"Bir Enver Masalı" romanında hüznün ve coşkunun yansımalarını görürüz.

"Bir Enver Masalı (Meşrutiyete Doğru)" romanı bir edebî eser olmasına rağmen didaktik unsurlarıyla okuyucusunu o dönemin tarihî hadiseleriyle ilgili olarak bilgilendiriyor aynı zamanda. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine damga vuran Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa; Traglusgarp Savaşı, Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı (özellikle Kafkas Cephesi), Orta Asya'daki Basmacı Hareketi başta olmak üzere birçok mücadelede önemli roller oynamıştır. Bunlar içerisinde özellikle Edirne'nin Bulgarlardan geri alınmasında başrol oynayarak "Edirne Fatihi" ünvanını kazanmıştır. I. Dünya Savaşı'nın önemli harekât ve hezimetlerinden biri olan Sarıkamış Harekâtı'nı o tertiplemiş, on binlerce askerimiz bu harekâtta şehit olmuştur. Kardeşi Nuri Paşa (Killigil) komutasındaki orduyu Azerbaycan'a göndederek Bakü'nin Ermeni ve Bolşevik işgalinden kurtarılmasını sağlamıştır. Yine I. Dünya Savaşı'ndan sonra Orta Asya'ya geçerek Sovyet Rusya'ya karşı Türkistan milli mücadelesine katılmış, Basmacıların liderliğini yapmıştır. 1922 yılında Tacikistan'da girdiği bir çatışmada hayatını kaybetmiştir. Böylece 41 senelik hareketli ömrü son bulmuştur. O aslında 41 yılda yüz senede bile yapılamayacak işler yapmış, az zamana çok şey sığdırmıştır. Bütün bunların yansımalarını Onur Emrullah Şavlığ'ın "Bir Enver Masalı" romanında açıkça görürüz. Bu, okuyucuyu bazen derin bir hüzne bazen de coşkuya büründürerek duygular arası sert geçişe neden oluyor. Zira Enver Paşa hem cesur hem maceraperest hem de vatanseverdir.

Şavlığ, "Bir Enver Masalı"nda zengin bir kelime dağarcığıyla karşımıza çıkıyor.

Kıymetli yazar Onur Emrullah Şavlığ'ın "Bir Enver Masalı" romanına baktığımızda yazarın Enver Paşa ile ilgili yoğun bir ön çalışma ve okuma temrinleri yaptığı her hâlinden belli oluyor. Zira romanına kahraman olarak seçtiği bu tarihî şahsiyetin yediden yetmişe her şeyine hakim bir duruş sergiliyor. Tarihî romanlarda bu ön okumalar (çalışmalar) çok mühimdir. Aksi hâlde roman kahramanıyla ilgili yazacağınız yanlış bir cümle koca emeğinizin çöp olmasına yol açabilir. Bu hususta sadece okumak yetmez, çok yönlü bakış açılarını da dikkate almak ve onları da eserine dahil ederek tarafsız olmak da çok önemlidir.

Onur Emrullah Şavlığ, "Bir Enver Masalı" romanında zengin bir kelime dağarcığıyla karşımıza çıkıyor. Fakat yaşayan Türkçeden uzaklaşmıyor. Bununla beraber yerinde ve ölçülü olmak üzere "sirayet, uhrevi, teessüf, ulviyet, müzakerat, teşci etmek, mamafih, binaenaleyh, mesuliyet, halaskâr, zevat, izzet-i dergâh, mukavemet, ahali, nizam, meşveret, istihsal, cem etmek, yek, muzaffer, asude, mefkûre, efsun, evham, müsterih, dimağ, münevver, allame, anasır, vesika, elzem" gibi Arapça ve Farsça kökenli kelimeleri kullanmaktan da çekinmiyor. Belki bu kelimelerin Enver Paşa zamanının sık kullanılan kelimeleri olması yazarı bu tercihe zorluyor. Fakat bu gibi kullanımlar süreklilik arz etmediği için kulakları ve zihinleri tırmalamıyor. Hatta dönemin kültürünü ve medeniyetini başarıyla yansıtmasını sağlıyor.

Bence devamı gelmeli bu güzel romanın.

Gafletlerine rağmen tartışmasız büyük bir vatansever olan ve bütün Türklerin tek bir çatı altında bir araya gelmesini sembolize eden Turan idealinin mimarı olan Enver Paşa, Türk tarihinde hakkıyla ve lâyıkıyla anlaşılamamış ve anlatılamamış güçlü bir asker profilidir. Onu aşırı övenler de, acımasızca yerenler de hatalıdır bence. Bu roman gerçekte görmek istediğimiz Enver Paşa'yı insan merkezli olarak anlatıyor. Son dönem Osmanlı tarihine ilgi duyan ve Enver Paşa'yı merak edenlerin bu güzel romanı mutlaka tez elden okuması gerekir.

Romanın sonuna geldiğimizde, Şavlığ'ın romanın devamını getireceğine, nehir roman olacağına dair işaretlerini görüyoruz. Bence de devamı gelmeli bu romanın. Yoksa eksik kalır.

Ön hazırlıklar açısından çok büyük bir emeğin ve gayretin ürünü olan, özgün oluşuyla da fark yaratan "Bir Enver Masalı" romanının yazarının şahsî gayretlerine rağmen ilgili mecralarda yeterince tanıtılamadığını, bunun için de söz konusu mahfillerde hakkıyla ve lâyıkıyla konuşulmadığını düşünüyorum. Oysa üzerinde konuşulmayı fazlasıyla hak ediyor bu kıymetli roman. Gençlerimizin, öğretmenlerimizin, akademisyenlerimizin, edebiyat camiasında kalem oynatanların ve tüm okurların bu romanı eleştirel gözle okuması elzemdir.

Genç yazar Onur Şavlığ'ı bu başarılı ilk romanından dolayı kutluyorum. Şavlığ'ın bundan sonra da roman vadisinde dolaşmasını ve bu tarz romanlar yazmasını umuyoruz. Zira son dönem edebiyatımızdaki böylesi başarılı kalemler ilgisizlik yüzünden körelmemelidir.