Bazı mağlubiyetler vardır; sadece bir maç kaybedersiniz. Bazı geceler ise skor tabelasından çok daha fazlasını kaybetmiş hissedersiniz.

Trabzonspor’un Ferencváros karşısındaki gecesi işte tam olarak böyle bir geceydi.
Bordo-Mavililer, UEFA Avrupa Ligi yolunda umutlarını rövanşa taşımıştı. Ancak ikinci maçta alınan ağır mağlubiyet, UEFA defterinin kapanmasıyla birlikte hepimizin yüreğine bir burukluk bıraktı.
Üstelik iki kırmızı kart ile...
Konferans Ligi’ne 2 Ferencvaros maçında alınan kırmızı kartlar nedeniyle 3 oyuncudan eksik başlayacağız!
Trabzonspor gibi Avrupa sahnesinde hedefleri olan bir takımın, böyle bir maçta iki oyuncusunu kırmızı kartla kaybetmesi, zaten zor olan geceyi daha da ağırlaştırdı. Bir noktadan sonra mücadele etmekten, oyunu çevirmekten ve umut kovalamaktan çok, daha büyük bir hasar yaşamamak için direnmek zorunda kaldık.
Ama bugün sadece kırmızı kartları, hakemi ya da skoru konuşmanın zamanı değil.
Trabzonspor’un bu geceden kendisine çıkaracağı dersleri konuşmanın zamanı.
Çünkü Avrupa’da bazen tek bir hata, tek bir an, tek bir yanlış karar bütün emeğinizi alıp götürebiliyor.
Trabzonspor’un Avrupa hedefi vardı. Camianın beklentisi vardı. Yeni sezonun heyecanı, yapılan transferlerin oluşturduğu umut vardı.
Şimdi ise geriye buruk bir veda kaldı.
Fakat unutulmamalı ki Trabzonspor’un büyüklüğü yalnızca UEFA’da tur atmakla ölçülmez. UEFA’dan elenip Konferans Ligi’nde büyük bir başarıya imza atılabilir...
Asıl mesele, böyle gecelerin ardından yeniden ayağa kalkabilmektir.
Bu takımın önünde artık başka hedefler var.
UEFA’ya veda ettik diye Avrupa defteri kapanmadı.
Tam tersine, şimdi karakter gösterme zamanı.
Bu ağır mağlubiyet unutulabilir.
İki kırmızı kartın hayal kırıklığı geçebilir.
Bu ağır mağlubiyetin acısı zamanla hafifleyebilir.
Ama bu geceden gerekli dersler çıkarılmazsa, asıl kayıp o zaman olur.
Şimdi başımızı öne eğmenin değil, yaraları sarıp yeniden ayağa kalkmanın zamanı.
Çünkü biz Trabzonspor’uz.
Düştüğümüz yerden kalkmayı da, kaybettiğimiz gecelerin ardından yeniden umut etmeyi de biliriz.
Bu gece canımız yandı…
Ama yarın yine bordo-mavi için ayağa kalkacağız.