Sosyal medyada, 12 Eylül öncesinde Türkiye’de yaşanan olaylarla ilgili şöyle deniyordu:
“1970 ile 1980 arasında yaşananların tamamı ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki güç savaşındandı. Sovyetler sıcak denizlere inmek için Türkiye’de yönetimi yanına almak istiyordu. ABD buna karşılık Türkiye’de Ülkücüleri ‘komünizmle mücadele’ diyerek örgütledi, Ülkücüleri hep bir adım önde tuttu ve sonuçta da iş darbeye kadar vardı. Darbeden sonra da Rusya ile ilişkiler tamamen donduruldu.”
Rusya nihai hedefi olan sıcak denizlere inme çabasında başarılı olamadı. Afganistan yenilgisini yaşadı, daha sonra Sovyetler dağıldı.
ABD, para, teknoloji ve silah gücüyle tek kutuplu dünyaya koşar adım gitti.
2000’li yılların başından itibaren Rusya yeniden toparlanmaya başladı. Putin, Avrupa ve bölgemize sattığı doğalgaz ile birlikte içerde çok önemli yatırımlar yaptı. Zenginleri oluştu.
Çin ile başlattığı işbirliğinde, Rusya teknoloji aldı, yerine silah verdi. Ne var ki, hiçbir zaman ABD’nin silah gücünü yakalayamadılar.
Irak işgalinde de, uçak gemileri ile Irak savunmasının gardını düşürmüş, ardından da karadan girerek Saddam’ı devirmişlerdi.
Trump ikinci kez iş başına geldiğinde Ukrayna-Rusya savaşını bitireceğim demişti. Oysa Amerika ve Avrupa bu savaşı bitirmek istemiyordu. Savaş, Rusya’nın askeri ve silah gücünü kırdı, ayrıca ABD Avrupa Birliği ülkelerine, NATO’nun varlığının önemli olduğu mesajını verdi, koca koca devletleri haraca bağladı.
Bugün, ABD-İsrail, Çin ve Rusya’nın desteğine rağmen İran’a yeniden saldırmaya başladılar.
Cenevre müzakerelerini ben bile ‘Oyalama taktiği, uçak gemilerinin İran menziline ulaşmasını bekliyorlar’ diye görebiliyorum da İranlı yetkililer düşünemiyor mu?
Bir sığınakları da mı yok?
Birkaç gün önce ‘Suyumu neden bulandırdın’ bahanesi ile rejimi devirmek istiyorlar demiştim.
Ellerindeki bu ateş gücü varken ABD’yi durdurmak zor. Önce İran’ın bölgedeki vekil güçlerinin liderlerini bitirdiler.
Şimdi de İran’ın Dini Lideri Hamaney’i öldürdüler.
Ulus devletlerin ayakta kalabilmesi için iyi bir istihbarat ağı ve silah teknolojisi çok iyi olmalı
Ayrıca, Amerika ve İsrail’e asla güvenmemek lazım.
ABD’nin bir önceki yönetiminin etkili ismi Michael Rubin Twitt atmış, ‘2036 Ankara, 2026 Tahran gibi’ yazıp bombalanan Tahran’ın resmini de etiketlemiş.
Bunlar hayal demeyin. Her türlü saldırıya tehdide hazır olmamız lazım.
Karşımızda, müzakere masasında iken ofisinde bir ülkenin Cumhurbaşkanına bomba yağdıran zalimler var..
Onların inancı, ‘Bütün dünya bize hizmet edecek, hizmet etmeyen ölecek.’
Bir not daha, Suriye ve Afganlı mültecileri seveceğiz, koruyacağız ama İran 12 gün savaşından sonra bazıları para ile istihbarat topladı diye 800 bin Afganlıyı sınır dışı etmesine rağmen yine de istihbarata karşı koyamadı. Bütün komutanlarını ve liderlerini kaybetti.
Siyonistler, Trump’ın önüne bir görüntü daha koyup ondan ne isteyecekleri belli değil.
İran’a bir başsağlığım bir de sitemim var.
Komşu ülke olarak acılarınızı paylaşıyoruz. Ancak, müzakere masasını binlerce yıllık tecrübesi olan, sınırları kanla çizilmiş Türkiye’den alıp, sınırları cetvelle çizilmiş Umman’a taşıyacak kadar Türkiye size ne kötülük yaptı?