Trabzon’un kültür ve spor tarihine damga vuran isimlerden biri olan Servet Özkara, yalnızca bir futbolcu, antrenör veya gazeteci değil; aynı zamanda hikayeci, nükte ustası ve yaşayan bir hafızadır. Onun "rüzgârımdan zatürre olanların yarısı daha iyileşmedi" sözü, yalnızca bir espri değil, aynı zamanda onun hayata ve spora bakışının özeti gibidir: Süratli, çarpıcı ve unutulmaz.
Bir spor adamının hayat hikâyesi; Servet Özkara, Trabzon’da doğmuş, bu şehrin kültürüyle yoğrulmuş ve yine bu topraklarda yaşamaya devam eden bir değerdir. Futbolculuk kariyeri, genç yaşlarda Trabzon’dan Ankara Demirspor’a uzanan bir çizgide şekillenmiş, ancak o, sahada bıraktığı izi, daha sonra kalemi ve sohbetiyle sürdürmüştür. Futbolu 22 yaşında bırakması, onun için bir son değil, spor dünyasına farklı bir pencereden bakma fırsatı olmuştur.

Ailesiyle birlikte bir sporcu geleneğinden gelen Özkara, Trabzonspor’da oynamış Raci ve Hüsnü Özkara’nın kardeşi olarak sporun bir yaşam biçimi olduğunu erken yaşlarda özümsemiştir. Futbolculuğu sonrasında 8 yıl 2. ve 3. liglerde, 4 yıl da Süper Lig’de federasyon temsilciliği yaparak, sporun farklı kademelerinde deneyim kazanmıştır.
Gazetecilikte bir usta: Servet Özkara’nın asıl iz bıraktığı alan, hiç şüphesiz gazeteciliktir. Trabzon basınında Kuzey Haber, Olay, Son Nokta, Günebakış ve Karadeniz gazetelerinde uzun yıllar çalıştıktan sonra, şu anda Taka Gazetesi’ndeki spor yazılarıyla geniş bir okur kitlesine hitap etmektedir. Yazıları, yalnızca spor olaylarını aktarmakla kalmaz, aynı zamanda Trabzon’un spor hafızasını, kültürel dokusunu ve spor tarihinin derinliklerini de yansıtır.
Onun gazetecilik başarısı, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin "Yılın Haberi" dalında "Atıcılık Federasyonu’nda Mafya" haberiyle Türkiye birinciliği ödülü almasıyla taçlanmıştır. Bu ödül, yalnızca mesleki başarısını değil, aynı zamanda cesur ve ilkeli gazetecilik anlayışını da göstermektedir.

Esprili şakalar ve geçmiş deneyimlerin hatıraları eşliğinde; Servet Özkara’yı özel kılan, yalnızca mesleki başarıları değil, aynı zamanda onun nükteli, esprili ve samimi sohbetleridir. Trabzon’un spor tarihine ilişkin anlattığı kısa ince anlamlı, güldürücü öyküleri, yöresel ağzı ve kendine has üslubuyla birleşince, dinleyenleri adeta bir zaman tünelinde yolculuğa çıkarır. Onun "Rüzgârımdan zatürre olanların yarısı daha iyileşmedi" esprisi, yalnızca bir gülümseme değil, aynı zamanda geçmişe dair bir özlemin ve sporun insan ruhunda bıraktığı etkinin ifadesidir.
Bu söz, bir futbolcunun sahada bıraktığı izin, gazetecinin kalemiyle yeniden doğduğunun kanıtıdır. Özkara, hızını ve enerjisini futboldan gazeteciliğe taşımış, bu kez kelimeleriyle okurlarını etkilemiştir.
Mütevazı bir miras, ahde vefa ve Servet Özkara… Servet Özkara, tüm bu özelliklerinin yanında mütevazı kişiliğiyle de dikkat çeker. Trabzon ve Trabzonspor tarihini en iyi bilen ve bu mirası yaşayan biri olarak, birikimini paylaşmaktan asla çekinmez. Onun hakkında yazmak, yalnızca insanı anlatmak değil, aynı zamanda kültürü, bir şehrin hafızasını ve sporun toplumsal hayattaki yerini kayıt altına almaktır.
Ahde vefa, Servet Özkara gibi değerleri yazmanın ve yaşatmanın en anlamlı yollarından biridir. Onun hayatı, spor ve gazetecilik dünyasına ilham veren bir öyküdür. Bu öykü, Trabzon’un dar sokaklarından Türkiye’nin gazetecilik ödüllerine uzanan bir yolculuğun hikâyesidir.

Rüzgârından İlham Almak; Servet Özkara, Trabzon’un rüzgârlı sokaklarından yetişmiş, futbolda hızıyla, gazetecilikte kalemiyle iz bırakmış bir isimdir. Onun "rüzgârımdan zatürre olmak" deyimi, yalnızca bir espri değil, aynı zamanda hayata ve spora olan tutumunun bir yansımasıdır. Bugün, onun hikâyesini yazmak, yalnızca bir kişiyi onurlandırmak değil, aynı zamanda Trabzon’un spor ve kültür tarihine bir saygı duruşudur.
Servet Özkara, hâlâ Taka Gazetesi’ndeki yazılarıyla, sohbetleriyle ve anılarıyla Trabzon’un sesi olmaya devam ediyor. Onun rüzgârı, zatürre yapmaya değil, ilham vermeye devam edecektir. Vesselam.
Öğr. Gör. Ed. Yılmaz ÇAKMAK