Vali Hüseyin Aksoy demek tecrübe ve bilgelik demektir. 41 sene devlet hizmeti içinde pişen ve her zaman üzerine düşenin fazlasını yapan Aksoy, arkasından gelenlere yol olmuş, yollar açmıştır. Defalarca sağlaması yapılmış, test edilmiş ve onaylanmış bu doğru yoldan yürüyenler daima istikamet içerisinde olmuş, hiçbir zaman yanlış adreslere sapmamışlardır.
Vali Hüseyin Aksoy demek tecrübe ve bilgelik demektir.
Vali Hüseyin Aksoy demek fedakârlık (özveri) demektir. Onun 25 yıllık başarılarla dolu valilik sürecine baktığımızda her zaman büyük bir hizmet aşkıyla ve şuuruyla gecesini gündüzüne katarak çalıştığı , asla işini savsaklayan bir insan olmadığı açıkça görülür.
Vali Hüseyin Aksoy demek, işine yoğunlaşmak, işine aşk derecesinde bağlanmak, hizmete odaklanmak, gösterişten ve politik tavırlardan uzak, herkese eşit mesafede durmak demektir. Zira o, her insan gibi belli bir politik düşüncesi olmasına rağmen hiçbir zaman politikanın malzemesi (başka bir tabirle aparatı) olmamıştır. 41 senelik devlet hizmetinde adı hiçbir olumsuz olayla anılmamıştır. İnatlaşmayan, daima orta yolu tutan (aklı ve mantığı önceleyen) duruşuyla, vatandaşa yakınlığıyla ve hizmetleriyle anılmıştır.
Vali Hüseyin Aksoy demek vefa, hoşgörü ve nezaket demektir. O, bu kıymetli özelliklerini, bir zamanlar yılın ailesi seçilen çok değerli anne babasından almıştır. O, vefayı dostluğun en kıymetli hazinesi ve kalbin sadık bir bekçisi olarak görmüş, vefa üzere yaşamıştır. Hayata hoşgörü penceresinden bakan Aksoy, onu güzelleştirme uğraşı içerisinde olmuştur. O, insana en çok yakışan nezaket süsüyle gönül aynasını ve ruhunu süslemiştir.
Vali Hüseyin Aksoy demek, iş disiplini ve çalışkanlık demektir.
Vali Hüseyin Aksoy demek, iş disiplini ve çalışkanlık demektir. Vali Aksoy, gittiği her yerde başarılarıyla ve disipliniyle farkını fark ettirmiştir. Gittiği yerlerde insanların kalplerine dokunmuştur. Zira o, çok iyi bir devlet adamı olduğu gibi çok da iyi bir insandır. O, dudaktan değil, yürekten konuşan bir idarecidir. Her nereye gitse mesai kavramı gözetmeden devlet ve millet için gece gündüz çalışmayı kendisine şiar edinmiştir. Onun içindir ki Vali Hüseyin Aksoy'la çalışmak ve ona ayak uydurmak herkesin üstesinden gelebileceği bir iş değildir. Fakat çalışan insana değer vermesini ve onure etmesini de iyi bilir.
Vali Hüseyin Aksoy demek, bu çağda aramakla kolay kolay bulunamayan yerli ve milli rol model demektir. Zira o, gerçek anlamda her yönüyle örnek devlet adamlığının ete kemiğe bürünmüş halidir. Bundan sonra kaymakam ve vali olacak insanların onun engin tecrübelerinden faydalanması ve onu kendilerine rol model edinmesi elzemdir.
Vali Hüseyin Aksoy demek sevgi ve tevazu (alçakgönüllülük) demektir. O, şahsi sıkıntıları olsa da onları içine atarak her zaman devletin gülen yüzü olmuştur. Devletin ve makamının gücünü ve yetkisini kullanarak hiç kimseye parmak sallamamıştır. O; Edirne'den Kars'a, Sinop'tan Anamur'a kadar yedi bölgedeki bütün insanları sevse de hemşehrilerine bir başka düşkündür. Her nereye gitse oradaki hemşehrilerini ziyaret ederek onlara destek verir. Bu özellik ona babası Aslan Aksoy'dan intikal etmiştir diye düşünüyorum. Zira merhum Aslan Aksoy da hemşehrilerini her nerede olursa olsun mutlaka ziyaret ederdi. Vaktiyle Mersin'e bir ödül töreni için gitmiş Hüseyin Valimizi de ziyaret etmiştim. Onca işinin arasında benimle yakından ilgilenmiş, ayrılırken de bir hediye çantasıyla beni uğurlamıştı.
Vali Hüseyin Aksoy demek devlete sadakat demektir. Ömrünü devletin yücelmesi ve milletin refahı için harcamıştır. Hiçbir zaman şahsi ikbal, makam ve mevki peşinde koşmamıştır. O, ihtiyacı olan herkese devletin müşfik (şefkatli) elini uzatmıştır. Devletin ildeki en üst mercisi olduğunu unutmadan devletin kucaklayıcı rolünü eksiksiz yerine getirmiştir. İktidar-muhalefet demeden ortak akıl çerçevesinde şehrin dinamikleriyle fikir alışverişinde bulunmuştur. Partilerin valisi değil, her zaman devletin valisi olmaya gayret etmiştir. Bu yüzden de vazifesini bitirip hangi şehirden ayrılsa gözyaşlarıyla uğurlanmıştır.
O, nerede görev yapmışsa her zaman sahada olmuştur. İşini aşkla ve bir ibadet şuuruyla yapmış, asla savsaklamamıştır. O, kamu yönetici olarak çalıştığı her yerde çocukları ve kadınları öncelemiştir. Çocukların (özellikle de kız çocuklarının) eğitimini birinci öncelikli iş olarak görmüştür. Çocukların eğitime odaklanması için, çalıştırılmaması ve sokaklardan çekilmesi için etkin ve kararlı bir mücadele vermiştir. Bu çerçevede Eskişehir Valiliği öncülüğünde yürütülen proje kapsamında 148 çocuk yeniden okullarıyla buluşmuştur.