum. Oğlum benim diyerek defalarca öptüm kokladım onu. İyi ki geldin aramıza aslan parçam. Neşe kattın canımıza dedim kendi kendime.
Oğul defterde bu yazılanları okuyunca yutkundu, bir daha yutkundu, gözleri doldu ve babasına sarılarak şunları diyebildi.
-Affet beni baba. O sabrı ben gösteremedim. Özür dilerim.
Yaaa babalar böyle işte.
Babalar sevginin en yücesini verir evlatlarına.
Babalar evin ana sigortasıdır.
Can suyudur.
Hayat verendir.
Sağ iken değerini bilmediğimiz ya da bilemediğimiz hatta üzdüğümüz Anne ve Babalarımızınkıymetini bilin.
Ayaklarını yıkadığınız suyu için.
Öf demeyin.
Yarın çok geç olmadan. Bugün telafi edebilirsiniz, kaybettikten sonra vicdanınız bırakmayacak, keşke diyeceksiniz.
Ne olur babam yanımda olsaydı, her şeyimize karışsaydı diyeceksiniz belki deama o zaman artık vakit çok geç olacak.
Yarın bayram koşun annenize babanıza ellerini öpün ve kokularını olabildiğince içinize çekin.
Vakit geç olmadan.
İyi bayramlar