Zaman ne kadar hızlı geçiyor. 15 Temmuz 2026 hain darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümündeyiz. 15 Temmuz akşamı Türkiye; demokrasiye, Cumhurbaşkanına, devlete, hükümete, vatana ve bayrağa karşı haince planlanan alçak ve çirkin darbe girişimiyle sarsıldı.
Vatan hizmeti için kışlada bulunan askerlerimizi kullanan, milleti kendi evlatlarıyla karşı karşıya getiren FETÖ’nün kuklası hain cuntacılara ve onların iç ve dış bağlantılı dünyadaki destekçilerine karşı; tüm Türkiye, Karadeniz ve Trabzon halkı ayağa kalktı.
Kahraman halkımız; darbe girişimi haberini aldığı andan itibaren, ilk görüntüler ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine, ülkemizin her yerinde, her kesimden, her yaştan, her görüşten, her partiden ve her meslekten vatandaşımızla birlikte vatan için bayraklarımızı alıp il ve ilçe meydanlarına koştuk. Tam 29 gün boyunca eşimizle, ailemizle hep birlikte meydanlarda “Demokrasi Nöbeti” tuttuk.
Türk Milleti bir oldu, kenetlendi; birlik ve beraberlik içinde aynı duygu ve düşüncelerle hareket ederek “Milli İradesini” gösterdi.
Halkımız; “Burası benim vatanım. Vatanıma kimse dokunamaz, müdahale edemez. Ülkemin üzerine kimse oyun oynayamaz. Ben ne dersem o olur, biz seçeriz, biz başa getiririz.
Cumhurbaşkanını ben seçtim. Demokrasiye, Cumhurbaşkanına, Devlete, Vatana, Millete ve Bayrağa darbe yapılamaz.” diyerek; kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk demeden her kesimden vatandaşımız bayraklarını kapıp meydanlara ve sokaklara akın etti.
Halkımız, TSK’da bulunan aklıselim, milliyetçi ve vatansever subayların katkılarıyla birlikte müthiş bir direniş gösterdi. Ülkemizi karanlığa götürmek isteyenlere karşı tarihi bir mücadele vererek darbeyi önledi. Her zaman demokrasinin, cumhuriyetin, milletin ve devletin yanında olduğunu gösterdi. Bu mücadelenin ve bu direnişin gerçek kahramanı Türk halkıdır.
Ayrıca bu milletin hafızası; 15 Temmuz gecesi meydanlara koşup direnmek yerine, “Ne olur ne olmaz, sonucu bekleyelim; ona göre şekil alırız.” diyerek saklananları da unutmadı. O gece görünmeyip, darbe girişimi halkımız tarafından bertaraf edildikten sonra ertesi akşam meydanlara koşarak en önde bayrak sallayanları da kaydetti. Yani bu millet, 15 Temmuz öncesini de sonrasını da hafızasına yazdı. Kimse bu milletin hafızasını hafife almasın!
Türkiye tarihinde 15 Temmuz bir milattır. Bu tarihten sonra ülkemizde hiçbir şey eskisi gibi olmadı, olmayacak… Türk Milleti, 15 Temmuz gecesi gösterdiği direnişle; gücünü sandıktan, yetkisini milletten alan iradeyi meşru kabul ettiğini, demokrasi ve milli irade dışında hiçbir seçeneğe asla boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir.
Halkımızın milli iradeye sahip çıkmasıyla bir kez daha anlaşılmıştır ki; kimse Türk milletinin milli ve manevi değerleriyle, inançlarıyla ve ayarlarıyla oynamaya kalkmasın. Bu millet, gereken cevabı her zaman vermesini bilir.
Türk halkı, dünyaya meydan okuyarak müthiş bir demokrasi dersi verdi ve “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” ilkesini benimseyerek, her şartta demokrasiyi ve milli iradeyi savunduğunu gösterdi. Ülkemiz üzerinde hain planları olan, tek hedefleri ülkemizi parçalamak, bölmek ve paylaşmak olan dış güçlerin maşası FETÖ ve tüm terör örgütü mensuplarına karşı, vatan savunmasında göğsünü siper eden tüm vatan evlatlarımızla gurur duyuyoruz.
Dönemin Çalışma Bakanı Süleyman Soylu’nun o gece gösterdiği olağanüstü çaba ve başarısı da unutulmamalıdır. TRT’den darbeciler püskürtüldükten ve büyük bir heyecanla İstiklal Marşı okunduktan sonra mikrofonu eline alarak halka seslenmiş ve “Bunların tek bir ferdi kalmayana kadar meydanları terk etmeyin.” çağrısında bulunmuştur.
Türk Milleti bu ihaneti ve yaşananları asla unutmayacaktır. 15 Temmuz 2026 hain darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, verilen demokrasi mücadelesinde hayatını kaybeden kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz. Kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.
Şu bir gerçektir ki; 15 Temmuz direnişi, Türkiye’de darbe dönemlerini kapatmıştır.
Coğrafi, jeopolitik ve stratejik konumumuzun öneminden dolayı bize bizden başka dost yoktur. Bu yüzden gerçekçi olup hep birlikte toprağımıza, vatanımıza sahip çıkmalıyız. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara kolay sahip olmadığımızı, geçmiş tarihimizi gençlerimize ve evlatlarımıza anlatmalı, öğretmeli; sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilmeliyiz.
Bu vatan hepimizin. Bizim gidecek başka bir vatanımız yok. Milli irademiz güçlü olduğu sürece Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve demokrasimiz ilelebet payidar kalacaktır. Hiç kimsenin bunu yok etmeye gücü yetmeyecektir. Yıllardır söylediğimiz ve olması gerektiği gibi;
Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Millet.
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti.