Dün şöyle düşündüm.
Savcı Zekeriya Öz, Celal Kara, ya da Muammer Aktaş.
Bu operasyonu yolsuzluk operasyonu ile sınırlı tutamazlar mıydı?
Saklamayıp hem üstleriyle paylaşarak istişareler yaparak Türkiye genelinde temizlik yapamazlar mıydı?
Yapa
Dün şöyle düşündüm.
Savcı Zekeriya Öz, Celal Kara, ya da Muammer Aktaş.
Bu operasyonu yolsuzluk operasyonu ile sınırlı tutamazlar mıydı?
Saklamayıp hem üstleriyle paylaşarak istişareler yaparak Türkiye genelinde temizlik yapamazlar mıydı?
Yapabilirlerdi.
Tabi ki, iş işten geçti. Operasyon yapıldı.
Görevden almalar ise tam sürat devam ediyor.
İşin dönüşü yok.
Savaş çıktı.
Savaşta her silah kullanılıyor.
Dün olayın Trabzon’a ikinci büyük yansıması oldu.
Bakan Erdoğan Bayraktar’dan sonra Trabzon İl Emniyet Müdürü Ertan Yavaş da alındı.
İl Emniyet Müdürü Iğdır’dan, Tunceli’ye oradan da Trabzon’a gelmişti.
İyi bir insan.
Ama şunu söyleyebiliriz bir emniyet müdürü daha sert olmalıydı.
Görevden alınması bana göre 17 Aralık operasyonuyla kısmen ilgili.
Zaten değişmesini isteyenler vardı.
Ama Bakanlık Müsteşarı Seyfullah Hacımüftüoğlu kendisini tutuyordu.
Havalimanında Bayraktar-Göktaş kavgasının görüntüleri basına yansıtılınca fatura ona kesildi.
Öyle bir sürece girdik ki, talimatı bizzat Başbakan veriyor.
Sonrasında ‘şu kalsın’ deme şansı kimsenin yok.
Zor bir süreç bu.
Dün Emniyet eski istihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu AK Parti iktidarının üzerine daha da gideceklerini söyledi.
Ankara’dan bir dosta sordum.
Ortam duruluyor mu?
‘Yerel seçime kadar durulmaz’ dedi.
Gurur Ve Kibirden Uzaklaşma Zamanı
Değerli Okurlarımız,
Yaşanırsa, doğru şekilde yerine getirilirse dinimiz son derece kutsal bir din.
Kibirlenme, böbürlenme ve hakkına razı ol diyor dinimiz.
Ama bizde öyle değil! Villası olan bir daha almak istiyor.
Mercedesi olan oğluna-kızına da almak istiyor.
Lüks çılgınlığı var.
Yolsuzluğu da bu tetikliyor.
Mütevazi olmaya bir örnek,
Hazreti Peygamber efendimiz ile Hazreti Ömer bir misafirliğine gidiyorlar.
Karşı tarafta da karşılama hazırlığı var.
Peygamber efendimiz devenin üzerinde Hazreti Ömer ise deveyi çekiyor. Bir süre sonra efendimiz duruyor.
Hazreti Ömer’e devenin üzerine çık ben seni taşıyacağım diyor.
Hz. Ömer şaşırıyor ama biniyor.
Öyle oluyor ki, karşılama yerine yaklaşıldığında devenin sırtında olması gereken kişi de Ömer oluyor.
Herkes Ömer’e sarılıyor.
Hz. Ömer peygamberimizi gösteriyor,
‘Beni değil onu karşılayın, peygamberiniz o mütevazi adam’ diyor.
Tüm karşılayanlar şaşkın.
Biz böyle mütevazi ve kibirsiz bir peygamberin yolundan giden insanlarımız.
Ama yaptıklarımızın hiçbiri ona benzemiyor.