Trabzon’un değerli evladı ve büyük vatansever rahmetli Ali Şükrü Bey, 27 Mart 1923 günü işlenen bir cinayetle hayatını kaybetmiştir. Trabzonluların “Şehid-i Muazzez” olarak isimlendirdikleri Ali Şükrü Bey’in ölümü tam olarak aydınlatılamamış karanlık olaylarından biri olarak tarihteki yerini almıştır.

Ali Şükrü Bey cinayeti ve devamında yaşanan tartışmalar günümüze kadar devam etmiştir. Fakat bu tartışmalar, Ali Şükrü Bey’i gerçek anlamda anlamamızın da önüne geçmiştir. Yani Ali Şükrü Bey denilince akla ilk gelen onun ölümü ve öldürülmesi olmaktadır.

Oysa Ali Şükrü Bey’in 39 yıllık kısa hayatına bakıldığında her alanda kendini ispat etmiş, türlü mücadeleler vermiş, dil bilen, okuyan ve araştıran gerçek bir entelektüel kimlikle karşılaşılmaktadır. Ali Şükrü Bey, kısa yaşamı boyunca çok sayıda gazete ve dergi neşretmiş bir gazeteci, yazardır. Ayrıca dernekler kurmuş, buralarda faaliyetler gerçekleştirmiş oldukça aktif bir cemiyetçidir.

Zira gençlik yıllarında bir imparatorluğun çöküşüne şahit olan Ali Şükrü Bey, bu duruma sebep olan gelişmeleri iyi tahlil etmiştir. Devletin çöküşüyle ortaya çıkan durumun analizini iyi yapan Ali Şükrü Bey, zaman kaybetmeden Milli Mücadele hareketine destek vermek için Ankara’ya Mustafa Kemal Paşa’nın yanına gitmiştir.

Ali Şükrü Bey Birinci Mecliste zamanla oluşan muhalif grubun (İkinci Grup ya da Muhafaza-i Mukaddesat) en etkili ismi haline gelmiştir. Sert çıkışlarıyla hükümeti zorlayan Ali Şükrü Bey, bir defasında Lozan görüşmeleri sırasında yaptığı muhalefet için Rauf Bey (Orbay) kendisine “Şükrü yeter!” dediğinde “Rauf, ben bu işin fedaisiyim anladın mı?” diyerek cevap vermiştir.

Trabzonlu kimliğiyle Birinci Mecliste muhalefetin doğal lideri olan Ali Şükrü Bey, şüpheli bir cinayetle şehid edilmiş ardından cinayetin faili olarak Topal Osman yakalanarak idam edilmiştir. Fakat gerek Osman gerekse Giresunlular, bu cinayetin faili olarak kendilerine yapılan suçlamayı kabul etmemişlerdir.

Şurası bir gerçek ki Ali Şükrü Bey’in hunharca şehid edilmesi son derece üzücü bir olaydır. Fakat Ali Şükrü Bey denilince akla sadece onun şehid edilmesi gelmemelidir. Yukarıda da ifade edildiği gibi Ali Şükrü’nün entelektüel yanı onun şehid edilişinin gölgesinde kalmıştır. Zira biz Trabzonlular, şunu iyi düşünmeli ve tartışmalıyız: Ali Şükrü Bey, yaşamı boyunca neyi savundu? Hangi dava uğruna yaşadı?

İşte bu soruların ortaya çıkarılması adına bu yıl içinde Trabzon’da çok değerli bir etkinlik düzenlenecektir. 27 Mart yani rahmetli Ali Şükrü Bey’in ölüm yıldönümünde Trabzon’da “Kaleminden Vatanına Bir Aydının Mücadelesi: Ali Şükrü Bey Sempozyumu” yapılacaktır.

Ali Şükrü Bey’in entelektüel birikimini, çok yönlü toplumsal faaliyetlerini, gazetecilik mücadelesini, parlamenter aktivizmini ve demokrasi arayışını bütüncül olarak ele almayı; bir aydının kaleminden vatanına uzanan yolculuğunu akademik bir perspektifle incelemeyi amaçlayan bu sempozyum, başta Trabzon Valiliği, Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Cihannüma Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, Milli Türk Talebe Birliği, Ali Şükrü Bey İlim, İrfan ve Kültür Cemiyeti olmak üzere şehrimizde bulunan birçok güzide kurumun desteğiyle düzenlenecektir.

Ülkemizin dört bir yanından seçkin bilim adamlarının katılacağı sempozyuma hemşerilerimiz davetlidir.